İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

Mehmet Ali Şahin

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ocak 2008 · 591 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 16 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 591 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-01-16-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Sayın Başkanım çok teşekkür ederim.

İlk soru yönelten değerli milletvekili arkadaşımızın sorusunu tam alamadım. Sanıyorum bir başka turda, bir sonraki turda bu soruyu yenilerse ben de cevap verme imkânı bulurum.

İkinci sırada soru yönelten değerli milletvekili arkadaşım, fındık alanlarıyla ilgili bir soru yöneltti. Yasada öngörülen kurallara uymaksızın fındık alanı açanlarla ilgili bu yasa hiç uygulandı mı? Kaç kez uygulandı? Bu alanların hacmi nedir, daha doğrusu yüz ölçümü nedir, anlamına gelen sorular yöneltti. Bununla ilgili bir sonuç elimde yok ama biraz önce, buraya gelmeden önce Tarım Bakanımızla böyle bir soru sorulabileceğini tahmin ettiğim için telefonla görüşmüştüm. Sanıyorum, biraz sonra, kendisi de -bugün bakan olarak nöbetçidir- buraya gelecek. Bir sonraki turda eğer bu sorunuzu yenilerseniz kendisinden alacağım bilgiye göre size çok daha detaylı bilgi verme imkânına sahip olurum.

İki milletvekili arkadaşım, kamu görevlilerinin –kamu görevlileri derken, sanıyorum, kastettikleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olan kamu görevlilerini kastediyorsunuz- bunların toplu sözleşme hakkına sahip olmadığını ve dolayısıyla da grev hakkına sahip olmadığını, acaba bu hakların bu kesime ne zaman verileceği şeklinde bir soru yönelttiniz bana.

Değerli arkadaşlar, Anayasa’nın 53, 54’üncü maddelerinde kamu görevlilerinin, daha doğrusu, kamu çalışanlarının sendika kurma hakkı, grev, toplu sözleşme hakkıyla ilgili düzenlemeler vardır. Tüm kamu çalışanları, işçi olsun memur olsun, sendika kurma hakkına sahiptir. Ancak toplu sözleşmeyle ilgili düzenlemede “işçiler” tabiri geçtiği için ve “çalışanlar” tabiri geçmediği için memurlarla ilgili toplu sözleşme imkânına şu anda sahip değiliz ancak toplu görüşme yapabiliyoruz Anayasa’nın ilgili maddesi gereği. Tabii ki grev hakkına da sahip değiller.

Şu anda bir Anayasa değişikliği gündemimizde, Parlamentoya gelecek. Doğrusu, kişisel olarak ben, tüm çalışanların sendika kurma hakkına sahip olduğu gibi, işçiler gibi onların da diğer haklara sahip olmasını düşünüyorum. Daha önceki Bakanlığım döneminde de toplu sözleşme ve görüşmelerden de sorumluydum. Bu aşamada da sendikalarımız ve konfederasyonlarımızla yaptığımız görüşmelerde bu düşüncemi kendileriyle paylaşmıştım. Hazır, işte bir Anayasa gündemimize geliyor. Siyasi partilerimiz, ilgili arkadaşlar, bu Anayasa çalışmalarında bunu gündeme aldırarak yasalaşması konusunda gayret edebilirler.

“Müzeler yeterince korunmuyor, bölge müzeleri acaba kurulabilecek mi?” dendi. Tabii, Sayın Günay’ın görev alanına giren bir konu ama şunu biliyorum ki, daha önce Sayın Atilla Koç da Kültür ve Turizm Bakanı iken bu konuyu hep gündeme getirirdi. Zannediyorum, sözleşmeli personel almak suretiyle personel açığını gidererek, bu konuda müzelerde yaşanan sorunu çözmeyi arkadaşlarımız tercih ettiler. Bunun üzerinde şimdiki Kültür ve Turizm Bakanımız da çalışıyor. Bölge müzeleri kurulup kurulamayacağı konusunda tam bir bilgim yok ama müzelerin korunması konusunda, eksik olan personeli tamamlama konusunda bir çalışma yapıldığından haberim var.

Diğer bir milletvekili arkadaşım Sayın Kacır da ilköğretim çağına geldiği veya bu çağı geçtiği hâlde hâlâ ülkemizde okuma yazma öğrenememiş vatandaşlarımızın olduğunu söyledi ki doğrudur. Zaten bu bölümde Zorunlu İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış Okuma-Yazma Bilmeyen Vatandaşların, Okur-Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim-Öğretim Yaptırılması Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılıyor. Gerçekten, ülkemizde bu durumda olan vatandaşlarımıza yönelik, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşları okuma yazma öğretmek için kurslar düzenliyorlar. Mesela, 2000 yılından 2007 yılına kadar geçen bir süreçte, Türkiye’de bu vatandaşlarımıza okuma yazma öğretmek için 64.754 kurs açılmış, 1 milyon 411 bin civarındaki vatandaşlarımız bu kurslarda okuma yazma öğrenme imkânı bulmuşlar.

Yine Bakanlığımla ilgili de bir soru vardı. Gerçekten, cezaevlerimize de gelen, önce tutuklu sonra hükümlü hâline gelen vatandaşlarımızın arasında da okuma yazma bilmeyenler var. Bunlarla ilgili de ceza infaz kurumlarımızda okuma yazma kursları açılıyor. Altı yıllık bir süre içerisinde de cezaevlerimize gelip de okuma yazma bilmeyen 20.800 civarındaki vatandaşımıza cezaevlerinde de okuma yazma öğretmişiz.

Efendim, sürem doldu değil mi? Sorularla ilgili notlarıma bakıyorum, sanıyorum tamamladım Sayın Başkanım. Eğer cevap alamamış arkadaşım varsa onlara da yazılı cevap veririm.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

100 konuşma daha · 16 Ocak 2008

100 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook