İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İstiklal marşı'nın kabulü ve mehmed âkif ersoy'u anma günü münasebetiyle

Mehmet Akif Paksoy

Kahramanmaraş Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 75. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Mart 2011 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Paksoy (MHP), 9 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ VE MEHMED ÂKİF ERSOY'U ANMA GÜNÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 560 kelime.

Mehmet Akif Paksoy (MHP, Kahramanmaraş). “İstiklal marşı'nın kabulü ve mehmed âkif ersoy'u anma günü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-paksoy-23-2011-03-09-istiklal-marsi-nin-kabulu-ve-mehmed-akif-ersoy-u-anma-gunu-munasebetiy (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilişinin 90’ıncı yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce vatan için, bayrak için bir gül bahçesine girercesine kara toprağa giren aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Değerli arkadaşlar, aziz Türk milleti; 12 Mart tarihinde kabul edilişinin 90’ıncı yılını kutlayacağımız İstiklal Marşı’mızı okurken veya dinlerken yüreklerimizin derinliklerinde hissetmemek ne mümkün. İstiklal Marşı, Türk’ün tarih sahnesine çıktığı binlerce yıllık zaman dilimindeki en son destanı olan Kurtuluş Savaşı destanının veciz bir ifadesidir. İstiklal Marşı, vatan şairi Namık Kemal’in “Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini. /Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?” çığlığına Gazi Mustafa Kemal’in “Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini. /Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.” şeklindeki cevabıdır.

İstiklal Marşı, Çanakkale Savaşlarında hilale üşüşen tek dişi kalmış güya medeniyetin tauna da zül rezil istilasına, Türk milletinin zamana meydan okuma nidasıdır.

Değerli arkadaşlar, Türk ve içinde Türk geçen ne varsa kaçınılmaya çalışılan bir dönemde, merhum Âkif’in hayatı ve fikirleri, içinde bulunduğumuz durum ve gelecek için bizlere yol gösterici olacaktır. Büyük Ortadoğu Projesi’nin ehlîleştirilmiş adı olan ve acı meyvelerini Orta ve Yakın Doğu’da görmeye başladığımız sözde Medeniyetler Arası İttifak Projesi bu bakımdan önemlidir.

Bu projenin Eş Başkanı sıfatıyla Sayın Başbakanın İstiklal Marşı’mızı yine, yeniden okumaları kanaatimizce faydalı olacaktır. Hangi medeniyetlerin hangi alanlarda hangi ittifakları yaptıkları, bu ittifakların kime hangi sonuçları doğurduğunu bilmek Türk milletinin, hatta tüm İslam âleminin haddi ve hakkıdır diye düşünüyoruz.

Partimizi, bölünme sendromundan beslenmekle, hatta gayriahlaki olarak, ana kuzularımızın şehadetinden nemalanmakla itham edenlerin İstiklal Marşı’mızı yine, yeniden okumaları faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Hatta “Asım’ın nesli” olmak babından, küllüyle Mehmed Âkif’i okumaları daha da faydalı olacaktır.

Bunu şunun için diyorum: Merhum Âkif, Yüce Peygamberimizin “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.” hadisi şerifinden hareketle:

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez,

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” demişti.

İnsan topluluklarını millet, milletleri de devlet yapan en yüce gaye –ki, biz buna ülkü diyoruz- kültür birliğidir. Kültür bizim inançlarımızı da, dilimizi de, örfümüzü de kapsayan, dünden bugüne, bugünden yarına bizi bir arada tutan en önemli unsurdur.

Bugün millet olmuş ama bir türlü hür ve müstakil devlet olamamış, devlet olmuş fakat gerçek manada bu tanıma ulaşamamış örneklere baktığımızda, öncesinde millet ve bu milletin kurduğu devletin temelindeki kültürü daha iyi anlıyoruz. Buna karşın, son yıllarda birlikten ziyade tefrikanın önemsendiğini görmekteyiz. Bu Hükûmet döneminde “36 etnisite” adı altında her gün başka bir fitnenin ucu ateşlenmeye, sonra da dönüp “Hani, bakın bölünmedik.” teraneleriyle aziz milletimiz kandırılmaya çalışılmaktadır. Bu teranelere gerek yok, aziz milletimiz biliyor ve iman ediyor ki her ne şart ve suretle olursa olsun, içten ve dıştan, her nereden gelirse gelsin hiçbir gaile onun birlik ve bütünlüğünü bozamayacak, Türkiye Cumhuriyeti devleti Gazi Mustafa Kemal’in veciz ifadesiyle “İlelebet payidar kalacaktır.” yani yurdumun üstünde tüten en son ocak sönmeden ay yıldızlı al bayrak daima parlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, İstiklal Marşı Türk’ün yeniden varoluş destanıdır. Türk’ten kimsenin korkmasına gerek yok, “Türk” bir ırkın, bir kavmin ismi olmaktan öte bir coğrafyanın, yukarıda zikrettiğim çerçevede kültür birliğine ulaşmış bir milletin ismidir. Anayasa’mızda da bu husus “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” şeklinde ifade edilmiştir. Bizler bu destana sadık kaldığımız müddetçe Merhum Âkif’in “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” duası kıyamete kadar kaim olacaktır.

Bu duygularla, ezelden ebede vatan için, bayrak için, Yemen’de, Galiçya’da, Filistin’de, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de, Kocatepe’de, Maraş’ta, Antep’te, Erzurum’da velhasıl aziz vatanda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 9 Mart 2011

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook