Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)
Trabzon Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2005 · 326 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 326 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yasa Tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, gelir idaresinin yeniden yapılanması veya güçlü bir gelir idaresi kurulması konusu, uzun yıllardır Türkiye'nin gündeminde yer almaktadır. Gelir idaresi konusu, sadece kamunun ihtiyaç duyduğu gelirlerin sağlanması açısından değil, aynı zamanda, uygulanan vergi politikaları aracılığıyla ekonomi üzerinde yaratılan etkiler açısından da son derece önemlidir.
Gelir idaresi, kâğıt üzerinde, yani, mevzuatta yer alan vergi sistemi ile uygulamada var olan, yani, uygulanan vergi sistemi arasındaki farkın en temel belirleyicisidir. Yani, hep söylediğimiz "kanunları yapmak önemli değil, önemli olan uygulamadır" lafının gerisinde yatan kavram, güçlü gelir idaresidir. Bir diğer anlatımla, yasal metinlerdeki düzenlemeler, gelir idaresi aracılığıyla hayata geçirilmekte, yani, uygulanmaktadır. İşte, bu uygulamanın niteliği, kalitesi, en az vergi kanunlarının, vergi politikasının niteliği ve kalitesi kadar önemlidir. Sadece bu bakış açısı bile, gelir idaresi konusunun ne kadar önemli olduğunu göstermeye yeter sanıyorum.
Bu noktada, genel olarak üzerinde uzlaşma sağlanan bir husus da şudur: Vergi idaresinde veya bir diğer adıyla gelir idaresinde bir değişikliğe gitmeksizin, yani, bu idareyi güçlendirici yönde bir yapısal değişikliğe gitmeksizin, vergi politikalarındaki radikal değişikliklerin uygulama şansı veya başarı şansı olmadığıdır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından, bu husus çok daha belirgindir. Vergi politikası ile vergi idaresinin birbirinden ayrılması, bu birleşik yapının ayrıştırılması, gelişmekte olan ülkelerde çok daha önem taşımaktadır. Esasen, bu durum, yapısal bir problemi de gösterir. Nitekim, gelişmekte olan ülkelerde, yapısal reform programlarının merkezinde yer alan unsurlardan birisinin, bu vergi politikası birimi ile vergi uygulaması biriminin birbirinden ayrılacak ol-
(x) 861 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
ması bir tesadüf değildir. Kuşkusuz, en iyi gelir idaresi en çok geliri toplayan idare değildir. Toplanan gelirin seviyesi kadar, bu gelirin nasıl toplandığı da son derece önemlidir. Söz konusu gelirin toplanması sırasında vergi idaresi ile mükellef ilişkileri, günümüzde, son yıllarda oldukça tartışılmakta ve bu noktada vergi idaresinin çok daha kaliteli hizmet sunması mükellefler tarafından arzu edilmektedir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 13 Nisan 2005