İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 54. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Mart 2003 · 1.383 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 24 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 1.383 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Başbakanlık Diyanet İşleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Danıştay Başkanlığı üzerinde, hem iktidar hem de muhalefet gruplarına mensup 9 arkadaşımız, çok değerli fikirlerini ortaya koydular, kendilerine teşekkür ediyorum. Tabiî ki, önerilerinden, tespitlerinden hükümet olarak istifade edeceğiz.

Vaktim çok sınırlı olduğu için, izin verirseniz, bana yöneltilen sorulara kısa kısa cevaplar vermek istiyorum:

Sayın Güney, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Yılmaz'ın, neden görevinden istifa etmek zorunda kaldığını belirttiler ve "siyasî baskı yapıldı bana" şeklindeki bir açıklamasını beyan ettiler. Hemen şunu ifade etmek istiyorum ki, ne hükümetimizce ne diyanetten sorumlu Devlet Bakanımız -ki, şu anda yurtdışı bir görev sebebiyle Almanya'da bulunmaktadır- Sayın Aydın'dan, Diyanet İşleri Başkanımıza herhangi bir baskı olmamıştır. Kendisi, Sayın Güney'in de ifade ettiği gibi, onbir yılı aşkın bir süre bu görevi yürütmüştür. Bu makamlar hiç kimsenin tapulu malı değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bakın, burada 2 Diyanet İşleri eski Başkanı milletvekili arkadaşımız vardır. Onlar da bu görevde bulunmuşlar, milletimize, Diyanet camiasına görev ifa etmişler, zamanı gelince de, ya emekliliğini isteyerek ya istifa ederek bu görevlerinden ayrılmışlardır. Ancak, Sayın Yılmaz'ın bu kadar önemli bir görevden ayrılırken "bana siyasî baskı yapılıyor" sözünü kendi ağzından bizzat duymuş değilim; ama, eğer böyle bir şey söylemişse, asıl siyaset budur. Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış olan bir kişinin "siyaset" kelimesini menfî yönünden de olsa ağzına almaması gerekirdi diye düşünüyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

İstanbul Milletvekili Sayın Recep Koral Bey "camilerde merkezî sistemden yayın yapılıyor. Acaba, biz, o camilerde görev yapan din görevlisi arkadaşlarımıza itimat etmiyor muyuz" şeklinde bir soru yönelttiler. Hemen şunu ifade edeyim: Camilerimizde, Kur'an-ı Kerim, bizzat görevliler tarafından okunmaktadır; ancak, arzu edildiği takdirde, merkezî sistemle çok daha güzel bir tilavetle Kur'an okunduğu takdirde merkezî sisteme bağlanılmaktadır; ama, merkezî sistemle vaaz sistemi de uygulanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanvekilimizden, bu konuda bir mecburiyetin olmadığı şeklinde bir not tarafıma iletildi; ben de sizlerle bunu paylaşmak istiyorum.

Ayrıca, amatör spora değindi Sayın Koral. Türk güreşinin daha iyi noktalarda bulunması gerektiğini temenni ettiler; birtakım kamu kuruluşlarımızın, sporumuza, özellikle amatör sporumuza destek verdiğini söylediler ve devlet, acaba, amatör sporların ve sporun daha da gelişmesi için ne gibi katkılar yapacak, anlamına gelen beyanlarda bulundular.

Kuşkusuz, devletimiz -biraz önce konuşan arkadaşlarımız da Anayasanın ilgili maddelerini ifade ettiler- sporun gelişmesine, gençliğin iyi yetişmesine dair görevler yüklenmiştir Anayasayla; ancak, çağdaş ülkelere baktığımız zaman, sporun gelişmesinde, artık, devletler, kendilerini, düzenleyici, denetleyici konumuna çekmekte, sporun beklediği hizmetlerin özel sektör tarafından yapılması, yerel yönetimler tarafından yapılması ve özellikle, spor federasyonlarının özerkleştirilmesi gibi bir metot uygulamaktadırlar.

Biz, hükümet olarak, sporda çok ciddî atılımlar yapmayı amaçladık. O bakımdan, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün ilgili yasasında bu doğrultuda değişiklikler yaparak -biraz önce söz alan değerli arkadaşlarımız da kürsüde ifade ettiler- sponsorluk yasasını yeniden gözden geçireceğiz. Özellikle işadamlarımızın, sanayicilerimizin spora destek vermelerini sağlayacak birtakım düzenlemeler yaparak, bunu özendireceğiz birtakım tedbirlerle. O bakımdan, ileri Batı ülkelerinde olduğu gibi, özel sektörü sporun içerisine çektiğimiz takdirde -tabiî ki, devletin desteği de olacaktır ama- asıl, özel sektörü bu işin içerisine soktuğumuz takdirde, sporda çok daha ciddî adımlar atacağımıza, atılımlar meydana getireceğimize inanıyorum.

Yine Sayın Koral, yeniden yapılanmayı sordu. Gerçekten, bugün saat 10.00'da Bakanlar Kurulu toplantımız vardı. Bakanlar Kurulu toplantımızın ilk gündem maddesi, kamu reformu taslağı idi. Ben, tabiî, bu toplantı için ayrıldım. Hükümet olarak, Acil Eylem Planımızda öngördüğümüz şekilde, merkezî sistemin -kamu sisteminin- yeniden gözden geçirilmesini, devlet personel rejimi konusunda beklenen bir yasal düzenlemenin gerçekleştirilmesi ve özellikle, merkezdeki yetkilerin önemli bir bölümünün, kaynaklarıyla birlikte yerel yönetimlere aktarılmasını amaçlayan bu paketi tasarı haline getiremedik; halen taslaktır; ama, şu anda Bakanlar Kurulunun gündemindedir. Önümüzdeki günlerde, inanıyorum ki, Bakanlar Kurulundan bir tasarı halinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk etmiş olacağız.

Bu, devlette küçülmeyi... Başbakanlık bütçesi üzerinde biraz önce görüşler ifade edildi. Gerçekten, Başbakanlık, birçok yetkilerin ve kaynakların kendisinde temerküz ettiği bir yapı haline gelmiştir. Bu hükümeti, aslında, tebrik etmek gerekir; şu bakımdan: 38 bakanlığı 22'ye indirmişiz, Başbakanlığa bağlı olan kuruluşların önemli bir bölümünü icracı bakanlıklara bağlamışız. Hatta, 59 uncu hükümet kurulduğunda 32 olan bu bağlı kuruluş sayısı, şimdi, 31'e iniyor. Avrupa Birliği Genel Sekreterliğini de Dışişleri Bakanlığına bağladık, bu, bütçede yoktur; şimdi, önerge verdik; inşallah, oylarınızla bu da kabul edilirse, Başbakanlığa bağlı ve ilgili kuruluşların sayısı da azalmış oluyor. Böylece, Başbakanlığı koordine eden bir makam haline getirmeyi planladık. Bu konuda da yasal düzenleme yapılmadan yapılabilecekleri yaptık. Şimdi, yasal düzenlemeyle yapılabilecekleri de tasarı halinde önünüze getireceğiz. İnşallah, iktidar, muhalefet bu adımları hep birlikte atacağız.

Evet, Sayın Özmen'in, muharrem ayında da TRT'de dinî yayın yapılsın temennisi var. Kuşkusuz, bunda hiçbir beis yok; ama, bu yayınları TRT yapmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu hususu, bu talebi not olarak almıştır, TRT yetkilileriyle görüşecektir.

Sayın Aydın, lojmanlarla ilgili bir soru sordu; ama, tam anlayabilmiş değilim. Bazı milletvekillerinin, yani, 21 inci dönemde milletvekili olan ve şimdi de milletvekilliği yapan bazı arkadaşlarımızın, hâlâ, lojmanlarda oturmakta olduklarından bahsettiler zannediyorum...

ENVER ÖKTEM (İzmir)Onların hepsi AKP'li...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Efendim?..

Şimdi, biliyorsunuz, lojmanlar, artık, Maliye Bakanlığına intikal etmiştir. Lojmanlar satılana kadar lojmanda oturabilirsiniz diye Maliye Bakanlığının bir yazısının geldiğini hatırlıyorum. Ben de oturuyordum, çıktım; ben de sizler gibi kiralık bir eve taşındım; ama, bazı arkadaşlarımız, eğer, oturmaya devam ediyorlarsa, 690 000 000 lira aylık kira ödeyerek oturmaya devam ediyorlar, satıldığı an veya satışla ilgili işlemler başladığı anda çıkacaklardır.

Bursla ilgili bir soru yöneltildi. Zannediyorum, Devlet Bakanımız Sayın Atalay'ın görev alanına giriyor. Bu konuda sizleri tatmin edici bir cevap vermemekten çekiniyorum; o bakımdan, Sayın Atalay'la da hemen temas kurarak, Sayın Hasan Aydın'ın bu sorusuna yazılı olarak cevap vermeyi planlıyorum.

Sayın Ekmekçioğlu'nun, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün yatırımlarıyla ilgili bir sorusu oldu.

Değerli arkadaşlarım, dün, Maliye Bakanımız da burada ifade ettiler: 2003 yılı bütçesi, kuşkusuz, ekonominin içinde bulunduğu şartlar gereği, arzu ettiğimiz yatırımları yapacak büyüklükte bir bütçe değildir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün geçmişte yapmış olduğu, bitmiş 28 tane yatırımının açılış programını şu anda yapıyoruz. Yüzde 75'i tamamlanmış olan yatırımları bu sene bitirmeyi amaçlıyoruz. 2003 yılı bütçesi ve bu bütçede ortaya konulan dengeler muhafaza edildikten sonra, biz inanıyoruz ki, 2004 yılında, Türk ekonomisi rahatlayacaktır. 2004 yılından itibaren, hem Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde hem de yatırım bekleyen diğer kurumlarımızda çok daha fazla yatırım yapma imkânına kavuşmuş olacağız.

Hac organizasyonuyla ilgili bir soru yöneltilmişti. 2003 yılı hac organizasyonu Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yapıldı; ama, şunu belirtmek zorundayım ki, dünya ülkeleri çerisinde bu hac organizasyonunu en iyi yapan kuruluşlardan biri ve belki de başta geleni Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Ancak, bazı şikâyetlerin geldiği ifade ediliyor. Bunlar, zannediyorum, seyahat acentelerinin organizasyonunda yaşanmıştır; ama, bildiğim kadarıyla, bu seyahat acentelerinin organizasyonundan da Diyanet İşleri Başkanlığı sorumludur. Bu konuda gerekli uyarı ilgili arkadaşlarımıza yapılacaktır.

Sayın Çiçek, Diyanet İşleri Başkanlığıyla ilgili bir soru yöneltti; ancak, bu sorusunu yöneltirken, biraz önce, burada, kendisini dinlediğimiz Ankara Milletvekili Sayın Değerli'ye de atıfta bulundu. Bu hassas konuya daha fazla girmek istemiyorum. Sayın Çiçek'in de belirttiği gibi, Diyanet İşleri Başkanlığı cumhuriyetimizle yaşıt bir anayasal kurumumuzdur. Cumhuriyetle kendisine hangi görev verilmişse, hangi statüye oturtulmuşsa şu anda da bu statüde devam etmektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız, zaman zaman "biz, cumhuriyeti kuran partiyiz" demektedirler. O halde, şu andaki, şikayet ettikleri Diyanet İşleri Başkanlığının statüsü kendilerinin eseridir; ama, biz, AK Parti iktidarı olarak, aksayan yönleri değiştirmek için Diyanet Teşkilat Kanununda ciddî çalışmalar yapıyoruz. Nitekim, diyanetten sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Aydın da bu konuda kamuoyuna açıklamalar yapmıştır. Sayın Değerli'nin, ifade ettiği noktada birtakım adımları atma noktasında, kendisi kararlıdır. Bu şikayetleri de bu itirazları da kuşkusuz ki, yeni yapılanmada dikkate alacağız.

Devlet personel sınavıyla ilgili olarak Sayın Kart bir soru yöneltti. 1999 yılında ilk kez devlet memurları sınavı yapıldı. Geçtiğimiz hükümet döneminde, süresi dolduğu halde bunun süresi uzatılmıştı, biliyorsunuz VE 392 000 kişi kazandı gösterildi geçtiğimiz dönemde, şu ana kadar bu sınavı kazanıp da kamu kurumlarına yerleştirilmiş olan kişi sayısı 72 000'dir. Demek ki, 320 000 civarında, bu imtihana girip de kazanan, insanlara devlet herhangi bir iş verememiş durumdadır.

Daha önceki hükümet döneminde yapılan bir değişiklikle, ÖSYM, hem bu sınavları yapmakta hem de yerleştirme işini yapmaktadır. Dolayısıyla, şu anda, Devlet Personel Başkanlığı bu konuda herhangi bir görev üstlenmiş değildir, hem sınav hem de yerleştirme görevi, tamamen, Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezine bırakılmıştır.

Sayın Keskin "Hac için deniz ve karayolu ne zaman açılacak" diye sordu; ama, yani, şu günlerde herhalde açılması hiç düşünülemez de ileride inşallah olur.

Bunun dışında şu anda bana tevcih edilmiş...

ALİ TOPUZ (İstanbul)Sayın Başkan, süresi yok mu?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Sürem doldu mu Sayın Başkan?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 24 Mart 2003

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook