İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

Kahramanmaraş mv. durdu özpolat ve 20 mv. nin (10/3), tekirdağ mv. enis tütüncü ve 38 mv. nin (10/8), kırklareli mv. tansel barış ve 23 mv. nin (10/12), adana mv. nevin gaye erbatur ve 23 mv. nin (10/28), bartın mv. muhammet rıza yalçınkaya ve 22 mv. nin (10/31), çanakkale mv. ahmet küçük ve 22 mv. nin (10/33), konya mv. hasan angı ve 19 mv. nin (10/38), konya mv. orhan erdem ve 28 mv. nin (10/42), çanakkale mv. mustafa kemal cengiz ve 27 mv. nin (10/47), aydın mv. ahmet ertürk ve 21 mv. nin (10/56), izmir mv. selçuk ayhan ve 25 mv. nin (10/59), afyonkarahisar mv. halil ünlütepe ve 23 mv. nin (10/62), izmir mv. mehmet ali susam ve 29 mv. nin (10/64), adıyaman mv. şevket köse ve 23 mv. nin (10/65), izmir mv. bülent baratalı ve 26 mv. nin (10/68), artvin mv. metin arifağaoğlu ve 24 mv. nin (10/71), afyonkarahisar mv. abdülkadir akcan ve 21 mv. nin (10/84), van mv. kayhan türkmenoğlu ve 19 mv. nin (10/87), kahramanmaraş mv. mehmet akif paksoy ve 23 mv. nin (10/89), ısparta mv. mevlüt coş

Mehmet Akif Paksoy

Kahramanmaraş Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Nisan 2008 · 1.155 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Paksoy (MHP), 8 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MV. DURDU ÖZPOLAT VE 20 MV. NİN (10/3), TEKİRDAĞ MV. ENİS TÜTÜNCÜ VE 38 MV. NİN (10/8), KIRKLARELİ MV. TANSEL BARIŞ VE 23 MV. NİN (10/12), ADANA MV. NEVİN GAYE ERBATUR VE 23 MV. NİN (10/28), BARTIN MV. MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA VE 22 MV. NİN (10/31), ÇANAKKALE MV. AHMET KÜÇÜK VE 22 MV. NİN (10/33), KONYA MV. HASAN ANGI VE 19 MV. NİN (10/38), KONYA MV. ORHAN ERDEM VE 28 MV. NİN (10/42), ÇANAKKALE MV. MUSTAFA KEMAL CENGİZ VE 27 MV. NİN (10/47), AYDIN MV. AHMET ERTÜRK VE 21 MV. NİN (10/56), İZMİR MV. SELÇUK AYHAN VE 25 MV. NİN (10/59), AFYONKARAHİSAR MV. HALİL ÜNLÜTEPE VE 23 MV. NİN (10/62), İZMİR MV. MEHMET ALİ SUSAM VE 29 MV. NİN (10/64), ADIYAMAN MV. ŞEVKET KÖSE VE 23 MV. NİN (10/65), İZMİR MV. BÜLENT BARATALI VE 26 MV. NİN (10/68), ARTVİN MV. METİN ARİFAĞAOĞLU VE 24 MV. NİN (10/71), AFYONKARAHİSAR MV. ABDÜLKADİR AKCAN VE 21 MV. NİN (10/84), VAN MV. KAYHAN TÜRKMENOĞLU VE 19 MV. NİN (10/87), KAHRAMANMARAŞ MV. MEHMET AKİF PAKSOY VE 23 MV. NİN (10/89), ISPARTA MV. MEVLÜT COŞ); konuşma 1.155 kelime.

Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Kahramanmaraş mv. durdu özpolat ve 20 mv. nin (10/3), tekirdağ mv. enis tütüncü ve 38 mv. nin (10/8), kırklareli mv. tansel barış ve 23 mv. nin (10/12), adana mv. nevin gaye erbatur ve 23 mv. nin (10/28), bartın mv. muhammet rıza yalçınkaya ve 22 mv. nin (10/31), çanakkale mv. ahmet küçük ve 22 mv. nin (10/33), konya mv. hasan angı ve 19 mv. nin (10/38), konya mv. orhan erdem ve 28 mv. nin (10/42), çanakkale mv. mustafa kemal cengiz ve 27 mv. nin (10/47), aydın mv. ahmet ertürk ve 21 mv. nin (10/56), izmir mv. selçuk ayhan ve 25 mv. nin (10/59), afyonkarahisar mv. halil ünlütepe ve 23 mv. nin (10/62), izmir mv. mehmet ali susam ve 29 mv. nin (10/64), adıyaman mv. şevket köse ve 23 mv. nin (10/65), izmir mv. bülent baratalı ve 26 mv. nin (10/68), artvin mv. metin arifağaoğlu ve 24 mv. nin (10/71), afyonkarahisar mv. abdülkadir akcan ve 21 mv. nin (10/84), van mv. kayhan türkmenoğlu ve 19 mv. nin (10/87), kahramanmaraş mv. mehmet akif paksoy ve 23 mv. nin (10/89), ısparta mv. mevlüt coş”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2008-04-08-kahramanmaras-mv-durdu-ozpolat-ve-20-mv-nin-10-3-tekirdag-mv-eni (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Afşin-Elbistan Termik Santralinin çevreye etkileri hakkında önerge sahibi olarak görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve bizleri televizyondan seyreden vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Bugün dünyayı ve ülkemizi bekleyen en önemli tehlike, dünyayla birlikte üzerinde yaşayan tüm canlıları erken bir ölümün eşiğine hızla sürükleyen çevre sorunlarıdır. Bakınız, çevre sorunlarının, çevre kirlenmelerinin sonucu olarak dünyada her yıl ortalama 11 milyon çocuk hava kirliliği nedeniyle ölmektedir. Yaşama alanlarının yok olması nedeniyle yeryüzündeki canlı türlerinin beşte 1’i yirmi yıl içerisinde yok olacaktır. Küresel ısınma nedeniyle iklim değişiklikleri yaşamı tehdit etmekte, ozon tabakası görevini yapamaz hâle gelmektedir. Çarpık kentleşmenin neden olduğu hava ve gürültü kirliliği insan sağlığını olumsuz etkilemekte, sanayi atıkları doğayı kirletmektedir. Oysaki güneş, toprak, su ve hayvanlar insan hayatının devam edebilmesi için olmazsa olmazlardır.

1970’li yıllar artan enerji ihtiyacının giderek hızlandığı yıllar olup Türkiye o yıllarda bu ihtiyacı karşılamak için termik santrallere yönelmiştir. Yapımları sırasında projelerinde hiç gözükmeyen ve öngörülmeyen birçok çevre sorunu, termik santraller ile Türkiye gündemine girmiştir. İşte bugün bu oturumun ana gündem maddesi olan Afşin-Elbistan Termik Santrali de maalesef bunlardan birisidir. Hepinizin bildiği gibi, ülkemizde belirlenen 9 milyar ton linyit rezervinin 4 milyar ton ile en büyük bölümü Afşin-Elbistan havzasında yer almaktadır. Hâlen işletilmekte olan A ve B ünitesi dışında planlanan C, D, E ve F olarak adlandırılan bir seri termik santrallere karşılık gelmektedir. Elbistan linyit rezervleri doğal gaz ile mukayese edildiğinde yakıt olarak maliyeti doğal gazın dörtte 1’i oranında olup doğru bir planlama yapılarak değerlendirilmesiyle ülkemiz toplam 60 milyar dolar tasarruf sağlayacaktır. Ayrıca, kurulacak santrallerde direkt olarak 20 bin kişi istihdam edilebilecek olup konunun önemi daha açık olarak anlaşılmaktadır.

Santral Türkiye'nin dördüncü büyük ovası olan Afşin-Elbistan Ovası’na kurulu olup çevresinde yaklaşık 250-300 bin nüfus yaşamaktadır. Maalesef, bu vatandaşlarımız Afşin-Elbistan Termik Santralinin aşağıda belirteceğim olumsuz koşullarından dolayı aşırı derecede etkilenerek telafisi imkânsız hasarlara maruz kalmaktadır.

Linyit, düşük kaliteli ve yüksek derecede kirlenmeye yol açan bir yakıt kaynağı olup oluşan atıklar çevre sağlığını değişik biçimlerde olumsuz olarak etkilemektedirler.

Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitlerin atmosferde tepkimeye girerek oluşturduğu sülfürik asit ve nitrik asit yağmuru yalnız canlılar için değil, taş yapıtlar ve eski sanat yapıları için de önemli bir tehlike oluşturmaktadır.

Diğer en önemli tehlike, santralin bacasından kanserojen etkili uranyum maddesi atılmakta ve kül yığınları çevreye radyoaktif madde yaymaktadır.

Bunun sonucu olarak, onkoloji hastanesinin verilerine göre, yöredeki kanser vakalarının santral kurulmadan önceki yıllara göre tam 5 kat oranında artış gösterdiği belirtilmiştir. Ayrıca, Afşin ve Elbistan çevresinde yaşayan insanların birçoğunda kanser, kalp ve damar hastalıklarında patlama olduğu vurgulanmaktadır. Profesör Doktor Murat Tuncer, uluslararası bir panelin sonuç bildirgesine istinaden, Afşin-Elbistan Termik Santralinin radyoaktif materyaller atması nedeniyle çevredeki insanların akciğer kanserine yakalandığını ve bu tür kanserden kurtulma ihtimalinin olmadığını belirtmiştir. Yine, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Mehmet Şahin ve Çukurova Üniversitesinden gelen 3 kişilik profesörler heyetinin verdiği raporlarda ise “Bu kül ve dumanın havaya böyle savrulması devam ettiği takdirde bölgede toplu ölümler olabilir.” denilmektedir.

Ayrıca, Sütçü İmam Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Kahramanmaraş Afşin-Elbistan sağlık ve çevre il müdürlüklerince defalarca raporlar tutulmuş ve ilgili makamlara ulaştırılmasına rağmen hâlen Afşin-Elbistan Termik Santralinde şartların iyileştirilmesine yönelik olarak hiçbir gelişme olmadığı gözlemlenmektedir. Bu tutulan raporlarda, özet olarak, dünya normlarına göre metreküp başına 150 mikrogram olması gereken kirlilik miktarı, santralin faaliyetlerinden ötürü 1.500 miligrama çıkmakta olduğu belirtilmektedir. Santralin en yakınında bulunan Çoğulhan kasabasında kanser vakaları dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Hava kirliliğinden bebeklerin ve gelişme çağındaki çocukların, gebe ve emzikli kadınların, yaşlıların kronik dolaşım ve solunum sistemi hastalıkları olanların daha kolay etkilendikleri göz önüne alındığında Afşin-Elbistan yöresinde durum daha vahim bir hâl almaktadır. Örneğin, bir yılda Elbistan Devlet Hastanesine başvuran 5.700 kişide üst solunum yollarından teşhis konulmuştur.

Sayın milletvekilleri, Afşin-Elbistan Linyitleri Müessese Müdürlüğünde çalışan bir grup tarafından açılan dava sonucunda şöyle der, aynen okuyorum: “TEAŞ Termik Santrali ve Afşin-Elbistan Linyitleri Kömür İşletmelerinin tüm üniteleri göz önünde tutularak tesisten çıkan toz ve gazlardan santral ve işletmede çalışanların tümünün doğrudan etkilendiği ve tüm tesislerin bir açık atölye gibi düşünülerek çalışanların tamamının fiilî hizmet süresi zammından yararlandırılması gerektiği” belirtilmiş ve 2005 yılı itibarıyla da onaylanmıştır. Termik santralde her gün yanan kömürün partikülleri, kimsenin fark etmemesi için özellikle gece bırakılmaktadır. Akşam park ettiğiniz aracınızı sabah küllerden dolayı tanıyamıyorsunuz.

Sayın milletvekilleri, tarıma baktığımızda ise durum tek kelimeyle içler acısı. Afşin Ziraat Odasının raporunda, tarım deposu Afşin-Elbistan Ovası’nın domates, fasulye, nohut gibi ürünlerin artık yetişmediği, Türkiye’de tüketilen fasulyenin yüzde 30’u bu bölgede yetişirken kirlilik dolayısıyla fasulyenin olmadığı belirtilerek zararın önlenmesi için gereken önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiştir. Gelişmeyi değerlendiren Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanlığı tarafından, termik santralden çıkan gaz ve tozların bitkiler için ölümcül olduğu, santralden çıkan kül ve tozların rüzgârla çevreye saçılması sebebiyle bölgedeki tarım arazilerinde verimi düşürdüğü belirtilmiştir. Görülüyor ki Afşin-Elbistan civarında düşük kaliteli linyit rezervini değerlendirmek amacıyla kurulmuş olan termik santral baca gazı emisyonlarının ve santralden sorumsuzca çevreye bırakılan uçucu küllerin santral çevresindeki insan, toprak, su, hava ve bitkilere olumsuz etkisi önemli safhalara ulaşmıştır. Bu durum yalnız yöre halkı değil, yerel, resmî ve özel kuruluşlar tarafından da tespit edilmiştir. Bunun çözümü olarak A ünitesine acilen filtre sisteminin takılması, B ünitesinde var olan sistemin çalışır hâle getirilmesi gerekmektedir. Yine, Elbistan ve Afşin ilçelerimize doğal gazın bir an önce getirilmesi programa alınmalıdır.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’mızın 56’ncı maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmünü getirmektedir. İnsanoğlunun en temel hakkı olan yaşama hakkı nefes almak olsa gerek. Malumunuzdur, cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” sözüyle sağlıklı alınan bir nefesin önemini ortaya koymuştur. Havanın kurşun gibi ağır olduğu, çocukların okula giderken ağızlarına, burunlarına mendil tıkadıkları bir yerde yaşamın zorluğunu takdirlerinize bırakıyorum. Ancak, artık bu bölgede bıçak kemiğe dayanmıştır. Bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak önerimiz, kurulmuş olan A ve B ünitelerinin rehabilitasyon planları en kısa zamanda yapılarak uygulamaya konmalı, ayrıca aynen GAP Master Planı gibi, Afşin-Elbistan civarı için bir master planı hazırlanmalıdır. Kurulması planlanan santraller için de projeler gözden geçirilerek sağlıklı ve güvenilir bir şekilde ihaleleri yapılmalıdır. Bu maksatla ancak bir bölümünü izah edebildiğimiz bölgenin içinde bulunduğu durumu yerinde görmek ve tespitlerde bulunmak üzere en kısa zamanda bir komisyon oluşturulmasını teklif ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Paksoy.

MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla)Kurulacak olan bu komisyon, Afşin-Elbistan Termik Santrali civarında incelemeler yaparak, süratle gerekli tedbirlerin alınmasına vesile olmalıdır. Eğer teklifimize destek verirseniz, ev sahibi sıfatıyla sizleri ağırlamaktan onur duyarız.

Son sözüm, sözün sahibine, yani Hükûmete: Sürekli muhalefetten, yapıcı olmadığından şikâyet ediyorsunuz, işte yapıcı muhalefet, işte hodri meydan! AB dayatmalı Vakıflar Yasası’nda gösterdiğiniz, AB dayatmalı 301’de göstereceğiniz, memleketin yüz yıllık geleceğini planladığınız Sosyal Güvenlik Yasası’nda gösterdiğiniz çaba ve katkının bir bölümünü de bu önergemize destek vererek gösterin. Yok, Kahramanmaraşlılara, Afşinlilere, Elbistanlılara, biz zaten oyu alıyoruz bir şey yapmamıza gerek yok diyorsanız, o zaman, bu kürsüden, başta hemşerilerim olmak üzere tüm Türkiye bizi iyi duysun, kim samimi kim değil ak vicdanlarıyla karar versin, oyunu da, hakkını da helal edip etmeyeceğine insanlar kendi karar versin.

Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize şükranlarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 8 Nisan 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook