Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )
Eskişehir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2005 · 1.072 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Arıkan (CHP), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.072 kelime.
Mehmet Ali Arıkan (CHP, Eskişehir). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-arikan-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ ARIKAN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 26 ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun ve şahsımın görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün ülkemiz açısından büyük önemi haiz bir tasarıyı görüşmekteyiz. Değişimin süreklilik kazandığı, baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı dünyamızda bazı sektörlerin önemi daha da artmıştır. Önem kazanan sektörlerden biri de, sivil havacılık sektörüdür. Sivil havacılık sektörünün gelişmişliği ülkelerin refah düzeyleriyle paralellik arz eder. Takdir edeceğiniz üzere, yükselen ve önemleri artan sektörlerin etkin ve sağlıklı bünyesi, bu sektörlerde modern yönetim anlayışlarının benimsenmesiyle yakından ilgilidir.
Bu çerçevede, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yeniden teşkilatlanması büyük önem arz etmektedir. Tüm sivil havacılık sisteminin denetiminden sorumlu olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, havacılık personelinin lisanslarının düzenlenmesi, havacılık faaliyetlerinin ruhsatlandırılması, Türkiye'nin hava sahasındaki tüm uçuş hizmetlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri, Dışişleri Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüyle işbirliği içinde koordinasyonu sağlamakla görevli bulunmaktadır. Özetle, gelişmiş bir sivil havacılık sektörüne sahip olmanın temel aktörlerinden biri Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüdür. Bu nedenle, Genel Müdürlüğün ne derece etkili bir yönetim sergilediği, ne derece nitelikli kadrolara sahip olduğu son derece önemli olmalıdır.
Değerli milletvekilleri, geçen ay içerisinde bir özel havayolu şirketimizin başına gelenler Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü ülkemizin gündemine taşımıştır. Malumunuz olduğu üzere, Hollanda, bir özel havayolu şirketimizin uçuşlarına güvenlik gerekçesiyle yasak getirdi. Hollanda'nın bu uygulamasına Almanya, Fransa ve İsviçre de katıldı. Söz konusu uçuş yasağının kaldırılması için yetkililer Türkiye'den Hollanda'ya gittiler. Hollandalı ve Alman teknik heyetler söz konusu havayolu şirketlerinde incelemede bulundular. Ulaştırma Bakanı mekik diplomasisi yürüttü. Kamuoyuna yansıyan haberler, teknik yeterlilik koşulunun kanıtlandığı ve bu suretle yasağın kaldırıldığı yönünde oldu.
Değerli milletvekilleri, kısa vadeli düşünüp, "sorun aşıldı, her şey aynen devam etsin" demek son derece yanlış bir yaklaşım olacaktır. Aslında uluslararası bir krize dönüşen bu sorun tamamen Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü kaynaklıdır. Genel Müdürlüğün daha etkili bir yönetim sergilemesi, ulusal ve uluslararası platformda daha aktif olması gerekmektedir. Geçen ay vuku bulan olay mekik diplomasisiyle, çeşitli girişimlerle çözüme kavuştu; ama, yarın bu olay başka bir şirketimizin başına geldiği zaman ne yapacağız; bu sorunun tek yanıtı sorunun ortaya çıkmasına fırsat vermeden gerekli girişimlerde bulunmaktan geçmektedir. Bu nedenle, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün teşkilat ve görevlerinin yeniden yapılandırılması zarurîdir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün teşkilat ve görevlerinin yeniden yapılandırılması olumlu olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Önemli olan zihniyetin değişmesidir. Düşünce yapısı, bakış açısı değişmedikçe, hangi kanunî düzenleme yapılırsa yapılsın istenen amaca ulaşmak mümkün değildir. Bu çerçevede atılacak ilk adım, nitelikli kadroların görev başına getirilmesidir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yönetimine bakıyorsunuz, ilk genel müdür, iki genel müdür yardımcılığından biri vekâleten yönetiliyor, diğeri boş. Daire başkanlıklarının da durumu aynı; dört daire başkanlığından üçü ehliyetsiz -özür dilerim- başkanlar tarafından yönetiliyor, dördüncü başkanlığın da koltuğu boş.
Daire başkanlarının sivil havacılıkla ilgili eğitime sahip olmadıklarıyla ilgili iddialar, başkalarının yeterlilikleri hakkında çok ciddî endişeler yaratmaktadır. Yönetici kadroların konularında ehil, havacılık alanında bilgi ve tecrübe sahibi olmaları gerekmez mi? Bu hususların bir kez daha gözden geçirilmesi şarttır. Bugün görüştüğümüz kanun tasarısında bu çeşit durumların düzeltilmesine yönelik bir çaba görmemekteyiz.
Tasarıyla, kuruma genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı olarak atanacaklar arasına inşaat mühendisleri ile mimarlar da eklenmiştir. Bu, son derece ilginçtir. Bu tür düzenlemelerin Genel Müdürlüğün uğraş alanıyla nasıl bağdaştığını anlamakta zorluk çekmekteyim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde havacılık alanında eğitim veren birçok yüksekokul ve fakülte bulunmaktadır. Daha önceki konuşmalarımda da söylediğim gibi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sivil Havacılık Yüksekokulu, bu kuruluşların önemlilerinden biridir. Yüksekokul, Türk sivil havacılık sektörünün gelişim hızına paralel olarak, artan uluslararası sivil havacılık standartlarına uygun yetiştirilmiş, kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak üzere 1986 yılında eğitime başlamıştır. Öğrencilere uygulamalı eğitim yaptırmayı amaç edinen yüksekokulda uçak bakım merkezi mevcuttur. Bu merkez, toplam 7 500 metrekare kapalı alan ve 11 000 metrekare aprona sahiptir. Sivil havacılık kuruluşlarında bulunan çeşitli tipte uçakların bakım ve onarımları da bu merkezde yapılmaktadır.
Sivil Havacılık Yüksekokulunda üniversite düzeyindeki eğitim çalışmaları yanında Emniyet Genel Müdürlüğünün özel taleplerine uygun olarak helikopter pilotları ve teknisyenleri de yetiştirilmektedir. Ayrıca, kurumda, Türk Hava Yollarının pilot ihtiyacının karşılanabilmesi için, pilot adaylarına pilotaj eğitimi verilmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün ve Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan hava trafik kontrolü personelinin eğitimleri de burada verilmektedir. Havacılık sektöründe gelişme kaydetmek istiyorsak, bu kurumlarımıza gereken önemi vermeliyiz.
Konuşmamla ilgili hazırlık yaparken, Anadolu Üniversitesinin Değerli Rektörü Sayın Engin Ataç'ın da görüşlerini aldım. Sayın Rektör, kadro ihtiyacı içerisinde olduklarını, kadroların artırılması halinde de, yapılacak bazı yatırımlarla, Balkan ve Ortadoğu ülkelerine pilot yetiştirebilecek duruma gelebileceklerini ifade ettiler.
Değerli milletvekilleri, Eskişehir'deki örneğe benzer biçimde eğitim veren pek çok eğitim kurumumuz var. Bu kurumlara gereken önemi vermeli ve kurumlardan mezun olan gençlerimize sahip çıkmalıyız; elimizdeki imkânlardan azamî ölçüde yararlanmak için, ne gerekiyorsa, bir an önce yapmalıyız. Zira, Türkiye'deki yaklaşık 600 uçağın uçuş emniyetinden sorumlu olan Havacılık Genel Müdürlüğü, şu anda, eleman sıkıntısı çekmektedir. Müdürlük, yaklaşık beş ay önce, elindeki son teknisyeninin de istifasıyla, uçak denetimlerini teknisyensiz yapmak durumunda kalmıştır. Yaklaşık bir yıl önce, 6 olan kurumdaki pilot sayısı da, istifalar sonrasında 2'ye düşmüştür. Bu, son derece vahim ve üzüntü verici bir tablodur. Yaz sezonuna girildiğinde, Genel Müdürlük, ülkemiz havaalanlarına inen yerli ve yabancı yüzlerce uçağı, personeliyle nasıl denetleyecek?! Bunlara bir an önce çözüm bulmamız gerekmektedir.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün veciz sözünde ifade ettiği üzere, istikbal göklerdedir. Bu bilinç içerisinde, ülkemizde havacılık sektörüne önem vermeli ve bu alanda eğitilmiş gençlerimize sahip çıkmalıyız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde havacılık eğitimleri, okulların yanı sıra, sportif havacılık kulüpleri tarafından da verilmektedir. Genel Müdürlüğün gelirlerini belirleyen tasarının 26 ncı maddesi, sportif havacılık kulüplerini zorda bırakmaktadır; havacılık işletmeleri ve kulüplerinden sağlanan gelirler, her biri için 15-20 milyar lirayı bulmaktadır. Kulüpler ticarî maksatla çalışmadıklarından, bu giderleri karşılayacak gelirleri bulunmamaktadır, malî yapıları buna müsait değildir. Bu nedenle, kulüp şeklinde faaliyet gösteren havacılık kurumlarının bu gelirlerinin muaf tutulması ya da en azından bu gelirlerin cüzî bir kısmının kendilerinden alınması uygun olacaktır. Zira, bu kulüplerin bünyesindeki amatör maksatlı kullanılan uçakların değerleri ortalama 20-25 milyar lira civarında olup, bunun karşılığında bakanlıkça istenen bedeller uçakların fiyatlarına yakın gelmektedir. Amatör havacılık faaliyetlerinin teşviki için belirttiğim bu husus gözönünde bulundurularak gerekli düzeltme yapılmalıdır.
Sayın Bakanım, tabiî kendisi de…
Haa, hoş geldiniz Bakanım.
Dünkü konuşmamda da söylediğim gibi, sivil havacılığımızın gerekli olan eğitim ve bakım tesislerini kurarak, Türkiyemizi dünya uçak bakım üssü haline getirerek, ülkemizde Bakanlığınızın izini bırakın; çünkü, siz, eğitiminizle, tecrübenizle buna layık bir insansınız.
Bu duygu ve düşüncelerle, tasarının, sivil havacılık hizmetlerini daha etkili ve güvenli kılacak şekilde düzenlenmesi ve eksiklikleri ile aykırılıklarının giderilmesi temennisiyle, hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 24 Haziran 2005