Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 1.031 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Susam (CHP), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:411)); konuşma 1.031 kelime.
Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2009-06-24-banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 411 sıra sayılı kanunun 2’nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, gerçekten Türkiye kamuoyunun ilgiyle izlediği ve yaklaşık 1,5 milyon, direkt, insanın mağdur durumda olduğu kredi kartlarıyla ilgili konunun görüşmesini yapıyoruz.
Aslında, Meclisin tatile girmesine çok kısa süre kala bu kanunun komisyonlardan hızlı bir şekilde geçip Meclis gündemine gelmesi -burada konuşan birçok arkadaşımızın yaptığı itirazlar gibi- bu konuda Meclisin ciddi bir çalışma yapma şansı ve fırsatını ortadan kaldırmıştır.
Kredi kartlarıyla ilgili olayı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak uzun zamandır dile getiriyoruz. Türkiye'de krizin hissedilmeye başladığı günden itibaren kredi kartlarındaki mağduriyet olaylarının da hızla arttığı gündemdedir. Neden? Çünkü krizle birlikte, bir ödeme aracı olarak, bir borçlanma aracı olarak ikisi bir arada kullanılan kredi kartlarında geriye dönüşlerde sıkıntı yaşanmaya başlamış, bu sıkıntılarda bir kısmı ödeyemez duruma gelmiş, bir kısmı ise gerekli olan asgari tutarı ödeyerek borcunu ertelemeye gitmiş, hatta kredi kartlarının sayısını artırarak, borç miktarını artırarak içinden çıkılmaz bir borç batağına girme noktasına gelmiştir. Partimiz bu konuda çalışmaları yapmış, arkadaşlarımız önergeler vermiş, Genel Başkanımız grup toplantılarında kredi kartı borçlularının geldiği duruma dikkati çekmiş ve demiş ki “Kredi kartı borçlularını, hemen, acilen bir yasal düzenlemeyle mağduriyetten kurtaralım.” Ama o dönem söylediklerimize, Başbakan çıkıp kredi kartı borçlularının mağdur olmadığını, onların iyi niyetlerine inanmadığını söyleme noktasına gelip kredi kartı borçlularını rencide eden, üzen bir açıklama yapma durumunda kalmıştır. Ama o günden bu yana geçen süre içerisinde hayat kendini öyle bir dayatmış, borçlular öyle bir noktaya gelmiş ki bugün Hükûmet, Parlamentoyu tatile sokmadan bu kanunu çıkartmak için ciddi bir şekilde gayret içerisindedir ama çıkartırken de kredi kartlıların sorunlarını çözmekten daha çok, bankacılık sektörünün kredi kartlarındaki sorunlarını çözen bir anlayış ve yaklaşım içerisinde olmuştur. Bizim bu yasal düzenlemede beklentimiz, kredi kartı mağdurlarının, kredi kartı borçlularının, kriz nedeniyle işsiz kalmış, işleri bozulmuş, kredi kartlarını ödeyememiş veya kredi kartlarının asgari tutarlarını ödeyerek bir süre durumu idare etmiş ama artık bugün içinden çıkılamaz duruma gelmiş insanların sorunlarını çözebilecek bir düzenleme yapmaya ilişkindir. Bu düzenlemenin bunu içermediğini az önce de söyledim.
Şimdi, burada, bu maddede de önemli bir konu var:
1) Kredi kartı borçlarının ödeme noktasında zorunlu bir duruma düşmüş, ödeyememiş insanların bir kısmı, bankalardan yüksek faiz karşılığında tüketici kredisi, ihtiyaç kredisi veya dışarıdan para bularak kredi kartlarını taksitlendirme yapmış durumdalar. Bu yaptığımız düzenlemede bu insanlar için hiçbir düzenleme getirmiyoruz.
2) Aylardır kredi kartlarıyla ilgili düzenlemeye ilişkin konuşulduğu için bankacılık sektörü bazı kredi kartlarında ihtar çekmemiş durumda.
Eğer bugün bu kredi kartlarında geçmişe yönelik bir uygulama yapmazsak, bu kredi kartlarıyla ilgili yasal düzenlemenin çıktığı ve yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bunu geçerli sayarsak birçok mağduru kurtarmış durumda olmayacağız. Onun için, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak çok açıkça söylüyoruz: Geçmişte temerrüde düşüp, başka krediler alarak bu kredisini ödemek durumunda kalıp, yüksek faizle bu borcunu ödemiş olanlar dâhil olmak üzere bu işi yılbaşından itibaren geçerli sayacak bir düzenleme yapmaya ihtiyacımız var, bir.
Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, kredi kartlarıyla ilgili ciddi bir çalışmaya ihtiyaç var. Neden ciddi bir çalışmaya ihtiyaç var? Bakın, bugün 1’inci maddeyi kaldırdınız. Ne yaptınız? Kredi kartlarında aidat ödemesini geçmiş dönemdeki gibi muğlak bir noktada bıraktınız, banka isterse alacak, istemezse pazarlık yapma gücü olanlar kredi kartının bedelini ödemeyecek. Geçmişte şikâyetçi olduğumuz durumu aynen koruduk.
