İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

Mehmet Ali Susam

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 108. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Mayıs 2010 · 900 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Susam (CHP), 27 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 900 kelime.

Mehmet Ali Susam (CHP, İzmir). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-susam-23-2010-05-27-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici 3’üncü madde, konut kooperatiflerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alınarak Bayındırlık Bakanlığına verilmesi sonucundaki doğacak tüm işlemlerin ve tüm, kooperatiflerle ilgili uygulamaların Bakanlığa devriyle ilgili bir madde. Tabii, bu madde üzerine konuşmanın; yanlışlığını, eksikliğini söylemenin; maddenin ayrıntılarına girmenin çok önemi yok. Madde zaten tümden yanlış, bu kanun tümden eksik.

Bakınız arkadaşlar dünya uygulamalarına… Buradan Sayın Bakana soruyorum: Dünyada, konut kooperatiflerinin Bayındırlık Bakanlığında, tarım kooperatiflerinin Tarım Bakanlığında, diğer kooperatiflerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığında olduğu, kooperatiflerin böyle dağınık olduğu bir tane gelişmiş, çağdaş ülke var mı? Bana örnek göstersin. İddia ediyorum. Bir tane böyle bir ülke var mı? Bu bir çorba, çorba. Bu ne demektir biliyor musunuz? “Kooperatifçiliği ben yok edeceğim.” demektir.

Sayın Bekir Bozdağ…

Lütfen Sayın Başkan, arkadaşların konuyu dinlemelerini rica ediyorum.

Bakın, bu konuda, benim iddiamın ötesinde, Bakanlığın yaptığı bir çalışma var, bu Hükûmetin Bakanlığının. Bu Hükûmetin Bakanlığının yaptığı çalışma ne diyor biliyor musunuz: “Kooperatifleri Bakanlığın dışında ayrı bir yapıya kavuşturun ve bunu bağımsız kuruluşlar gibi bağımsız bir kuruluş hâline getirin, doğrusu budur.” diyor. Bununla ilgili koca bir kitap hazırlamış, kooperatifçiliğin stratejik yol haritasını.

Değerli arkadaşlar, Hükûmetinizin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, üç yıllık bir çalışmayla diyor ki: “Kooperatifçiliği bakanlıklardan alın, bağımsız bir kurul oluşturun, şu an bu konuda ciddi sorunlar vardır ve ben bunun için bütün kurumlarla çalıştım, yeni bir strateji belgesi hazırladım.” Siz burada bunun tam tersi bir uygulama yapıyorsunuz. Peki, bunu niçin yapıyorsunuz? Çünkü, Bayındırlık Bakanlığının oyalanacağı bir işe ihtiyaç var. Onun için, kooperatifleri, konut kooperatiflerini verelim, Bayındırlık Bakanlığı işlevsiz kaldı, ona bir işlev çıkaralım. Ama bu arada kooperatifçiliği yok ediyorsunuz. Bakın, kendi raporlarınızda kooperatifçiliği yok ettiğinize dair çok önemli tespitler var. Kooperatifçilik -hem vergide hem de teşviklerde- sizin döneminizde bütün vergi istisnaları ve teşvikler kaldırılarak çok ciddi olumsuz koşullara gelmiştir ve yine Bakanlığın tespitinden size bir şey okuyacağım. Bakın, ne diyor: “Günümüz Türkiye'sinde, kamu yönetimi açısından bakıldığında, kooperatiflerden sorumlu birden fazla kamu kuruluşu olması nedeniyle kooperatifçilik uygulamalarında farklılık ve koordinasyon eksikliği dikkat çekmektedir.”

Dinliyorsunuz değil mi Sayın Bakanım?

“Bu sebeple, çok acil olduğunda ittifak edilen adımlar dahi atılamamaktadır. Örneğin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda bir değişiklik ihtiyacı olduğu hâlde, bu konuda ilk adımı hiçbir kamu kuruluşu atamamaktadır. Kamu kaynaklı diğer bir sorun, bakanlıklar düzeyindeki örgütlenmenin bürokratik işleyiş ve anlayış nedeniyle gerekli adımı atma yönünde yeterli esnekliğe sahip bulunmamasıdır.” Bunun Türkçesi nedir, biliyor musunuz? Kooperatifleri farklı farklı kamu kurumlarına yani bakanlıklara ayırırsanız, bakanlıklara ayrılmış olan kooperatiflerin hiçbir işleyişi olmaz ve kooperatifçilik çalışmaz demektir. Bu benim iddiam değil, bu sizin Bakanlığınızın iddiası. E, bunu nasıl yaparsınız şimdi?

