Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Nisan 2008 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Susam (CHP), 16 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 551 kelime.
Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Sosyal Güvenlik Reform Tasarısı’yla ilgili olarak vermiş olduğumuz ilave madde, bugün görüştüğümüz yasanın belki de çok önemli bir kısmını oluşturuyor.
Biliyorsunuz, bu yasayla Hükûmetin elde etmek istediği sonuçlardan bir tanesi de sosyal güvenlik sistemine bütçeden aktardığı kaynakları azaltmak ve bütçe dengelerine sosyal güvenlik anlamında bir yük gelmesini önlemek. Ancak şu an sosyal güvenlik sistemi içerisindeki bağımsız çalışanların, BAĞ-KUR’luların ile Sosyal Sigortalar Kurumuna dâhil işverenlerin ödediği sigorta primlerinin borçları, benim aldığım bilgilere göre 41 milyar YTL, az önce Bakanın bir soru üzerine açıkladığında 42 milyar YTL civarında. Yani Sayın Bakan bu anlamıyla bir kaynak yaratma fırsatına da sahip. Bunların tahsil edilebilmesi için yapılması gereken, bu tahsilatın vatandaşların ödeyebileceği noktada bir taksitlendirmeyle onlara yeniden bir imkân sağlanmasından geçiyor.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, bağımsız çalışanlarda ciddi bir birikmiş borç var. Biz, burada, kanunun diğer maddelerinde, bağımsız çalışanlara, son beş yıllarıyla ilgili olarak primlerini ödemek için altı aylık bir süre verdik. Bu süre yetmez. Bugün toplumun ciddi bir şekilde ekonomik sıkıntısı var. Tarım kesimi kan ağlıyor. Esnaf ve sanatkâr ciddi bir şekilde sıkıntı içerisinde. Bir gazetemiz bugün esnafı konuşturmaya başladı, orada diyor ki: “Bir dokunuyoruz bin ah işitiyoruz. Siftah yapmadan kepenk kapatıyoruz, iş yerlerimizi kapatmak durumunda kaldık.”
İşveren ve üreten kesimlerde aynı sıkıntı var. Çünkü Türkiye ciddi bir şekilde ekonomik zorluklar yaşıyor, üretim maliyetleri çok yüksek, işverenlerin üzerindeki -başta Sosyal Sigortalar primi olmak üzere- enerji ve istihdamın üzerindeki yüklerle ciddi bir şekilde üretim yapan kesimler, yani reel sektör dediğimiz ekonomi çok ciddi bir şekilde, sıkıntıda. Mikro yeniden çözümlere ihtiyaç olduğunu herkes net bir şekilde söylüyor. Buna rağmen Hükûmet, gündemi ekonomik problemlerin çözülmesine yoğunlaştırmak yerine, farklı konulara dikkat çekerek, farklı konularda gündem yaratarak ve bu gündemlerin peşinden Türkiye’yi koşturarak maalesef ekonomik gündemi unutturmak noktasında kalıyor. Ama ekonomik gündemi unutmak mümkün değil, hayat çünkü ekonomik gündem üzerine oturmuş. Çarşılar, pazarlar, sanayi siteleri, üretimler ciddi sıkıntı içerisinde. İzmir Limanı’nda ithalattan gelen gemileri boşaltmak mümkün değil, kuyrukta bekliyorlar ve Türkiye ithalat cennetine dönmüş durumda.
Bakın arkadaşlar, tarım kesiminde ciddi bir şekilde sıkıntı var ve bu sıkıntının sonucu köylü miting yapma kararı aldı. Haber veriyorum: 28 Nisan Pazartesi günü Tire’de süt üreticileri, damızlık üreticileri, ziraat odaları miting yapıyor. Neden? Tarım artık SOS verdi, üretim yapamıyorlar; mazota, gübreye gelen zamlar tarım kesimini üretim yapamaz hâle getirdi. Esnaf, sanatkâr aynı şekilde. İş adamlarımız bugün ciddi bir şekilde bu sıkıntıyı dile getiriyorlar. İstanbul Ticaret Odası Başkanı bile ekonomideki ciddi sıkıntıları dün dile getirmek durumundaydı.
Değerli arkadaşlarım, demek ki ekonomi çok zorda. Bu zorda olan ekonomiyle bir reform yaparken, eğer siz, bu kesimlerin derdini anlayıp onlara prim ödemelerinde bir zaman tanımazsanız, bir süre vermezseniz, gerçekten, bu primleri ödemeleri veya yeni gelecek yükleri karşılamaları mümkün değil.
Onun için, Sayın Bakandan bir kez daha bu konuda bir talepte bulunmak istiyorum: Sayın Bakan, birçok konuda BAĞ-KUR’la ilgili iyileştirmelere destek verdi -ona da teşekkür ediyorum- ama BAĞ-KUR’lunun, işverenin, esnaf, sanatkârın bekleyen sorunları için bu vadeyi yapıp otuz altı ayda onlara ödeme süresi vermemiz lazım. Çünkü önergemizde, TÜFE oranında gecikme faizinin de uygulanmasını kabul ediyoruz, onu talep ediyorum.
İkincisi, son söz olarak: Bu yasaların, Mecliste bekleyen yasaların, Meclise sevk edilmeyen yasaların, özellikle de perakende piyasasını düzenleyen hipermarket yasasının, Başbakanlıktan bu Meclise indirileceğine ocak ayında söz verilmişti; şu ana kadar indirilmemişse çok ciddi şekilde üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Bunu da dikkatlerinize çekiyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 16 Nisan 2008