Değerli arkadaşlar, bu niye böyle oldu? Çünkü bu kartlarla ilgili konuda fazla kafa yormadınız, tüketiciyi düşünmediniz, bankacılığın istemiş olduğu “Benim kredi kartıyla ilgili bir masrafım var, bunu karşılamak için bir bedel almam lazım. En azından bunu serbest bırakın, ben tuttuğumdan bu kart parasını alırım”ı gerçekleştirmiş durumda oldunuz. Bu, güçlü karşısında zayıfı kollamamaktır. Bugün, kredi kartı alan, birden fazla kredi kartı kullanan insanların çok önemli bir kısmı mağdur, kredi kartından para kullanarak hayatını idame ettirmek veya borcunu ödemek zorunda kalan insanlardır.
Değerli arkadaşlar, zaten gücü olanlar kredi kartlarını gününde ödemekte ve kredi kartlarından dolayı bir mağduriyete uğramamaktadırlar. Bizim burada düşüneceğimiz insanlar, gerçekten kredi kartlarına ihtiyaç duyan, zorda olan insanlardır. Bugün basında açıklama var, diyor ki Ersin Özince, bankalar arası kurulun başkanı: “Kredi kartı borcunu ödeyememiş çok sayıda esnaf var.” Bu kredi kartlarını ödeyemeyenler daha çok batıda. Kimdir bunlar? Bir: İşsiz kalmış insanlar. İki: Çaresiz kalmış esnaflar, sanatkârlar.
Kredi kartı artık bir ödeme aracı olmuş, bankacılık sistemi de bunu kabul etmiş ve bugün getirdikleri düzenleme, biraz önce çıkardığınız düzenlemede 3,5 milyar -bugünkü parayla 3.500- liranın üzerindeki kredi kartlarından yüzde 1 kredi kartı masrafı almayı koydular. Bunun altını deşelediğiniz zaman ne çıkıyor biliyor musunuz? Kredi kartını bir teminat mektubu gibi kullanma olayı çıkıyor çünkü kredi kartının masrafı varsa 3.500 liralık kredi kartının da masrafı aynı 350 bin liralık kredi kartının da masrafı aynı. Niye bundan yüzde 1 alıyorsunuz 3.500 liranın üzerinden? Çünkü bankacılık sistemi, kredi kartının artık bir ödeme aracı olduğunu gördü. Onun için, buradan bir para kazanma noktasına gidiyor.
İkinci bir konu, burada altını çizmek istediğim bir konu: Değerli arkadaşlar, kredi kartları vasıtasıyla büyük alışveriş merkezleri ciddi bir şekilde küçükleri haksız rekabette yok ediyorlar. Nasıl mı oluyor? Firma bankalarla anlaşıyor, kredi kartına altı taksit, altı taksit de banka üzerine koyuyor, on iki taksit.
Değerli arkadaşlar, peki, ufak bir firma kredi kartına on iki ay taksit yapabiliyor mu? Yaptığı zaman bırakın kazancını, anaparasını dahi bu kartın bozulmasına öder. Ne oluyor? Büyükle küçük arasında haksız bir rekabet doğuyor. Aslında, bizim burada bu küçükleri düşünme diye bir görevimiz yok mu, bir sorumluluğumuz yok mu? Var. Bugün ayda 35 milyar liralık kredi kartıyla alışveriş yapılıyor, yılda 420 milyar lira ve bunun büyük çoğunluğu büyük mağazalardan geçiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.
MEHMET ALİ SUSAM (Devamla)Değerli arkadaşlar, peki, o zaman perakende sektörü kimin eline geçmiş oldu? Kredi kartları aracılığıyla büyüklerin eline geçmiş oldu. Bugün kredi kartları haksız rekabetin, büyüklerin küçükleri yok etmesinin bir aracı hâline geldi. Onlar kredi kartlarına faiz ödemeden taksitler yapıyorlar çünkü ciro onlarda. Küçüklere POS cihazı bile vermiyorlar bankacılık sektörü. Demek ki bizim bu kredi kartı konusunu konuşurken bunları da masaya yatırmamız gerekiyordu, haksız rekabeti önleyip büyük on tane mağazanın küçükleri yok etmesinin önüne geçmemiz gerekiyordu ama bunların hiçbirini tartışacak, görüşecek zaman bırakmadınız ve biz bugün burada, sadece palyatif bir çözümle kredi kartlarında bir çözüm aramaya çalışıyoruz. Bu anlayışı, küçükleri düşünmeyen bir anlayış olarak görüyorum. Bu anlayışı, sadece büyüklerin ihtiyaçlarını karşılayan ve büyüklere ekonomide yaşama hakkı tanıyan bir yönetim anlayışı olarak görüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 24 Haziran 2009