İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı Kanunlarda ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2020 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mahmut Celadet Gaydalı (Halkların Demokratik Partisi), 18 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 514 kelime.

Mahmut Celadet Gaydalı (Halkların Demokratik Partisi, Bitlis). “Bazı Kanunlarda ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-celadet-gaydali-27-2020-06-18-bazi-kanunlarda-ve-399-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=89042

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MAHMUT CELADET GAYDALI (Bitlis)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve kamuoyunu saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz üzere, Halkların Demokratik Partisi bu çarpık düzene karşı, herkesin ve her kesimin sorunlarını dile getirmek üzere bir demokrasi yürüyüşüne başladı. Bu yürüyüş, sadece adalet yürüyüşü değil; bu yürüyüş, adaletsizliklere karşı ayakta durmanın, her türlü engelleme, baskı ve şiddete karşı göğsünü siper etmenin yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, rehin alınan eş başkanlarımız ve milletvekillerimizin yanında iktidarın görmediği, görmezden geldiği kesimlerin yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, tüm hakları gasbedilmiş, sefalete mahkûm edilmiş herkesin yürüyüşüdür. Aynı zamanda bu yürüyüş, her seçim dönemi umut verilmiş, sonra da unutulmuş üreticimizin yani çiftçilerimizin yürüyüşüdür.

On sekiz yıllık iktidarınızda çiftçiyi tarımdan koparan, üretimden uzaklaştıran yanlış politikalarınız bugün oluşan manzaranın temel sebebidir. Ekonomiye katma değer sağlayan en önemli sektörlerden biri olan tarım, sizin iktidarınız döneminde, hiç almadığı kadar ağır darbe aldı. Bu ülkede çiftçilere aktarılması gereken tüm kaynaklar, maalesef, betonlara ve müteahhitlere aktarıldı. Betonlaşmaya dayalı rant ve talan politikanız, iktidara geldiğinizde 18 milyon hektar olan tarım alanını 15 milyon hektara düşürdü; 3 milyon hektar alan bu iktidar zamanında yok edildi. Bir daha geri dönüşümü olmayan bir yok ediliş bu.

2002 yılında, 65 milyon olan Türkiye nüfusunda, sisteme kayıtlı 2 milyon 588 bin kişi varken bugün, 83 milyon nüfusta 2 milyon 264 bin kişi kayıtlı durumda. Ülke nüfusu yüzde 27 arttı, sisteme kayıtlı çiftçi sayısı yüzde 12 düşmüştür. Bu durum, iktidarınızın çiftçi politikalarında ne denli yetersiz ve hatalı olduğunu göstermeye yeterlidir. İnsanlar, yeterli teşvik ve destekleme almadığı için tarımdan uzaklaşıyor çünkü para kazanamıyor. Gençlerimiz, kendi illerinde tarımla uğraşmaktansa büyük şehre göç edip asgari ücretle çalışmayı yeğler duruma geldi. Bu ülkenin bütün doğal kaynakları sermayenin emrine sunuldu. Ekonomik paketler patronları biraz daha rahatlatırken çiftçilerimize ödemeniz gereken gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’ini ödemekten dahi kaçındınız. Çiftçiler, bankalara borcunu ödemek için gece gündüz çalıştı, kazandığını bankaya verdi, tekrar üretim için yeniden kredi çekmek zorunda kaldı; bu kısır döngüde çiftçinin borçları hızla arttı.

Bugün çiftçilerin, bankalara 120 milyar, Tarım Kredi Kooperatiflerine 10 milyar olmak üzere 130 milyar lira borcu var. Bu borç, iktidarın yıllardır verdiği mazot, tohum, gübre, sulama, elektrik gibi sözlerini yerine getirememesinden kaynaklı olarak daha da artmakta, bunun yanında işçi alacaklarıyla çiftçinin sırtındaki kambur gittikçe büyümektedir. Sadece geçtiğimiz ay Mardin’de tarımsal sulama abonelerinin ödenmemiş elektrik borcunun 1,3 milyar lirayı geçtiği ve borçlarını ödemezlerse elektriklerinin kesileceği belirtildi. Bu ülkede tarım, iktidar eliyle bitiriliyor. Tarım alanları müteahhitlere, tarımla uğraşan çiftçilerse tefecilerin ellerine teslim edildi.

Değerli milletvekilleri, ciddi bir iş gücü kaybından bahsediyoruz. TÜİK iş gücü anketleri 2018 Mart dönemi sonuçlarına göre tarımda 4 milyon 983 bin kişi olduğunu açıkladı, bir önceki yıl bu sayı 5 milyon 36 bindi. Bugün, tarımda çalışanların yüzde 80’i kayıt dışı çalışıyor ve bunların yüzde 40’ı mevsimlik tarım işçileri. Tarımı ve çiftçiyi desteklemeyen, üretimden değil tüketim ekonomisinden yana tavır sergileyen iktidarın, mevsimlik tarım işçilerini de desteklemesi tabii ki beklenemez. Güvencesiz, sağlıksız ve kayıt dışı çalışan bu iş gücünden bahsediyorum. Bugün, mevsimlik tarım işçilerinin yüzde 80’i çadırlarda kalıyor; uygun barınma alanları olmadan, yeterli dinlenme imkânları bulunmadan günde on-on beş saat çalışarak sağlıklı bir beslenme imkânı bulamadan emek sarf eden bu insanların kendi haklarını savunabilecekleri hiçbir mekanizma da bulunmamakta.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 18 Haziran 2020

80 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook