İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Avukatlar günü nedeniyle

Mehmet Ali Özpolat

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Nisan 2003 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Özpolat (CHP), 3 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 507 kelime.

Mehmet Ali Özpolat (CHP, İstanbul). “Avukatlar günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-ozpolat-22-2003-04-03-avukatlar-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ALİ ÖZPOLAT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, tüm avukat meslektaşlarımın ve mensubu olmaktan onur duyduğum barolarımızın, Türkiye Barolar Birliğinin değerli yöneticilerinin Avukatlar Gününü yürekten kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

Bu günün, sadece avukatların değil, hukuk devletine, hukukun üstünlüğü ilkelerine, yargının yansız ve bağımsız olması gereğine ve savunmanın kutsallığına inanan tüm hukukçuların da günü olduğuna inanıyor ve tüm hukukçularımızı kutluyorum.

Türkiye Barolar Birliği temsilcilerinin, 5 Nisan 1958 tarihinde, İzmir'de, Türkiye Avukatlar Birliğinin statüsünün hazırlaması için yaptıkları toplantıda, 5 Nisanın Avukatlar Günü olarak kabulüne karar verilmiştir ve o günden bugüne de kutlanıyor, adaletin sorunlarının yüksek boyutta tartışıldığı bir gün olarak yerini almış bulunuyor.

Avukatlığın ve savunmanın tarihi, ülkemizde de, dünyada da çok eskilere dayanmaktadır. Savunma, tarih boyunca, bir hak olarak değerlendirilmiş ve savunma hakkı, insan hak ve özgürlüklerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilerek, yasalarda, anayasalarda ve uluslararası belgelerde yer almıştır.

İnsanlar, haklarını güvence altına alabilmek, hukuku üstün ve egemen kılmak, hukuk devletini bütün kurum ve kurallarıyla yerleştirmek için, tarih boyunca, zorlu mücadeleler vermişlerdir; kısaca, hak ve özgürlüklerin çiğnendiği, sınırlandığı ve baskı altına alındığı zaman, savunma hakkı kullanılmıştır.

Temel insan haklarından biri olan savunma hakkı, adaletin dağıtılması ve gerçekleştirilmesinde, hukuk sistemimizin vazgeçilmez bir unsurudur. Savunma görevi üslenen avukatlar, bir taraftan hukuk sisteminin işlemesini sağlarken, diğer taraftan, insan onurunu da korumaktadırlar. Niteliği gereği, yüce bir meslek olan avukatlığın, ülkemizde, ileri meslek standartlarına ve çağdaş çalışma koşullarına kavuşturulması, hukuk devleti olmanın bir gereğidir.

Bugün, insan haklarına dayalı bir hukuk devletinden söz edebilmek için, öncelikle, özgür, bağımsız ve güçlü bir savunmanın yaşama geçirilmesi şarttır. Adalet, nasıl, bir ülkenin temeli ise, savunma da adaletin temelidir; Adalet-savunma-karar üçlüsünden oluşmaktadır. Bu üçlünün dengesi ve tekniği, yargının iyi işlemesini ve adil yargılamayı sağlar. Bu nedenledir ki, 2001 yılında, Avukatlık Yasasının 1 inci maddesinde yapılan değişiklikle "avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder" hükmü getirilmiştir.

Avukatların, meslek örgütü olan baroların varlık nedeni de, öncelikle, meslek mensuplarına güvence sağlamanın ötesinde, savunmayı bağımsız ve etkin kılmaktır; çünkü, etkin ve bağımsız savunma, hukuk devletinin olmazsa olmaz koşullarındandır.

Bu nedenledir ki, savunma hakkının güvencesi olan barolar ve Türkiye Barolar Birliği üzerindeki yürütme erkinin vesayeti tamamen kaldırılmalı ve savunma kurumu, Anayasada "yargı" bölümü içerisinde ye almalıdır.

Diğer taraftan, Avukatlık Yasasının 2 nci maddesinde, yargı organlarına ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, avukatların görevlerini yerine getirmelerinde yardımcı olma zorunluluğu ve avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunma yükümlülüğü getirilmiş olmasına rağmen, uygulamada güçlüklerle karşılaşıldığını bilmekteyiz. Bu engellemelere bir an önce son verilmelidir; çünkü, bu maddenin işlerlik kazanması, adaletin daha hızlı, doğru ve etkin şekilde gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır.

Diğer yandan, zor koşullarda, çok onurlu ve kutsal bir mesleği icra eden avukatlar, sağlık ve sosyal güvenlik açısından da yeterli bir güvenceye maalesef sahip bulunmamaktadırlar. Yüce Meclisimizin, bu yasama döneminde, avukatlarla ilgili bu sorunu çözeceği inancındayım. Ayrıca, kamu görevlisi olarak hizmet veren kamu avukatları, çağdaş ve demokratik bir hukuk devletinde rastlanmayacak statüde ve gelir düzeyinde çalışmaktadırlar. Bu haksız uygulamaya da son verilerek, kamu avukatlarının statü ve özlük haklarıyla ilgili gerekli düzenleme bir an önce yapılmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 3 Nisan 2003

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook