Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Ocak 2005 · 550 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Çerçi (AK Parti), 5 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 550 kelime.
Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2005-01-05-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 686 sıra sayılı yasa tasarısının 2 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanımız gerekli şeyleri söyledi, benden önce kürsüye gelen değerli milletvekili arkadaşımızın söylediğini hep beraber dinledik. Aslında, bence -şahsım adına söylüyorum, zaten, şahsım adına söz aldım- çok da kale alınacak sözler değil. İçerisinde fikir kırıntısı olmayan bu tür ideolojik söylemlerin modası çoktan geçmiştir. Türk Halkı bunların hiçbirine inanmıyor, hiçbirine değer vermiyor; modası geçmiş sözler olarak telakki ediyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)
YILMAZ KAYA (İzmir)Yeni moda bu mu?! Yeni moda bu herhalde!..
MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Değerli arkadaşlarımız, bakınız, eğer, mutluluğu buradan tarif edecek olursak, zannediyorum kabaca şöyle söyleyebiliriz: Ekonomik olarak refahın sağlandığı, güvenlik ve adalet problemlerini çözmüş, eğitim ve sağlıkta belli bir seviyeyi yakalamış toplumları mutlu toplumlar olarak kabul etmek mümkündür. Türkiye, iki yıldır, bu anlamda, Türk Halkını mutlu etmek için, varıyla yoğuyla mücadele eden, çalışan bir iktidara sahip, bir Parlamentoya sahip.
Sadece sağlık kısmını ele alacak olursak, bakınız, sağlıkta neler yapıldı, nereden nereye geldik; bir program başlatıldı, Türkiye'de insanların yıllardır çektiği çilenin bitmesi adına bir program başlatıldı. Bu programın öğelerini, parametrelerini Sayın Bakanımız ve diğer arkadaşlar saydılar. Ben size bir profil çizeceğim.
Şimdi, konu SSK olduğuna göre, SSK'lı vatandaşlarımız, sağlık karnesini yahut da sağlık kartını eline almış tüm diğer vatandaşlarımız gibi, birinci basamak sağlık hizmeti için -biliyorsunuz, bu dönüşüm programında birinci basamak sağlık hizmeti öne çıkarılıyor- sağlıkocaklarına yahut da dispanserlere gittikten sonra, oradan sevkını alarak, sağlık karnesiyle yahut da sağlık kartıyla beraber, bulunduğu ilde, ilçede herhangi bir hastaneye -şu anki mevcut SSK hastanesi olsun, Sağlık Bakanlığına bağlı herhangi bir hastane olsun yahut da özel bir hastane olsun- gidiyor ve orada, kendisinin, ailesinin sağlık problemini, insanca, insan onuruna yakışır bir şekilde çözüyor, derdine derman arıyor. Biz, böyle bir tablo özlüyoruz, bu sistemi oluşturmanın gayreti içerisindeyiz.
Değerli arkadaşlar, bakınız, biz, sağlık sistemini değiştiriyoruz. Herhalde bunu anlayamadınız: Sağlık sistemi değişiyor. Bu SSK sistemiyle, bu Yeşilkartlarla... Çocuğu hastalandığı zaman, alıyor, doğrudan doğruya, mesela Hacettepe Üniversitesi Çocuk Polikliniğine götürüyor. Bunlar yanlış sistemler, biz bunları değiştiriyoruz birinci basamağı öne çıkarıyoruz, birinci basamağa gitmeden üçüncü basamağa atlamanın da önüne geçiyoruz.
Bunu yaparken, burada önemli olan, hizmeti alan insanların memnuniyeti. Hizmeti alan, bakınız, 35 000 000 SSK'lı deniyor. Biz, eğer, bu sistemi kurarken -demin tasvir ettiğim şema içerisinde- bu insanları mutlu edebiliyorsak, daha ne istiyoruz?
İkincisi, hastaların memnuniyetinin yanı sıra, hizmeti verenlerin memnuniyeti. Vaktim olmadığı için giremiyorum. Deniyor ki: "Bu insanlar bu sisteme karşı, SSK'lılar karşı, çalışanlar karşı." Kesinlikle böyle bir şey yok. Biz bu mesleğin içinde yıllarımızı tükettik; bu sistemin yanlış olduğunu vatandaşlar da biliyor, çalışanlar da biliyor.
Ben size soruyorum: 55 000 SSK çalışanı buna karşıymış; niçin karşı olsun? Bu insanlar SSK'dan çıkıp, emeklilik güvencesi olarak, diyelim ki Emekli Sandığına bağlandılar, SSK da Sağlık Bakanlığının kontrolüne geçti. Üstelik, doktorlar, SSK'da çalışanlar bize diyorlar ki: "Efendim, Sağlık Bakanlığında performans kriterleri geldi, aynı işi yapan doktorlar bizden birkaç milyar daha fazla para alıyor, biz SSK'da bunu alamıyoruz." İşte, bu sistem geldiğinde doktorlar daha çok memnun olacak, performans kriterleri onlara da uygulanacak, diğer çalışanlara da uygulanacak; bu sistem böyle işleyecek.
YILMAZ KAYA (İzmir)Gayrimenkulü niye alıyorsunuz?!
MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Bakınız, biz bu sistemi bir araya getireceğiz; daha ileriki aşamasında -Sayın Bakanımızın da dediği gibi- yerelleşme gelecek; arkasından özel sektörle rekabet halinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 5 Ocak 2005