2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 33. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Aralık 2005 · 1.476 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD., VAKIFLAR GENEL MÜD., DEVLET PERSONEL BŞK., BAŞKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, DANIŞTAY BAŞKANLIĞI IV TUR)); konuşma 1.476 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-genclik-ve-spor-genel-mud-vakifl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; bu turda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Devlet Personel Başkanlığı, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığı ve Danıştay Başkanlığı bütçeleri üzerinde görüşmeler yapıyoruz.
Konuşma sürem 45 dakika; ancak, ben, 45 dakikayı kullanmayacağım. Bir 10 dakika içerisinde söyleyeceklerimi toparlamak istiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar) Çünkü, gruplar adına yapılan görüşmelerde saydığım kurumlarımızın hangi amaçla kurulduklarını, hangi görevlerle yükümlü olduklarını ve bizim dönemimizde hangi icraatların ortaya konduğunu gayet güzel anlattılar. Tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Tekrar olmasın diye bunları söylemeyeceğim. Ancak, soru niteliğinde de olsa, eleştiri amaçlı da olsa, tabiî, daha iyisi olsun diye eleştiri niteliğinde de olsa arkadaşlarımızın bazı değerlendirmeleri oldu, onlarla ilgili görüşlerimi arz etmek istiyorum.
Zonguldak Milletvekili arkadaşımız Sayın Harun Akın, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde görüşürken, bütçenin çok düşük olduğunu ifade ettiler; ancak, bir önceki yılla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 2006 yılı bütçesini kıyasladığımızda yüzde 19 gibi bir artış olduğunu göreceksiniz. Ancak, spor alanına sadece devletten kaynak aktararak sporun gelişmesini sağlayamazsınız. Mutlaka sponsorluk kapsamını genişletmeniz ve bu alana yatırım yapacak olan kişileri yönlendirmeniz gerekiyor. O nedenle, biz, iktidarımız döneminde, sizlerin de destekleriyle, sponsorluğun kapsam alanını genişlettik, sponsorluk müessesesinden yararlanmak isteyenlerin işlerini kolaylaştırdık. Sanıyorum, şu ana kadar, bu yasa çıktıktan sonra -en son rakamları gelmedi; ama- 20 trilyon Türk Liralık bir kaynağı, sponsorluk yoluyla, spor kulüplerimiz, federasyonlarımız temin etme imkânı buldular. Eğer, tanıtımı çok iyi yapılabilirse, çok iyi değerlendirilebilirse, çok önemli bir kaynağı, böylece, sponsorluk müessesi kanalıyla da kullanmış olacağız. Zaten, çağdaş dünya, sporla ilgili kaynağını daha çok bu yolla temin ediyor.
Amatör spor kulüplerimizin kapanmakta olduğunu ifade etti Sayın Akın. Hemen şunu ifade edeyim ki, bizim dönemimizde, kulüp sayısında bir azalma olmamıştır, 738 adet artmıştır kulüp sayısı. Belki bunun içerisinde, işleri yürütemediği için kapanan kulüpler olmuştur; ama, kulüp sayısında azalma yoktur, neredeyse, 1 000'e yakın bir artış vardır.
Ayrıca, biz göreve geldiğimizde lisanslı sporcu sayımız 278 047'ydi, şu anda 776 000'dir. Bu, yüzde 265 bir artış demektir. Yeterli mi; kuşkusuz ki değil. Nüfusumuza göre, bizim, lisanslı sporcu sayısını daha da artırmamız gerekiyor. İşte, Okul Sporları Federasyonunu kurduk; şimdi okullarımızda spor kulüpleri oluşuyor ve öğrencilerimiz lisanslı sporcu haline getiriliyor. Şu anda, en son rakamlara göre, 1 200 000'e ulaşmıştır lisanslı sporcu sayımız. Bunu 5 000 000'a, 10 000 000'a çıkarmak durumundayız; çünkü -biraz önce Sayın Akın da misal verdi- işte, nüfusu belki 80 000 000 falan Almanya'nın, ama, 30 000 000'a yakın da lisanslı sporcusu var. O bakımdan, bizim, bu açığı mutlaka kapatmamız gerekir. Değerlendirmesine, eleştirisine katılıyorum; ancak, biz, ciddî mesafe aldık. Biz de, kendisi gibi, bu mesafeyi yeterli görmüyoruz. Bunu ifade etmek istiyorum.
Ayrıca diğer arkadaşlarımız da dile getirdiler; şöyle söylendi: Türk sporu iyi gitmiyor... Cevap, Türk Millî Futbol Takımı dünya kupası finallerine katılamadı. Ancak, bu, sporu sadece futboldan ibaret sayan bir mantığın ürünüdür. Spor, sadece futboldan ibaret değildir. Evet, futbolda dünya kupası finallerine gidemiyoruz; ama, Bayan Voleybol Millî Takımımız dünya kupası finallerine gitme hakkını elde etti, gidecek, önümüzdeki yıl dünya kupası finallerine katılacak; kendilerine başarılar diliyoruz.
Erkek Basketbol Millî Takımımız da, önümüzdeki yıl ağustos ayında Japonya'da yapılacak olan dünya kupası finallerine gitme hakkını elde etti; onlara da başarılar diliyoruz. Demek ki, diğer spor dallarında dünya kupasına gidecek performansı bizim sporcularımız göstermişlerdir.
Futbolda niye gösteremedik; bir gol daha atsaydık gösterecektik. Bir gol... Bir golü atamadık.
ASIM AYKAN (Trabzon)Grupta yaptığınız dua noksan kaldı demek ki...
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Efendim?..
ASIM AYKAN (Trabzon)Grupta yaptığınız dua noksan kaldı.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Evet. Bir gol daha atsaydık gidiyorduk.
Şiddet Yasası… Tabiî, özellikle futbol maçlarında, hâlâ bizi rahatsız eden birtakım olaylar olmaya devam ediyor. Biliyorsunuz, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasayı buraya sevk etmiş, birlikte, iktidar muhalefet elbirliğiyle o yasayı çıkarmıştık.
Bugün, Emniyet Genel Müdürlüğü sözcüsü arkadaşımız Sayın İsmail Çalışkan bir basın toplantısı yapmış, biraz önce bana metnini gönderdi. Bu konuyla ilgili bir soru üzerine… 5149 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun uygulanması sonucu 1 002 şahıs hakkında fanatik ve holigan davranışlarda bulundukları gerekçesiyle işlem yapılmıştır, bunların kimine yasanın öngördüğü para cezası verilmiştir, kimi de müsabakalardan men cezasına çarptırılmışlardır. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bir bilgi bankası kurduk; çünkü, yasa onu öngörüyordu. Şimdi, kimler hangi maçlarda hadise çıkarır, artık, bu bilgi bankası kanalıyla, biz, bunları tek tek tespit ettik. O bakımdan, bu tür şiddet olaylarının üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü olarak, tabiî ki, İl Güvenlik Kurullarının da kararıyla, daha ciddî şekilde gidilecektir. Hatta, Sayın Çalışkan, Avrupa Konseyi tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğünün sporda şiddete yönelik çalışmaları nedeniyle, kendilerine tebrik geldiğini de bugünkü açıklamasında ifade etmiş. Tabiî ki, biraz da insan malzememizle ilgili bunlar değerli arkadaşlar. Yani, ne kadar yasa çıkarırsanız çıkarın, ne kadar ceza öngörürseniz öngörün, eğer insan malzemeniz eğitim yoluyla belirli bir noktaya getirilememişse, işte, bir televizyonu, canlı yayında, ellerinde bira şişeleri, basabiliyorlar. Kim bunlar; bu ülkenin çocukları, İzmir'de, Karşıyaka'da.
Ben, İzmir Universiade'la ilgili Karşıyaka'da birçok spor müsabakasını izledim ve İzmirli seyircilere, İzmirlilere gerçekten hayran olmuştum. Ben, bunların istisna olduğunu düşünüyorum. İzmirlilerin spora ne kadar destek verdiklerini, bir seyircinin bir maçı nasıl izlemesi gerektiği konusunda ne güzel örnekler verdiklerini yakinen biliyorum; ama, işte, birkaç sorumsuz gencin bir televizyonu canlı yayında basmaları, tabiî, hepimizi üzmüştür.
Tabiî, sporun dışında, konunun eğitim boyutu da var. Onu ifade etmek istiyorum. Çocuklarımızı ve gençlerimizi her bakımdan çok iyi yetiştirmek mecburiyetindeyiz, onları başıboş bırakmamalıyız. Yani, Millî Eğitimin görev alalına giren konular da var -onu ifade etmek istiyorum- sporla birlikte.
Sayın Akın, Fatih Terim'in açıklamalarından bahsetti; işte, bugün gazetelere yansımış. Sayın Fatih Terim, aslında, bizim ortaya koymuş olduğumuz bir projeyi dillendirmiştir, dün dile getirmiştir, bizim bilgimiz dahilindedir. "Biz, okullara kadar inerek, başarılı sporcuları tespit edip, Türk sporunu ve futbolunu daha da geliştirmek istiyoruz" demiştir. O, bizim projemizdi. Bizim bilgimiz dahilinde bir açıklamadır, bize rağmen yapılmış bir açıklama değildir. Onu ifade etmek istiyorum.
Hatay Milletvekili arkadaşımız Sayın Gökhan Durgun Bey, yoksulluğun, işsizliğin bittiğini söylüyorsunuz; ama, Vakıflar Genel Müdürlüğünün aşevlerinden de sürekli yardım yapıyorsunuz, işte, sıcak yemek gönderiyorsunuz falan dedi.
Tabiî, yoksulluğun ve işsizliğin bittiğini falan söylemedik, söyleyemeyiz.
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Hiç söylemedik.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Dün, ben, buradaki konuşmamda da ifade ettim, Türkiye'nin, tabiî ki, bu alanda problemleri var; işsizlik ülkenin en önemli sorunlarından biri. İşte, bunu önlemek için neler yapılması gerektiğini burada defalarca ifade ettik; ancak, bunlara da ihtiyacımız var.
Benim söylemek istediğim şudur: Bu ülkede bir dilim ekmeğe muhtaç insan varsa -affedersiniz- kursağından bir kaşık sıcak çorba girmeyen insanlar varsa, onlar için bizim bu müesseseleri ayakta tutmamız gerekir. Bu müesseseler onun için vardır. 94 yerde Vakıflar Genel Müdürlüğünün imarethaneleri, aşevleri bunun için vardır. Dün, nitekim, bir arkadaşımıza, eğer, senin seçim bölgende, çöplükten ekmek arayarak karnını doyurmak isteyenler varsa onları bize bildirin, hemen, Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, evine sıcak yemeği gönderelim derken bunu kastetmiştim.
Değerli arkadaşlarım, tabiî, Dursun Akdemir Bey, Devlet Personel Başkanlığıyla ilgili çok değerli bir konuşma yaptı. Çok teşekkür ederim; çok iyi incelemişler, işin püf noktalarını tespit etmişler. Önemli bir bölümünü ben not aldım. Bir kısmını kendisine yazılı olarak göndereceğim. Zaten, kendisi de yazılı soru önergeleriyle, sözlü soru önergeleriyle temayüz etmiş bir arkadaşımızdır. Ben, zaman zaman, sorularına da cevap veriyorum.
Ancak, kamunun yeniden yapılanması konusunda, kendisinin de ifade ettiği gibi, biliyorsunuz, Kamu Yönetimi Temel Kanununu çıkardık; ama, Sayın Cumhurbaşkanımız bazı maddeleri sebebiyle geri gönderdi. Orada öngördüğümüz bazı düzenlemeleri biz daha sonra müstakilen yaptık. İşte, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılarak, taşra teşkilatının il özel idareleri bünyesinde değerlendirilmesi; bu konuyla ilgi yasa çıktı, biliyorsunuz; uygulanıyor. Büyükşehir Belediye Yasası, İl Genel Meclisi Yasası, Belediyeler Yasası bu bağlamda çıkması gereken yasalardı, bunları çıkardık. Aynı işi yapan birden fazla kurum olmasın demiştik orada. Nitekim, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünü, biliyorsunuz, Toplu Konut İdaresi bünyesine kattık. Böylece kamuda tasarrufu sağlamak için yaptık bütün bunları.
Mesela, orada, biz, ombudsmanlık müessesesini öngörmüştük. Veto edilmişti; ama, şimdi, işte, Meclise sevk ettik; ombudsmanlık, yani, kamu denetçiliği kurumu kurulmasıyla ilgili kanun tasarısını da buraya sevk ettik. Yani "kamu yönetimi alanında neler yapıyorsunuz" diye sormuştu; işte, bunları yaptık, daha da yapacaklarımız var. Belki, en önemlisi, Kamu Personel Kanunuyla ilgilidir. Bu konuyla ilgili uzun süredir üzerinde çalıştık. Yeni personel kanunu tasarısını, ben, Bakanlık olarak, Başbakanlığa havale ettim. Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü kurumların görüşlerini istedi. Sanıyorum 50'ye yakın görüş geldi. Yüksek yargı organlarımızdan Danıştay, Yargıtay da görüş bildirdi. Ben bizzat kendim inceledim onları. Bütün bu görüşleri inceleyerek, bu tasarıyı yineden gözden geçireceğiz, haklı talepleri bu tasarıya yansıtmak suretiyle, Bakanlar Kurulunun imzasına açarak Parlamentoya göndereceğiz.
Bu, uzun süredir beklenen, gerçekten -arkadaşlarımız dile getirdiler- kamu personeli arasında, haksız şekilde, birtakım farklılıklar uygulanıyor; özellikle maaş ve ücretlerinde; bunları nasıl gideririz sorusunun cevabını teşkil etsin diye hazırlandı.
Ben detaylarına giremeyeceğim; çünkü, size söz vermiştim; 3 dakika da geçti; diğer sorular var, arkadaşlarımızın tespitleri var.
Bütün bunları ilgili arkadaşlarımız tespit ettiler. Aslında, benim de önümde bu notlar var. Bunları kendilerine yazılı olarak takdim edeceğim.
Ben, tüm kurumlarımızın bütçelerinin, kendilerine, 2006 yılı için hayırlı olmasını diliyorum, başarılı hizmetler diliyorum, hepinize hayırlı akşamlar temenni ediyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 16 Aralık 2005