Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Tekirdağ Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 89. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Nisan 2008 · 550 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemalettin Nalcı (MHP), 10 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 550 kelime.
Kemalettin Nalcı (MHP, Tekirdağ). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-nalci-23-2008-04-10-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Sosyal Güvenlik Kanun Tasarısı’nın dördüncü bölümü üzerinde söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlarım.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası kamuoyunda yeterince tartışılmayan bir yasadır. Hiçbir vatandaşımız bu yasadan nasıl ve ne ölçüde etkileneceğini tam olarak bilmemektedir. Bu hâliyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, tüm işçi, işveren ve memur sendikaları ile meslek odalarının karşı olması gereken bir yasadır.
Tasarıda, Anayasa Mahkemesinin iptal etmediği birçok maddeye yeni düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Bu tasarı yasalaşırken meselenin sadece ekonomik ve mali yönü dikkate alınmış, sosyal güvenlik hakları daraltılmış, sosyal devlet ilkesiyle sosyal güvenlik hukukunun temel kuralları göz ardı edilmiştir. Elbette sosyal güvenlik sisteminin birçok sorunu mevcut olup, açıkların da yıllar itibarıyla artış gösterdiği bir gerçektir. Ancak sorumluluk mevkiinde bulunanların kamuoyunu gerçek bilgilerle bilgilendirmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, bütçeden sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferlerin gayrisafi millî hasılaya oranı 2002 yılında yüzde 3,52 iken, bu oran 2007 yılında 5,24’e yükselmiştir. Ancak bütçeden yapılan transferlerin tamamı sosyal güvenlik kuruluşlarının açıklarını göstermemektedir.
Sosyal güvenlik sisteminin, yıllardır, gerek aktif-pasif dengesindeki düşüş gerekse açıklarındaki artışa ilişkin olumsuz yapının oluşmasında, toplanan primlerin verimli alanlarda değerlendirilememesi, erken emeklilik uygulaması, istihdamın artırılamaması sonucu sisteme giren yeni sigortalı sayısının yeterince artmaması, bir başka ifadeyle işsizliğin artması, prim tahsilatında yaşanan sorunlar, kayıt dışının TÜİK verilerine göre yüzde 50 oranlarına varması, sık sık borçlanma, af ve yeniden yapılandırmaya ilişkin yapılan hukuki düzenlemeler, çıkarılan afların yeni af beklentilerine yol açması nedeniyle prim ödeme alışkanlığının bulunmaması, tüm işletmelerde tam otomasyonun henüz sağlanamamış olması, başta sağlık giderleri olmak üzere yapılan harcamaların etkili bir şekilde ve yeterince denetlememesi, usulsüz ve yersiz ödemeler başlıca sebeplerdir.
Tasarının 52’nci, 5510 sayılı Kanun’un 88’inci maddesinde yapılan değişiklikle, genel sağlık sigortası primi devlet tarafından ödenecek olan yeşil kartlı vatandaşlar ile vatansız ve sığınmacıların sayısının tespitinde bu kişilerin toplam sayısının dörde bölünmesi yönteminden vazgeçilerek üçe bölünmesi yöntemi getirilmiştir. Ülkemizde yeşil kartlılar ile sığınmacıların toplamı 12 milyon kişidir. Söz konusu değişiklik ile primi devlet tarafından ödenecek kişi sayısı 3 milyondan 4 milyona çıkmaktadır. Devlet katkısı ile birlikte ilave prim miktarı 1 milyar 250 milyon YTL’dir.
Bu tasarının geçici 4’üncü maddesinde, bu kanun yürürlüğe girmeden önce iştirakçi olan memurlar için her ay emekli keseneklerine esas aylıklarının yüzde 12’si oranında ilave genel sağlık sigortası primi alınması esası getirilmiştir. Ortalama emeklilik keseneğine esas aylığın, 1.050 YTL’nin yüzde 12’si 126 YTL yapmaktadır. Türkiye’de bu kesintiden 2 milyon 200 bin kişinin etkilendiğini düşünürsek, devlet katkısıyla beraber, yaklaşık 4 milyar 150 milyon YTL etmektedir. Söz konusu iki düzenlemenin toplam prim yükü yaklaşık 5 milyar 400 milyon YTL’dir.
Sosyal Güvenlik Kurumunun prim geliri bu miktarda arttığından, Maliye Bakanlığı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun açığını…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Nalcı.
KEMALETTİN NALCI (Devamla)Teşekkürler Başkanım.
… finanse etmek için yapılan transfer miktarı da bu tutarda olacaktır. Ancak söz konusu düzenlemeler bütçenin yapısında değişikliğe sebep olup transfer harcamalarından, Sosyal Güvenlik Kurumuna devlet primi giderleri harcamalarına doğru bir kaymaya sebep olacaktır. Yani daha önceden de bütçeden “Sosyal Güvenlik Kurumuna transfer” adı altında verilen para, artık “devlet primi giderleri” adı altında verilecek, bu da açık olarak gösterilemeyecektir. Açıkçası bütçeden sosyal güvenlik açığı olarak verilen para bundan sonra artık, devlet prim gideri olarak bütçede yer alacaktır.
Yapılan bu iki düzenlemenin amacı nedir? Sosyal güvenlik kurumlarının açıkları gizlenmek mi isteniyor?
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 10 Nisan 2008