İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Mehmet Eraslan

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2005 · 407 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Eraslan, 9 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 407 kelime.

Mehmet Eraslan (Hatay). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî ki, az önce de ifade etmeye çalıştığım gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Türkiye'nin, tarımsal ürünleri ihraç eden; ama, minimum düzeyde tarımsal ürünleri ithal eden bir konumda olması gerektiğini vurguladım, çiftçimiz adına, çiftçi sektörü adına, üreticimiz adına; fakat, pamuk zamanı pamuk ithal ediyoruz, mısır zamanında mısır ithal ediyoruz, buğday ithal ediyoruz ve her şeyi ithal eden bir konuma gelerek, çiftçimizi de, bu noktada kendi sıkıntılarıyla, kendi dertleriyle, kendi sorunlarıyla baş başa bırakıyoruz.

Şimdi, tabiî ki, ihraç eden bir ülke, ihraç eden bir Türkiye olabilmek için mutlaka çiftçimizin desteklenmesi gerektiğini, mutlaka çiftçimizin gözardı edilmemesi gerektiğini ve çiftçimizin yanında olunması; devlet desteğinin, siyasî otoritenin, hükümetin destekleriyle beraber çiftçinin yanında olması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Bakıyoruz, Avrupa Birliğinde yılda 50 milyar euro çiftçiye destek veriliyor, Amerika Birleşik Devletlerinde 70-75 milyar dolar çiftçiye destek veriliyor; ama, Türkiye'de, sadece, yılda 2,5 milyar gibi çok küçük bir oran olarak destek verilmeye çalışılıyor ve çiftçimizden dünya piyasasıyla yarışmasını istiyoruz; yüksek girdi maliyetleriyle, yüksek gübre fiyatlarıyla, yüksek mazot fiyatlarıyla ve yüksek primlerle dünya piyasasında rekabet etmesini bekliyoruz; böyle bir rekabet olamaz. Böyle bir rekabeti yüksek girdi maliyetleriyle, böyle bir rekabeti dünyayla, Avrupa'yla yakalama şansımız yok; ülkenin de böyle bir şansı yok, Türk çiftçisinin de böyle bir şansı, maalesef, yok.

Dolayısıyla, çiftçimizin birçok sorunu var. Çiftçimizin sadece sorunu, para kazanamamak değil. O ürünü yetiştirirken, yani, çay üreticisi de öyle, pancar üreticisi de öyle, pamuk üreticisi de öyle, buğday üretici de öyle… Hulasa, tarımsal ürün üreten bu sektörün sıkıntısı, sadece dünya piyasasıyla yarışmak değil, sıkıntısı sadece yüksek girdi maliyetleriyle ürününü üretmek değil, aynı zamanda, bu ürettiği ürünü, maalesef, kâr edemeyerek, zarar ederek satmakla karşı karşıya. Dolayısıyla, tarlasını satmak durumunda kalıyor, traktörünü satmak durumunda kalıyor, Bağ-Kur primini ödeyemiyor. Bağ-Kur primini ödeyemediği için, kendisi de, ailesi de, çoluk çocuğu da, maalesef, devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden istifade edemiyor. Aynı zamanda, devletin sunduğu bu sağlık hizmetlerini alamamalarını, devletin, maalesef, daha doğrusu, iktidarın, siyasî otoritenin büyük bir ayıbı ve büyük bir yanlışıdır şeklinde değerlendiriyorum.

Şimdi, Avrupa'da bu kadar destek verilirken, Avrupa Birliği sürecinde biz tarım sektörünü, yüzde 40 oranında olan bu tarım sektörünü yüzde 20'ye düşürme taahhüdünde bulunuyoruz. IMF’yle yapmış olduğumuz ikinci stand-by anlaşmasıyla, yine, tarımsal desteklerin azaltılacağı, kısılacağı vaadini veriyoruz. IMF'yle vermiş olduğumuz niyet mektubunda, yine, tarım sektörüne… Zaten, hiçbir sektöre gereken transferleri, gereken sübvansiyonları yapamıyoruz; ama, tarım sektörü çok farklı. Esnaf, sanatkârlara yeterli derecede veremiyoruz, diğer yatırımcılarımıza yeterli derecede veremiyoruz; ama, tarım sektörü çok farklı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 9 Haziran 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook