İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · SALI

İsviçre milli maçı sonrası çıkan olaylar nedeniyle fifanın verdiği karar hakkında

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Şubat 2006 · 979 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSVİÇRE MİLLİ MAÇI SONRASI ÇIKAN OLAYLAR NEDENİYLE FİFANIN VERDİĞİ KARAR HAKKINDA); konuşma 979 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “İsviçre milli maçı sonrası çıkan olaylar nedeniyle fifanın verdiği karar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2006-02-14-isvicre-milli-maci-sonrasi-cikan-olaylar-nedeniyle-fifanin-verdigi-kar (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Ankara Milletvekili arkadaşımız Sayın Yakup Kepenek, Türkiye-İsviçre maçı sonrası yaşananlarla ilgili bir değerlendirme yaptı; ayrıca, Türkiye'de sporun içinde bulunduğu durumun ve özellikle amatör sporun kendi çerçevesinden kısa bir değerlendirmesini yaparak fotoğrafını ortaya koydu. Ben, böylesine, benim Bakanlığımı ilgilendiren bir konuyu gündeme taşıdıkları için kendilerine teşekkür ederim. Her zamanki nezaketi içerisinde düşüncelerini ortaya koydular. Özellikle sporun bir sevgi olduğunun altını çizdiler. Kuşkusuz ki, bu cümleye, bu temenniye katılmamak mümkün değil. Aynı zamanda, spor bir kültürdür; çünkü, eğer, sporu, hayatımıza yön veren, bizi centilmenliğe, başkalarının da hak ve hukukuna riayet etmeye sevk eden bir kültür olarak algılayamazsak, toplum olarak bu seviyeye gelemezsek, biraz önce Sayın Kepenek'in de ifade ettiği bazı olumsuzlukları, bundan sonra da, zaman zaman yaşamak durumunda kalırız.

Lütfen hatırlayınız, bundan yıllar önce -yıllar önce derken, belki bir on yılı geçmedi- futbolun beşiği olarak bilinen İngiltere bile, Avrupa kupalarına, şampiyonalarına, uzun süre katılmama cezasına çarptırılmıştı; ama, tabiî, İngiltere, bütün bu yaşananlardan dersler çıkardı; sporun bir sevgi olduğu, aynı zamanda bir kültür olduğu konusundaki eksikliklerini büyük ölçüde tamamladı. Bizim bu konuda yapmamız gereken başkaca işler olduğunu, bu konuda atmamız gereken adımlar olduğunu, bir kişisel düşünce olarak huzurunuzda ifade etmek istiyorum.

Tabiî, FIFA'nın Türkiye'ye vermiş olduğu cezanın, Sayın Kepenek, çok ağır olduğunu ifade etti; bu konuda benimle paralel düşündüğünü tespit ettim. Tabiî, o maçın başlangıcından sonucuna kadar bazı hatalar yapılmıştır. Maçın hemen akabinde, bu konuyla ilgili tespitlerimi kamuoyuyla paylaşırken, ben de aynı tespitleri yapmıştım; ancak, bilindiği gibi, o organizasyonun Türkiye'deki sorumluluğu özerk futbol federasyonudur.

Sayın Kepenek iki cümle kullandı üst üste "Sayın Bakan, İsviçre maçını iyi yönetememiştir" dediler; arkasından da şu cümleyi kullandılar: " Sayın Bakan, özerk federasyonların içişlerine karışıyor". Şimdi, bu ikisi tam bir çelişki. İsviçre maçını organize etmek, yönlendirmek sorumluluğu, yasal olarak benim değil, özerk futbol federasyonunundur. Kuşkusuz, özerk federasyonlara dış müdahale olmamalıdır; ancak, eğer, onlar hata yapıyorlarsa, bu konudaki yasa ve yönetmelikler de açıktır; gerekli denetim birimleri harekete geçirilir; hata yapan varsa, bu hatayı yapanlar, yine yasa ve yönetmelikler çerçevesi içerisinde cezalandırılır, hakkında işlemler yapılır. O bakımdan, Futbol Federasyonunun, en azından daha önceki Futbol Federasyonunun İsviçre-Türkiye maçıyla ilgili sorumluluğu var mı yok mu; bunu, benim, kişisel olarak, tek başıma tespit etmem mümkün değil. Bu konuda yapılacak olan şey bellidir. Ben, o maçta, başlangıcı ve sonucu itibariyle, yaşananları değerlendirmek ve sorumlular varsa bunların tespit edilmesi amacıyla, derhal, tabiî ki Sayın Başbakanımızın da oluruyla, Başbakanlık Teftiş Kurulunun devreye girmesi talimatını verdim. Bu konuda üzerimize düşeni yaptık. Tabiî, şimdi, oradan gelecek rapora göre hareket etmek mecburiyetindeyiz.

Sayın Kepenek, gerçekten, FIFA'nın vermiş olduğu karar bireysel olmaktan çıkmış kitlesel bir hale gelmiştir ifadesini kullandılar; yani, sanki bir ülke cezalandırılmıştır, bazı futbolcuların maçtan sonra birbirlerine karşı olumsuz davranışlarının cezalandırılması gerekirken, sanki bir ülke, 70 milyonluk bir ülke cezalandırılmıştır gibi bir intiba edindim diyor Sayın Kepenek. Ben, bu görüşe saygı duyuyorum. Tabiî ki, verilmiş olan bu cezalara karşı, Futbol Federasyonumuz, gerek FIFA tahkim nezdinde gerekse Uluslararası Spor Mahkemesi nezdinde gerekli itirazları yapacaktır. Bu cezanın, tamamen ortadan kaldırılmasa da, hiç olmazsa en aza indirilmesi beklentisi vardır. Bu konuda, hukukçu arkadaşlar, Futbol Federasyonu bünyesinde, bildiğim kadarıyla, çalışmalarını yürütüyorlar.

Ancak, şu kanaatimi sizlerle paylaşmak isterim: Dış sahada, yabancı sahada altı maçı seyircisiz oynamak durumunda kalmış olsa dahi Türk Millî Futbol Takımı, inanıyorum ki, o durumda dahi milletimizi en iyi şekilde temsil edecek ve seyircisiz yabancı sahadan dahi puanlarla dönecektir ve Avrupa Futbol Şampiyonası grup eleme maçlarında lider olarak, Avrupa Şampiyonası finallerine katılmayı başaracaktır; ama, tabiî, Sayın Kepenek'in ifade ettiği, Türkiye'ye karşı bir haksızlık yapıldığı fikrine ben de iştirak ediyorum

İzin verirseniz… "Amatör sporculara önem verelim, sporcularımıza önem verelim" dediler. Bakın, burada, spor alanıyla ilgili, sanıyorum, 6 ve 7 tane yasal düzenlemeyi birlikte gerçekleştirdik. Bunlardan bir tanesi, sponsorluk kapsam alanını genişletmekti. Şu anda, amatör spor kulüpleri dahil, amatör sporcularımız dahil, eğer, sponsorluk imkânından yararlanmak istiyorlarsa, sponsorların, yüzde 100 vergi muafiyeti söz konusudur. Bunu, bizim Hükümetimiz döneminde, Bakanlığımın hazırladığı bir kanun tasarısını buraya sevk ederek, iktidar muhalefet işbirliğiyle çıkardık. Devlet bütçesinden amatör spor kulüplerine ve amatör sporcularımıza ciddî miktarda para ayırmamız mümkün değil. Sadece Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün, amatör spor kulüplerine yardımcı olmak amacıyla, cüzî bir ödeneği bulunmaktadır. Biz de, yıl içinde, bunu, ihtiyacı olan amatör spor kulüplerimize zaten vermekteyiz; 2004'te verdik, 2005'te verdik, 2006'da da, ayırmış olduğumuz ödenekten amatör spor kulüplerimize yardımcı olacağız.

Ayrıca, şunu da ifade etmek istiyorum ki, başarılı sporcuları korumak da, Anayasanın devletimize ve devletin şahsında hükümete yüklediği bir görevdir. Ödül yönetmeliğini çok ciddî miktarda artırdık; yani, başarılı olan bir sporcumuz, çok önemli miktarda, devletimizden ödül almaktadır. Hatta, Türkiye'de doping kullanmanın -araştırma raporunda var- bu ödül yönetmeliğindeki değişiklikle bağlantılı olduğunu komisyonun tespit ettiğini hatırlatmak isterim. Ödülleri o kadar çok artırdınız ki, bir sonraki müsabakada bu ödülü alabilmek için, bazı sporcularımızın, işte, bu tür, uygun olmayan maddeler kullandığı iddiası yer almaktadır. Buna katılırız veya katılmayız; yani, ödül yönetmeliğinde yapmış olduğumuz değişikliğin, yani, sporcularımıza sahip çıkma konusundaki samimiyetimizin ifadesi olsun diye bunları söyleme ihtiyacını duyuyorum.

Tesis bakımından, amatör spor kulüplerimize tabiî ki yardımcı olmalıyız. Gerçekten, bizim dönemimizde, yarım kalmış olan tesisleri tamamlama, yenilerini yapma… Nüfusu 10 000'in üzerinde olan ilçelerimizde mutlaka birer spor salonu olsun istiyoruz. 100 000'i aşan nüfusu olan ilçelerimiz var; maalesef, bir tane spor salonu yok. Şimdi bunlarla ilgili çalışmalarımızı büyük bir hızla yürütüyoruz. Hem genel bütçeden hem de Spor Toto gelirlerinden ayırdığımız paylarla, 2007 sonuna kadar, nüfusu 10 000'in üzerinde olup da spor salonu olmayan ilçelerimizin spor salonu eksikliğini tamamlamak istiyoruz.

Ayrıca, mahallî idarelerle, il özel idareleriyle ve belediyelerle işbirliği yaparak, onlarla birlikte, yarım kalmış olan tesisleri tamamlama, yeni tesisler yapma bakımından da, bizzat o belediyelere veya il özel idarelerine para aktarmak suretiyle, biraz da onların katkısıyla, çok kısa sürede tesisleri tamamlama gibi bir program uyguladığımızı ifade etmek istiyorum.

Ben, Sayın Kepenek'e, sporla ilgili böylesine bir konuyu gündeme taşıdıkları için yeniden teşekkür ediyorum. Kuşkusuz ki, önerilerinden, eleştirilerinden yararlanacağız. Bunlar, bizim için değerli önerilerdir, tespitlerdir. Kendisine, yeniden, Bakanlığım adına teşekkür ediyorum, hepinize de saygılar sunuyorum efendim. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2006

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook