Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Kahramanmaraş Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Haziran 2009 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Paksoy (MHP), 10 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 515 kelime.
Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2009-06-10-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 385 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 15’inci maddesi üzerinde verdiğim değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Söz konusu kanun tasarısı aceleyle hazırlanmış bir tasarıdır diye düşünüyorum. Şöyle ki, Hükûmet pırlantaya sıfır KDV, elmasa, pırlantaya sıfır KDV getirirken, yatlara, kotralara vergisiz akaryakıt verirken, ihracatımızda önemli bir unsur olan taşımacılık sektörünün hayat damarlarından birini daha kesmekten çekinmiyorsunuz.
Siz, dünyanın en pahalı akaryakıtını satan Hükûmetsiniz. Petrol 120 dolara çıktı, fiyat artışını bir şekilde anladık, ancak 60 dolara düştü, yüksek fiyatları bir türlü anlayamıyoruz. Petrol fiyatları çıkınca otomatik fiyatlandırma var, ancak bu otomatik fiyatlandırma nasıl bir şeyse petrol fiyatları düşünce devreye girmiyor, hatta petrol fiyatları düşse de yükselse de otomatik fiyatlandırma zam olarak tüketiciye yansıyor, bu da kaçakçılığı teşvik ediyor. Son altı ayda akaryakıta tam 13 kez zam yapılmıştır.
Bilinmeyen bir husus ama geçenlerde bir gazetemizde boy boy resimler çıktı sınırlarda katırla yapılan akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili. Katırla yapılan kaçakçılığın çok büyük oranlarda fazlası denizden ve diğer yöntemlerle yapılıyor. Akaryakıt kaçakçılığı için sınır kapıları, limanlar ve açık denizler kullanılıyor. Gemilerle yapılan kaçakçılık miktarının yaklaşık 500 bin ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Kaçak akaryakıt yıllık boyutunun vergilerle birlikte 8 milyar doları aştığı, devletin yıllık vergi kaybının 2,5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde satışa sunulan akaryakıtın yaklaşık yüzde 20’sinin kaçak olduğu düşünülüyor.
Başka çarpıcı bir gerçek ise son on yılda Türkiye’de toplam taşıt sayısı yüzde 77 artarken benzin tüketimindeki artış yüzde 9, motorin tüketimindeki artış ise yüzde 33’te kalmıştır. Bu aradaki fark devlet hazinesinin değil, kaçakçıların cebine, hatta Mehmetçiğe kalleşçe, haince kasteden bölücü terör örgütünün finansmanına gidiyor.
Bir de akaryakıt istasyonlarına kesilen cezalar var. Bunları niye tahsil etmiyorsunuz? Kamuoyunu yanıltmayın. Basında, zamları petrol dağıtım şirketleri yapıyormuş, indirimleri onlar uygulamıyormuş izlenimini veren haberler çıkıyor. Ben bunlara inanmıyorum, ancak doğruluk payı varsa ve siz bu şirketlerin haksız kazanç sağlamasına göz yumarak görevinizi yapmıyorsanız suç işliyorsunuz. Hükûmet sizsiniz, şikâyet eden de sizsiniz.
Kıymetli arkadaşlar, taşımacılık sektörü tabiri caizse kan ağlıyor, ancak AKP Hükûmeti yandaşları ihya etmekten ve kapalı kapılar ardında verdiği sözleri yerine getirme telaşından bu feryadı duymuyor. Geçenlerde İstanbul’da toplu taşıma ücretlerine yüzde 15 oranında zam yapıldı, yakında Ankara da yapar, diğer iller de yapar. Nasıl olsa seçimler bitti, kışa erzak, kömür dağıtmamız için kaynak lazım.
Hükûmete huzurlarınızda bir öneri sunuyorum: Gerçekten milletimizin, vatandaşlarımızın menfaatini düşünüyorsanız şehir içi ve şehir dışı toplu taşıma araçlarının kullandığı akaryakıttan aldığınız vergiyi düşürün hatta diğer ticari araçlarda da düşürün. Krizi geç fark etmenizin tesiri ile olacak, her gün bir paket açıklıyorsunuz, bir de bunu yapın, piyasa canlansın, insanlar işsiz kalmasın, içi boş paketleri açıklamaktan kurtulun. Her gün yüzlerce, binlerce esnaf kepenk kapatıyor, kredi bulamıyor, borcunu ödeyemiyor.
Siz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını koruyacağınız yerde global sermayenin sözcülüğünü yapıyorsunuz, mirasyedi evlat gibi bulduğunuz her şeyi ya satıyor ya kiralıyorsunuz. Zaten yerli piyasada sayısı her geçen gün artan uluslararası dev firmaların gücü, yüzde 99’u küçük işletme sınıfında yer alan yerli firmaların şansını zora sokuyor. Dolayısıyla taşımacılık sektöründen ekmek yiyen insanlarımızın güçlü altyapı ve sermayeye sahip ulusal ve uluslararası şirketlerle rekabet etmeleri mümkün bulunmuyor. En iyisi kendi araçlarını satabilirlerse o firmalara şoför olabilirler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 10 Haziran 2009