2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 45. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Şubat 2016 · 1.077 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 26 Şubat 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle); konuşma 1.077 kelime.
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-26-2016-02-26-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=44958
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçe, Plan ve Bütçede görüşüldü, orada çok kıymetli tartışmalar yapıldı. Ben de o tartışmalardan birisine katıldım, arkadaşlardan da dinliyoruz neler konuşuldu, neler tartışıldı diye. Söylenen her söze, dile getirilen her fikre saygımız var. Eminim, 9 Marta kadar burada da yine bütün partilerden arkadaşlar çok değerli görüşler ortaya koyacaklar ve neticede bütçe bütün bu görüşlerle birlikte tekemmül edecek. Öyle de olmaklığı icap eder çünkü iktidarın ve muhalefetin birbirine ihtiyacı var. Muhalefet iktidarın halifesi demektir, iktidara hazırlanan demektir. O yüzden, iktidar kendi işlerini yürütürken nasıl bütün halkı dinleyip onlar ne düşünüyorlar, nasıl bakıyorlar, bunları kendi programına ekleme lüzumunu hissediyorsa muhalefetin de aynısını yapması lazım. Elbette biz halkı dinleyeceğiz, muhalefeti dinleyeceğiz, dikkatle dinleyeceğiz ve bütün bunların neticesinde yapıp edeceğiz, muhalefet de aynısını yapacak.
AK PARTİ on dört yıldır iktidarda. Bu, bir başarıdır -ister başka bir yerde oturun, ister Meclisin bu tarafında oturun- bunun son derece açık, her türlü spekülasyondan uzak, olgusal bir başarı olduğunu teslim etmek lazım çünkü AK PARTİ iktidar. Mülkiye’de okurken birinci sınıfta Politika Bilimine Giriş kitabının hemen başlangıcında da yazar: “Siyasette en üst değer başarıdır çünkü o başarıyı takdir eden halktır.” Yoksa spekülatif olarak o başarılı bu başarılı tartışması değil. İktidarsanız ve bu yetiyi halktan alıyorsanız başarılısınız demektir. Muhalefet de eğer iktidar olmak istiyorsa nasıl biz muhalefeti dinliyorsak muhalefetin de aynı şekilde iktidarı dinlemesi lazım bu adamlar nasıl başarılı oldular, bu neticeleri nasıl sağladılar? Buradan bizim dünyamıza intikal edecek bir görüş, bir değerlendirme var mı? Bütün bunların anlamını takip etmekte fayda olur diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, bu 14’üncü bütçe. Ben de biraz Hurufilik’ten mülhem bir yorumda bulunayım: 14’ü tersine okursanız 41 yapar. “41 kere maşallah.” (AK PARTİ ve Bakanlar Kurulu sıralarından alkışlar) 14’ü 41’in habercisi gibi okumak mümkün.
MUSA ÇAM (İzmir)Başbakan dinliyor, Başbakan dinliyor seni Hocam.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Ama emin olun, AK PARTİ milletle bu şekilde sözleşmesine devam eder, milleti dinler, muhalefeti de aynı şekilde dinler ve yoluna böyle devam ederse o “41 kere maşallah.” ifadesini bu kürsüden gelecek kuşaklar, bizim çocuklarımız söyleyeceklerdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, AK PARTİ niçin başarılı? Önemli, bu başarıyı anlamak lazım. On dört yıldır… 2002’de yüzde 35’le başlamış, sonra yüzde 47, yüzde 50, evet 7 Haziran yüzde 41, sonra tekrar yüzde 50; 60 da olur.
MAHMUT TANAL (İstanbul)Hitler kaçla gelmişti, Hitler? Hitler’i de söyle Sayın Hocam. Hitler kaçla gelmişti? Hitler örneğini verir misiniz.
KEMAL ZEYBEK (Samsun)Kenan Evren yüzde 92 almıştı.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Değerli arkadaşlar, AK PARTİ’nin başarısını bu ülkede aslında iki yüz yıllık tarihsel hikâyeden gelen bir yay gibi düşünün. Bunun arkasında, hepimizin çocukluktan, gençlikten -sizlerin, bizlerin- bu ülkenin tarihine, bu ülkenin geçmişine, bu ülkenin yaşadıklarına dair özlemlerimiz, hayal kırıklıklarımız, beklentilerimiz, ümitlerimiz vardır. Ben çocukken derlerdi ki: “Bizim İtalya’ya yetişmemiz için yüz elli yıl lazım, bizim İngiltere olmamız için iki yüz yıl lazım.” Hatırlarsınız, aşağı yukarı burada aynı yaşta olduklarımız bilirler ama bütün bunlar, elbette, bir taraftan, acaba gerçekten bir gün Avrupa’daki bu ülkeler gibi olabilir miyiz, gerçekten bir gün bizim insanlarımız da tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yüksek hayat standartlarında yaşayan, güzel, müreffeh, modern şehirlerde hayatlarını sürdüren, özgür ve demokratik bir ülkede yaşamanın huzurunu hisseden, bütün bunlarla birlikte hayatına devam eden bir ülke olabilir miyiz, bu umudu herhâlde hepimiz taşıdık. İşte, AK PARTİ’nin o yay gibi gerilen hikâyesinin arkasında, emin olun, Balkanlarda duyulan acıdan, İstiklal Savaşı’nda çekilen çilelerden, cumhuriyetin kuruluşundaki ruhtan, o devletçilik döneminde bir müteşebbis sınıf oluşsun diye devlet eliyle iktisadi işletmeler kurmaktan, 1950’lerle birlikte çok partili parlamenter rejim ve “Meşru kudretin, siyasetin asli kaynağı halktır.” diyen siyasetten gelen bir ırmak vardır. Biz tarihten geleceğe akan bir ırmak gibi 2002’de şekillendik, doğru ama gerili bir yay gibi geleceğe fırlayan bir ok hâlindeyiz; AK PARTİ. O yüzden, “14”ü biraz da “41” gibi okudum, inşallah hayırlı olur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ENGİN ALTAY (İstanbul)Yer çekimi yok herhâlde! Naci Bey, yer çekimi var, yer çekimi!
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Kıymetli arkadaşlar, şundan emin olun: Yakın tarihi değerlendirenler “Kimler iktidar oldu? Kimler bu ülkede insanların büyük bir çoğunluğunu bir araya getirerek buradan bir iktidar kudreti çıkardı?” diye bakarsanız, o iktidar kudretini çıkaran siyasetlerin parametrelerinin, değerlerinin, yaklaşımlarının, dillerinin bugün AK PARTİ tarafından temsil edildiğini görürsünüz.
MAHMUT TANAL (İstanbul)Ya, Bostancı, bütçeye gelir misin kardeşim, bütçeyi konuşuyoruz, bütçeyi!
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)AK PARTİ’den önce Anavatan Partisi vardı; emin olun, AK PARTİ’ye benzer, rahmetli Özal’ın yürüdüğü çizgi de aynıdır. Ondan önce Adalet Partisi vardı -muhafazakâr dönemlerini söylüyorum- aynı çizginin geçmişidir; ondan önce Menderes. Bu, aslında bize şunu söylüyor: “Ey CHP, ey HDP, ey MHP, iktidar mı olmak istiyorsun? O zaman bu parametrelere dikkat et. Eğer sen de AK PARTİ’nin yürüdüğü yolda, onun kullandığı dilde, onun insanlara seslendiği şekilde konuşursan, siyaseti böyle yaparsan iktidar olursun.” diyor. Bunu görmek lazım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)Yolsuzluk yapalım mı?
MUSA ÇAM (İzmir)Atma, atma, atma! Allah göstermesin, savaş çığırtkanlığı yapıyorsun, savaş, savaş!
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Değerli arkadaşlar, şimdi, birbirimize “Konuşacağız, müzakere edeceğiz.” dedik. Tabii, CHP de iktidar olmak istiyorsa iktidara bakacak. Eminim, mahrem alanlarda, CHP’nin elitleri, AK PARTİ’nin başarısı üzerine konuşuyor ve değerlendirme yapıyorlardır ama eleştirilerini böyle millete duyurmaya çalışıyorlardır. Hani şu işletmelerde vardır ya şikâyet kutuları “Memnuniyetinizi dostlarınıza söyleyin, şikâyetlerinizi müdüriyete.” diye, onun biraz tersi bir ilişki olduğunu düşünüyorum çünkü CHP rasyonel bir parti, eğer AK PARTİ başarılıysa bunu anlamak gibi bir çabasının olmaklığı icap eder ve eminim bu çabayı biz görmüyoruz ama birtakım yerlerde bunlar yapılıyordur diye düşünüyorum.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Beşar Esad da çok başarılı, yüzde 92 almış.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Kıymetli arkadaşlar, on dört yıldır AK PARTİ bu ülkede önemli işler yaptı, arkadaşlarımız saydılar, ben tekrar yoldu, hastaneydi bunlara girmeyeceğim, halkın memnuniyetiydi bunlara girmeyeceğim. Ama on dört yıldır mesela CHP’li arkadaşlara bakarsak her şey kötü. Her seçim bu dili tekzip eder. “CHP’nin dili eleştirel.” diyoruz ama yapılanlar kötü, halk inim inim inliyor, 3-5 rantçı öne çıkıyor! Mesela beş yıldır Suriye’de birtakım olaylar yaşanıyor, iç savaş yaşanıyor. Beş yıldır biz, savaşa girdik gireceğiz!
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Ya, siz girdik gireceksiniz, biz değil.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Savaşa girdik mi? Girmedik.
İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)500 insan öldü daha nasıl gireceksin ya? Her gün bomba patlıyor.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Ama her defasında savaşa sanki yarın girecekmişiz gibi bir atmosfer uyandırmaya çalışıyorsunuz.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir)Ya, biliyorsun bu vekâlet savaşı.
MUSA ÇAM (İzmir)Hocam, bataklığa battınız, bataklığa; çıkamıyorsunuz.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Devamla)Buna ne derler biliyor musunuz?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 26 Şubat 2016