Devam ediyor: “Şöyle ki kooperatifçilikle ilgili bakanlıklar, genel politikayla ilgili, sorunun bütününü kapsayan çalışmalar dışında, kuruluş formalitelerini tamamlamak, şikâyetleri sonuçlandırmak gibi rutin sayılabilecek işlere daha fazla ağırlık vermektedir.” Yani “Siz kooperatifçilikle uğraşmayacaksınız.” diyor. Siz, rutin işlerle uğraşan bir noktaya geleceksiniz. Bu da kurumların kırtasiyecilik içinde boğulması ve genel politika sorunları üzerinde yeterince durulmaması gibi sonuçları doğurmaktadır. Bu tespit, Devlet Planlama tarafından oluşturulan özel ihtisas komisyonunun hazırladığı kooperatifçilik sorunları araştırmasında da yer almıştır. Aynı şeyi Devlet Planlama Teşkilatı söylüyor ve siz, bu konularda bu kadar bilimsel bir çalışmayı göz ardı ederek bu kanunu çıkarmaya çalışıyorsunuz.

Niye bunu yaptığınızı az önce açıkladım, bir daha açıklıyorum. İki nedenle yapıyorsunuz. Birincisi: Bayındırlık Bakanlığına iş çıkarmak için yapıyorsunuz. Bunu yaparken de kooperatifçilik olmuş olmamış hiç önemli değil. Zaten kooperatifçilik, günümüzde, sizin döneminizde ciddi bir şekilde imkânlarını yitirmiş, tarım satış kooperatifleri, tarım kredi kooperatifleri, konut kooperatifleri ve buna bağlı bir sürü tüketim kooperatifi piyasadaki paylarını düşürmüş, Rekabet Kurulu kanunuyla kooperatifleri devre dışı bırakmış, kooperatiflerin bir araya gelmesinden zarar gördüğüne, kendilerinin menfaatine olmadığına inanan piyasa oyuncuları bu konuda kooperatifçiliği çok ciddi zor duruma düşürmüş ve siz bu konuda bir de bunu yapıyorsunuz.

İkinci konu, az önce konuştuğum konu. Kooperatiflerin, mevcut kooperatiflerin üzerinde siyasi vesayet kuruyorsunuz, siyasi baskı kuruyorsunuz, aynı, Türkiye'nin üzerinde kurduğunuz siyasi vesayet gibi. Az önce verdiğiniz önergeyle ne yaptınız? Sanayi Ticaret Bakanlığı veya herhangi bir bakanlığın teftiş kurulundan gönderdiği bir denetmenin ayırdığınız kooperatiflerde tuttuğu raporla kooperatif başkanlarını görevden alma yetkisini elinize aldınız. Hiçbir hukuki delil olmadan, hiçbir hukuki tespit olmadan, hiçbir hukuki karar olmadan diyorsunuz ki kooperatif başkanlarına: “Ben sizi görevden aldım. Sen git şimdi mahkemede suçsuz olduğunu ispatla, tekrar gel, buraya otur.” Verdiğiniz önerge ve kabul ettiğiniz önerge bu.

Bu konuda tutarlı davranışından dolayı Komisyon Başkanına teşekkür ediyorum takdire bıraktığı için ama Sayın Bakanı, olumlu görüş verdiği için tüm kooperatiflere şikâyet ediyorum. Bu, bir Bakan adına bu kooperatifçiliğe yapılmış en büyük haksızlıktır.

Değerli arkadaşlar, oylamada da vicdan sahibi arkadaşlarımın çoğu elini kaldırmadı AKP’den. Neden? İşin doğru olduğuna, bu önergenin yanlış olduğuna inanıyorlardı. Burada 10 kişinin kaldırdığı oyla bu kanunu çıkarttınız. Türkiye’deki 80 bin kooperatifi vesayet altına almayı kendi siyasi çıkarınız için ve ülkeyi ele geçirme amacınızın bir parçası olarak yapmaya çalıştınız.

Bu anlayış, Türkiye’ye demokrasiyi getirmez arkadaşlar. Bu anlayış, Türkiye’de demokratik kooperatifçiliği geliştirmez. Bu anlayış, sizin iktidardan düştükten sonra ödeyeceğiniz önemli bir vebal olacaktır. Bu kooperatifçiler de size boyun eğmezler. Zannediyorsanız ki biz bunların üzerinde Demokles’in kılıcı gibi görevden almayı tutarız, bunlar da bize el pençe divan dururlar, durmazlar. Türkiye’de onurlu bir kooperatifçilik geleneği ve onurlu bir kooperatifçilik hareketi vardır. Bugünden itibaren Türkiye'nin her noktasında bu kooperatifçiler, bu konuda gerekli olanı yapacaklardır. Eğer suistimal varsa bu suistimali başlatan, aslında kooperatifçiliği bugünkü duruma getiren geçmiş zihniyetlerin yaptığı uygulamalardır. Kooperatifleri, tarım satış kooperatiflerini, tarım kredi kooperatiflerini bugüne kadar keyfî devlet uygulamalarıyla ve müdahaleleriyle getirdiğiniz nokta ortadadır.

Onun için, değerli arkadaşlar, buradan uyarıyorum: Bu yasa Anayasa’ya aykırıdır, bu yasa kooperatifçiliğin dünyadaki uygulamalarına aykırıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 27 Mayıs 2010

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook