Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijer Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Ekim 2017 · 347 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mahmut Tanal (CHP), 26 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijer Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 347 kelime.
Mahmut Tanal (CHP, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijer Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ormancılık Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 26 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mahmut-tanal-26-2017-10-26-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-nijer-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda-o-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62574
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (İstanbul)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.
Tabii, uluslararası sözleşmeler bu son iki gündür hep Parlamentoya getiriliyor ancak biraz önce teknik soruyu Sayın Bakana sorunca dedi ki: “Uluslararası sözleşmeler okunduğu gibi yazılır.” Bugüne kadar imzalamış olduğumuz diğer sözleşmelerden okunduğu gibi yazıldığına ilişkin bana bir örnek Sayın Bakan eğer gösterirse gerçekten mutlu olacağım. Bu savunma doğru bir savunma değil. “Sayın Vekilim, evet, bu, özensiz, düzensiz yazılmıştır; biz bunları düzelteceğiz.” deseydi belki daha doğru, daha yapıcı bir açıklama olurdu. Bu anlamda, bence hatayı hatayla kapatmaya çalışıyorlar ki bu doğru bir cevap değildi. Mümkün olduğu kadar, gerçekten, hata yapmamak hepimiz için iyi olur yani bunu bir uyarı amacıyla söyledim. Hatayı savunmanın da bir manası yok diye düşünüyorum.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; diğer ülkelerle yapmış olduğumuz bu sözleşmelerin bir kısmına baktığımız zaman, bazılarında “beş yıl” deniliyor, bazılarında “süresiz” deniliyor hatta bazılarında diyor ki “Süre bittikten sonra” “süreden altı ay önce yenilenmesi” “bir beş yıl daha yenilenebilir”. Yani burada, ortada, bugüne kadar baktığım tüm sözleşmelerde doğru düzgün bir format bulamadım. Diyeceksiniz “Her ülkenin kendisine özgü bir yöntemi olur.” ama bizim ülke olarak da hukuk devleti, hukuk güvenliği açısından bazı çekinceleri koymamızda yarar var değerli arkadaşlarım.
Şimdi, bu açıdan baktığımızda, sözleşmelerin yürürlükte kalması, bunların tatbik edilmesi için bizim ilk önce bir hukuk devleti olmamız lazım. Hukuk devleti de olabilmemizin yegâne yol ve yöntemi… Evet, Anayasa’mız “Türkiye Cumhuriyeti devleti -2’nci madde- hukuk devletidir.” diyor, doğru. Hukuk devletinde vatandaşların kanuna, Anayasa’ya, nizama, tüzüğe, yönetmeliğe uyması kadar, devleti idare eden yöneticilerin de uyması lazım. Yani vatandaşı biz kanuna uymadığı zaman yaptırımla, müeyyideyle cezalandıracağız ama idareciler de eğer buna uymazsa, o zaman da bir keyfîlik söz konusu olmuş olur. Peki, keyfîlik neyi getirir? Keyfîlik ülkede kayırmacılığı getirir, eşitsizliği getirir. Kayırmacılığın ve eşitsizliğin olduğu bir yerde yolsuzluk olur, rüşvet olur. Ve bu açıdan baktığımız zaman da hukuk devletinin olmadığı bir ülkede… En önemli husus… Çünkü ülkeleri ayakta tutan adalet duygusudur, düzendir. Bir ülkede eğer adalet yoksa o ülkede düzen de olmaz değerli arkadaşlar. Düzenin olmasının yegâne koşulu adaletin tecellisidir.
Herhâlde misafirlerimiz geldi, ben burada söz hakkını size veriyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 26 Ekim 2017