Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 71. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Mart 2005 · 502 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lokman Ayva (AK Parti), 16 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 502 kelime.
Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
LOKMAN AYVA (İstanbul)Aziz milletimin pek kıymetli vekilleri, akşam vaktinde, hepinize iyi çalışmalar, başarılı hizmetler temenni ediyorum.
Bir hissiyatımı, sizlerle, müsaadenizle, paylaşmak istiyorum. Ben, Türkiye'yi ve bu milletimizi daha çok sevmeye başladığımı söylemek istiyorum. Her gün, memleketime, milletime muhabbetimde bir artış var; çünkü, Türkiye, benim de rahatça yaşayabileceğim, üretebileceğim, kendimi geliştirebileceğim ve insanlığa katkıda bulunabileceğim bir hale geliyor.
Bu 30 uncu maddenin (a) bendindeki, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin A/7 nci bendinin kaldırılması da böyle bir şey. Yani, bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, Türkiye'de, özürlü vatandaşlarımız her türlü hizmete talip olabilecekler. Yani, hiçbir engelle karşılaşmadan, rahatlıkla yarışabilecekler; hak etmişlerse de, üretmeye, kendilerini geliştirmeye ve insanlığa katkıda bulunmaya başlayacaklar; çünkü, teknoloji, yöntem, medeniyet öyle gelişti ki, dünyada insanların üretebilmesi, potansiyellerini açığa çıkarabilmeleri için çok güzel yöntemler oluştu ve bu yöntemler ülkemize de gelmeye başladı. Fakat, bu yöntemlerle, hukuk sistemimiz ya da kanunlarımız çok paralel yürümüyordu ve birçok alanda, özürlü vatandaşlarımız sınırlı, iş hayatının dışında tutuluyordu. İşte, inşallah, bu kanunun yürürlüğe girmesiyle bütün bunlar kalkacak.
Bu, çok önemli bir değişim; yani, özürlü vatandaşlarımız eğer hak etmişlerse, eğer başarmışlarsa, bundan sonra idareci olabilecekler, uzman olabilecekler, öğretim üyesi olabilecekler; ama, dediğim gibi, başarabilmişlerse, sınavları geçmişlerse ve ilgili kurulların onayını almışlarsa. Ben, vatandaşlarımızın bu konuda üzerlerine düşeni yapacaklarını biliyorum ve buna paralel olarak dünyadaki gelişmeye de ayak uyduracaklarına inanıyorum.
Biliyorsunuz, dünyada Stefan Hawking diye bir adam var; bu, Nobel Fizik Ödülü aldı. Bu adam konuşamayan birisi, duyamayan birisi, görme problemi olan birisi, yürüyemeyen birisi, tuvaletini dahi kendisi kontrol edemiyor; ama, bu kişi Fizik Nobel Ödülü almış durumda. Maalesef, Türkiye'deki vatandaşlarımızın önü çok açık olmadığı için şimdiye kadar, bu tür şanslarımız olmadı ve kendimizi denemeye bile fırsat bulamadık. Nasıl, sağır-dilsiz takımlarımız, Avrupa Birliği, Avrupa güreş şampiyonasında hem serbestte hem grekoromende Avrupa şampiyonu olabiliyorsa, inşallah, özürlü vatandaşlarımız da Türkiye'yi, asil milletimizi, Türkiye Cumhuriyetini dünyada, platformlarda bu yasalardan sonra daha iyi temsil edecekler; çünkü, önleri açıldı; bundan sonra kendilerini ispatlayabilecekleri noktaya gelecekler.
Eskiden şöyle bir durum vardı: Biz diyoruz ki: "1 000 metre koşabilir misin?" Ama, verdiğimiz alan 100 metreydi. Şimdi, 100 metre mesafe veriyoruz; ama, 1 000 metre koşamayacaklarını, koşabileceklerini tartışıyoruz. Şimdi, 1 000 metre alan açıldı. Koşabiliyorlarsa biz de arkalarında duracağız, koşamıyorlarsa da koşmaları için gerekli tedbirleri alıp koşar hale gelmelerini sağlayacağız inşallah.
Ben, bu vesileyle, bu kanuna katkıda bulunan, başta Başbakanımız olmak üzere, Bakanlar Kurulu üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Komisyonlarımıza ve Devlet Personel Başkanlığının bu cesaretli tutumundan dolayı da ayrıca kendilerine teşekkür ediyorum; çünkü, çok önemli bir değişimi kendilerinin organizasyonunda yapacağız.
Ben, vatandaşlarımızla ilişkilerimde görüyorum ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinden memnuniyetleri hayli fazla. Ben, onu da şöyle bir anekdotla paylaşmak istiyorum. Bir gün İstanbul'dan geliyorduk. Şoför arkadaş Meclisin yolunu bilmiyor; Kızılay'da bir tane vatandaşa sordu, seyyar satıcıya dedi ki: "Meclise nasıl gidebilirim?" Meğer vatandaş şafak sayıyormuş, sizleri tekrar buraya getirmek istiyormuş, dedi ki şoför arkadaşa: "Ne acele ediyorsun, iki sene sonra nasıl olsa gidersin."
O yüzden, vatandaşımız sizleri tekrar bu noktalara getirecektir; çünkü, sizlerle, hepimiz, bütün vatandaşlarımız iftihar ediyor. İnşallah, yarınlar daha güzel olacak.
Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
28 konuşma daha · 16 Mart 2005