İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.120)

Malik Ecder Özdemir

Sivas Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 95. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Nisan 2008 · 716 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Malik Ecder Özdemir (CHP), 24 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.120)); konuşma 716 kelime.

Malik Ecder Özdemir (CHP, Sivas). “Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.120)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/malik-ecder-ozdemir-23-2008-04-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan kanun teklifinin 3’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, çarşı ve mahalle bekçilerimiz, bir başka ifadeyle gece bekçilerimiz yıllardır polislerimizle aynı görevi ve aynı vazifeyi yapmış olmalarına rağmen, ne yazık ki polislerimizin yararlandığı çoğu haklardan yararlanamamışlardır. Memnuniyetle görüyorum ki yıllardan bu tarafa eksik olan bu haksızlığı gidereceğiz, bütün milletvekili arkadaşlarımız ve parti grupları birlikte bu haksızlığa bugün son vereceğiz.

Değerli arkadaşlarım, aslında sadece gece bekçilerimiz değil emniyette çalışan sivil personel de aynı şekilde mutazarrırdır. Sayın Başbakan, seçimlerden önce bir televizyon programında açıkça polis memurlarına ve emniyet amirlerine 400 milyon lira ile 700 milyon lira arasında zam vereceği vaadinde bulunmuştu. Ne yazık ki Sayın Başbakan, başkaca kamu yararına, çalışanlar yararına, emeğiyle geçinenlerden yana olanlara karşı vaatlerini nasıl yerine getirmediyse bu vaadini de unutmuş gözüküyor.

Perişan olan sadece bekçilerimiz, polislerimiz değil -biraz önce Malatya Milletvekilimiz Sayın Mevlüt Aslanoğlu ifade etti- gerçekten bugün köy muhtarlarının durumu da perişandır. Biraz önce verilen arada Milletvekilimizi Malatya’dan, beni Sivas’tan arayan köy muhtarları var. BAĞ-KUR primlerini yatıramadıkları için yeşil kart alamıyorlar eşlerine, artık son çare olarak belki eşlerinden boşanarak eşlerini yeşil kartlı yapma girişimindeler.

Değerli arkadaşlarım, bugün, gecikmiş bir yasayı konuşuyoruz. Biraz önce milletvekili arkadaşlarımızın söylediği gibi, zaten şu anda fiilen çalışan gece bekçisi sayısı 5.700’dür. 1993’te alınan karar gereği yeni bekçi alınmamakta, mevcut çalışanların da 2020 yılında emekli olacağı planlanmaktadır. Dolayısıyla, 2020 yılından sonra gece bekçiliği uygulamasına fiilen son verilecektir.

Değerli milletvekilleri, belki uygulamada eksik ve noksanları vardı ama gece bekçilerimiz, sokağımızda, mahallemizde sadece güvenliği sağlamakla kalmazlardı; onlar, aynı zamanda mahallemizin sosyal yaşamının birer parçasıydılar. Kim hangi mahallede oturur, hangi sokakta oturur, ne iş yapar, kaç çocuğu var bunu gayet iyi bilirlerdi. Gecenin bir yarısında eğer bir evde bir ışık yanıyorsa acaba orada hasta mı var, bir başka olağanüstü durum mu var diye merak eder, bunu araştırırlardı. İşte bekçilerin bu durumundan dolayı o mahallede, o sokakta yaşayan insanlarımız ayrıca bir güven duygusuna sahip olurlardı. Ne yazık ki giderek globalleşen, küreselleşen dünyada, ekonomik ve siyasal yaşamımızda olduğu gibi sosyal yaşamımızda da farklılıklar görülmeye başlandı. Geçmişte, gece bekçileri gibi mahalle bakkallarımız vardı, manavımız vardı, kasabımız vardı; yeri geldiğinde veresiye alışveriş yapabildiğimiz kurumlardı bunlar. Üzülerek ifade ediyorum, artık, bu kurumların tamamen kalktığı, toplum yaşamımızda sosyal ilişkilerin, insani ilişkilerin yok sayıldığı, her şeyin parayla alınıp satıldığı bir dünya düzeninde yaşıyoruz. Biraz önce konuşan arkadaşlarımız da söyledi, ben de aynı kanaatteyim, aslında, günün koşullarına göre mahalle bekçiliği, gece bekçiliği sistemi yeniden getirilmelidir. Belki mahalle bakkallığına, kasaplığına dönmek mümkün değil, onların yerini artık hipermarketler aldı ama gece bekçileri yeniden ihdas edilebilir. Bu talebim, belki çoğu milletvekili arkadaşlarımız için birazcık nostaljik olabilir; haklılar, çünkü artık geçmişte olduğu gibi, hırsızlıklar gece yapılmıyor. Artık, günümüzde küreselleşme yeni hırsızlık, yeni yolsuzluk modelleri oluşturmaya başladı. Günümüzde en büyük hırsızlıklar, yolsuzluklar, artık, gündüz yapılmaya başlandı, yöntem değiştirdi. Belediyelerde imar değişikliği yapılarak yolsuzluklar yapılıyor. TÜPRAŞ’ın yüzde 14 hissesinde olduğu gibi özelleştirme yoluyla hırsızlık ve yolsuzluklar yapılıyor. Bakanların geçmişte yaşadıkları, bulaştıkları yolsuzluklar hakkında, naylon fatura yolsuzluğu hakkında af çıkarılarak yolsuzluk yapılıyor.

Hazır özelleştirmeden söz etmişken, iki günden bu tarafa Sivas’tan, hemşehrilerimizden aldığım bir ricayı Meclis kürsüsünden duyurmak istiyorum. Çoğu yurttaşlarımız aş, iş, düz işçilik, temizlik işçiliği, fabrikada işçilik isterken bunlara cevap veremiyoruz. Şimdi, yurttaşlarımızın talebi değişmeye başladı, diyorlar ki: “Sayın Milletvekilim, Sayın Başbakandan ricada bulun. Tıpkı ATV ve Sabah Grubunda olduğu gibi özelleştirmeden satılan bir başka yer varsa, bir kısmını kamu bankalarından bir kısmını Katar’dan oluşturacağı servetle, krediyle, özelleştirmelerden biz de pay almak istiyoruz.”

Değerli arkadaşlarım, gece bekçiliği uygulamasının artık anlamı kalmadı, biliyorum, artık gündüz bekçiliğine ihtiyaç var.

Değerli arkadaşlar, 10 Nisanda polis teşkilatımızın 163’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladık. Şimdi, bugün burada sadece polisleri, bekçileri konuşmayacağız. Polis ve bekçiler… Her devlette, en modern devlette bile kolluk kuvvetleri niye vardır? Hukuku uygulamak için vardır, yasayı uygulamak için vardır. Geçmişte, bir tepsi baklava çaldılar diye, Gaziantep’te 3 çocuk günlerce, aylarca hapse mahkûm edildi, bu çocuklar perişan edildiler. Ama ne yazık ki geçmişte bazı bankalar, banka sahipleri tarafından içleri boşaltıldı, bunlar hakkında hiçbir şey yapılamadı. Şimdi düzen aynı düzen, değişen bir şey yok, çifte standart devam ediyor.

Değerli arkadaşlarım, geçenlerde gazetelerde okudum, mutlaka okumuşsunuzdur. Hürriyet gazetesinde Ahmet Hakan’ın köşesinde bir soru. Soruyu soran Turhan Çömez, eski AKP Milletvekili. Maliye Bakanının oğlu Abdullah Unakıtan, bir tarım arazisini, fabrika kurmak üzere, satın almaya çalışıyor.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 24 Nisan 2008

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook