İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · SALI

Organik tarım hakkında

Maliki Ejder Arvas

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 20. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Kasım 2004 · 366 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Maliki Ejder Arvas (AK Parti), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM HAKKINDA); konuşma 366 kelime.

Maliki Ejder Arvas (AK Parti, Van). “Organik tarım hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/maliki-ejder-arvas-22-2004-11-23-organik-tarim-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MALİKİ EJDER ARVAS (Van)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, organik tarım konusunda şahsım adına söz talebinde bulundum. Bu talebimi kırmayan Sayın Başkanıma, özellikle, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Başta siz sayın milletvekillerimizin ve bizleri televizyonları başında izleyen, radyoları başında dinleyen vatandaşlarımızın geçmiş ramazan bayramını tebrik ediyor, hepinizi, saygı, sevgi, muhabbetle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekili arkadaşlarım, neden organik tarım, diğer adıyla ekolojik tarım?.. Elli yaşın üzerinde olan değerli arkadaşlarım bunu hatırlarlar, karasaban döneminde, zaten, bizim elde ettiğimiz ürünlerin tümü organik tarım ürünleriydi. Organik tarım, Avrupalının, geçmişte, dünya nüfusunun artacağını baz alarak ve biraz daha fazla ürün elde etme hesabıyla yola çıktığı bir sistem ve bir tedbirdir; ama, ne yazık ki, bugün, günümüzde, o azotlu gübreler, asit, fosfor, ürünü biraz daha artırmışsa da, diğer taraftan kaliteyi tamamen düşürmüş ve sağlığımızı büyük çapta etkilemiştir. Onun için, bugün, AK Parti Hükümeti olarak, organik tarıma geçmemiz ve bunu yürürlüğe koymamız, hakikaten büyük bir atılımdır. Geç de olsa, ecdadımızın karasaban dönemindeki hormonsuz ve kaliteli ürünleri tekrar yetiştirme şansını yakalayacağız; buna inanıyorum.

Bakınız, arazilerimizin çoğu erozyona uğramıştır. Yani, derinliklere kadar inen asit, fosfor ve azot, hakikaten topraklarımızı çoraklaştırmış, bu da yetmemiş gibi, diğer taraftan tatlı sulara kadar bulaşmış ve sağlığı büyük çapta etkilemiştir. Bakın, bugün, hastanelere gittiğiniz zaman, her tarafın tıklım tıklım hastayla dolup taştığını görürsünüz.

Bugün, Avrupalı, organik tarıma neden iştahlanıyor?.. Bu konu, Avrupa'da 1910'larda ele alınmıştır. Almanya, 1930'larda bunu ele almış ve kendi çapında bir örgüt kurmuş, dünyaya açılmıştır. Bunun bir şubesi de şu anda Türkiye'dedir ve Ege Bölgesinden, organik tarımın ilk ürünleri olarak, ithalat ve ihracat rejimi doğrultusunda, kendi şirketleri vasıtasıyla, ilk etapta kuruüzüm ve kuruincirden başlamışlardır ve daha sonra, kayısı, fındık ve hatta kuruelma buna eklenmiştir. Avrupalı, burada, bizim çiftçilerimiz vasıtasıyla bunları üretip, ithal etmektedir. Peki, Avrupalı, bunu bizim topraklarımızda üretip, kendi ülkesine götürüp, bu sağlıklı ürünlerle yaşamını sürdürmeyi biliyor da, bu kadar güzel toprakları, bu kadar güzel havası, bu kadar güzel güneşi olan bir ülkede biz neden bunu yapmıyoruz?! Bunu yapmak zorundayız; çünkü, her tarafımızı hormon sardı. Hormondan bir an önce kurtulmak amacıyla organik tarıma geçmek, hepimiz için kaçınılmaz bir eylem olmalıdır diye düşünüyorum. Hakikaten, bugün, toprağımız hasta. Bu toprağı nasıl tedavi edeceğiz; bu yöntemi uygulamak zorundayız. Nedir bu yöntem; eskiden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 23 Kasım 2004

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook