DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Edirne Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 75. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mart 2026 · 264 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET AKALIN (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yerel yönetimler, demokratik sistemlerin temel yapı taşlarından biridir; bu yapıların meşruiyeti ise doğrudan doğruya halk iradesine dayanır. Bu nedenle, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması meselesi, yalnızca idari bir tasarruf olarak değil aynı zamanda demokratik temsil ilkesinin sınırları açısından da değerlendirilmesi gereken bir konudur.
2024 yerel seçimlerinin üzerinden henüz kısa bir süre geçmişken bu denli hızlı şekilde kayyum atamalarına başvurulması, toplumda hukuki süreçlerin yeterince olgunlaşmadan sonuçlandırıldığı yönünde bir algı oluşturmuştur. Bu algı, adalet sistemine duyulan güven üzerinde doğrudan etki yaratmaktadır. Oysa hukuk devleti, sadece adil kararlar üretmekle değil aynı zamanda bu kararların toplum nezdinde adil olduğuna dair kanaati güçlendirmekle de yükümlüdür. Aslında burada daha dengeli bir yaklaşım mümkündür. Görevden alma zorunluluğu doğduğu durumlarda belediye başkanlığı makamının yine o belediyenin seçilmiş organı olan belediye meclisi içerisinden bir üye tarafından doldurulması, demokratik süreklilik açısından daha tutarlı bir yöntemdir ancak bu yöntem göz ardı edilmiştir. Aslında, bu yaklaşım, seçmenin iradesini tamamen dışlamadan idari işleyişin devamını sağlar.
Diğer taraftan, seçilmiş yöneticilere yönelik yargı süreçlerinde somut, açık ve güçlü delillerin varlığı belirleyici olmalıdır; aksi durumda, henüz kesinleşmemiş yargılamalara dayanarak görevden alma gibi ağır sonuçlar doğuran işlemler masumiyet karinesini zedeler ve hukuk devleti ilkesini tartışmalı hâle getirir. Bununla birlikte, kayyum atamalarının yaygınlaşması, seçimin sonuçlarının kalıcı olmadığı ve hatta seçime gerek kalmadığı yönünde bir algının oluşmasına da neden olmaktadır. Bu durum, zincirleme etkilerle ekonomik güven ortamını da zedelemekte, yatırım kararlarından yerel kalkınma süreçlerine kadar geniş bir alanı olumsuz etkilemektedir.
Sonuç olarak, kamu düzeni ile demokratik temsil arasında hassas bir denge kurulmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 31 Mart 2026