İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · CUMA

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin vesayetçi ifadelerini bütün partilerin ortak bir deklarasyonla kınaması gerektiğine ilişkin açıklaması

Levent Gök

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 45. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Şubat 2016 · 247 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Levent Gök (CHP), 26 Şubat 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin vesayetçi ifadelerini bütün partilerin ortak bir deklarasyonla kınaması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 247 kelime.

Levent Gök (CHP, Ankara). “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin vesayetçi ifadelerini bütün partilerin ortak bir deklarasyonla kınaması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/levent-gok-26-2016-02-26-cumhurbaskanligi-genel-sekreterinin-vesayetci-ifadelerini-butun-partil (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=44976

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

LEVENT GÖK (Ankara)Ben de aynı konuda söz aldım.

Şimdi, tabii, Türkiye’de anayasal kurumların görevleri belli, Anayasa’da kimlerin neler yapabileceği belli. Benim okuduğum Anayasa’da, anayasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi yapar, gerekli şartlar oluşursa referanduma gidilir ya da gidilmez, o ayrı bir konu ama anayasa yapım sürecinin gerçekleşeceği yer Türkiye Büyük Millet Meclisidir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, kimseden de talimat almaz ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, üzerine hiçbir vesayet organını da tanımaz çünkü hepimizin görev yaptığı bu Parlamentoda, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” denilen bir ortamda görev yaparken Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin bugün ifade ettiği “Gerekirse başkanlık sistemi ve Anayasa, birlikte referanduma gidilebilir.” tarzındaki söylemi, erken seçim olup olmayacağı konusundaki değerlendirmeleri, tam da bu anlamda Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerine bir ipotek koymaktır.

Sayın Bostancı’nın görüşünün tam da tersidir benim ifade ettiklerim. Böyle bir telaffuzun yapılamayacağı gerçeğinin, bence, bizlerden öte altını kalın harflerle çizmesi gereken makam zatıalinizin bulunduğu Meclis Başkanlığıdır.

Siz, şimdi, bence, Sayın Meclis Başkanı kalkıp bir kükremelisiniz. “Burası Meclistir, Meclisin üzerine hiçbir irade tanımıyoruz, Mecliste yapılacak, gerçekleşecek oylamalar ve tasarruflar üzerinde kimsenin ipotek koymasına izin vermeyeceğiz.” diyeceğiniz cesur bir çıkışa ihtiyaç var.

Biz, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin bu açıklamalarını çok talihsiz, siyasetin ve Meclisin vesayet makamı olarak algıladığı bir anlayış olarak görürüz…

EMİN HALUK AYHAN (Denizli)Ortak bir deklarasyon yayınlayalım.

LEVENT GÖK (Ankara)…ve şiddetle reddederiz ama esas çıkışı yapması gereken, Meclisin saygınlığını koruması gereken zatıalinizin bulunduğu Meclis Başkanlığıdır.

Bu bakımdan, sizin diyecekleriniz bizim için çok önemlidir, ben de sizin bu konuda görüş bildirmenizi istiyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 26 Şubat 2016

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook