Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kan. değ.yap. dair kan tekl. ( s.s. 957 )
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2005 · 393 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYINLARI HAKKINDA KAN. DEĞ.YAP. DAİR KAN TEKL. ( S.S. 957 )); konuşma 393 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kan. değ.yap. dair kan tekl. ( s.s. 957 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-24-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayinlari-hakkinda-kan-deg-yap-d (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî ki, burada, sizlerle bir konuyu paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Sayın Bakanımız, yazılı soru önergesine vermiş olduğu cevapta, bugüne kadar 6 adet yap-işlet-devret modeliyle havaalanı, iç hat veya dış hat noktasında, özelleştirildiğini ifade ettiler. Antalya Havalimanı Birinci Dış Hat Terminali, Atatürk Havalimanı Dış Hat Terminali, Antalya Havalimanı, Dalaman Havalimanı, Esenboğa Havalimanı, Adnan Menderes Havalimanı Yeni Dış Hat Terminal Binası Projesi gibi 6 tane proje yap-işlet-devret modeliyle özelleştirilmiş.
Tabiî ki, az önce, özelleştirme mantığını anlatmaya çalışırken sürem iktifa etmedi. Gerçekten, liberal ekonomilerde özelleştirilmenin olması gerekli mi; gerekli. Dünya ve Avrupa Birliği bunu yapıyor mu; yapıyor. Fakat, gerek Türk Hava Yoluyla ilgili gerek Ulaştırma Bakanlığıyla ilgili ve diğer sektörel bazda yapmış olduğumuz özelleştirmelerde çok kararlı ve çok dikkatli olmak durumundayız. Yani "özelleştirelim gitsin" mantığıyla hareket edersek, biraz sonra size okuyacağım sonuç çıkacaktır. Mesela, nedir; Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali özelleştirilirken yap-işlet-devret modeliyle, yolcu başına 15 dolar garanti verilmiş ve yolcu başına verilen bu 15 dolar garanti dolayısıyla, 12,9 milyon dolar firmaya para ödenmiş. Yani, bunlar, tabiî ki, Sayın Bakanımızın yazılı soru önergesinde vermiş olduğu resmî bir cevap.
Antalya'ya bakıyoruz, Antalya Havalimanında böyle bir sorun yok, doğrudur; fakat, ben derim ki, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminalini yap-işlet-devret modeliyle özelleştirirken oraya bir mantığı koymamız gerekiyordu; yani, ileriyi görmemiz gerekiyordu. Ekonomiye para ödetmemek için, milletin parasını ödetmemek için ve ekstradan, firmaya da -firma adını söylemek istemiyorum reklam olmasın diye- fazla para ödememek için öngörülü olmak gerekiyordu, dikkatli olmak gerekiyordu. Yolcu garantisi iyi hesaplanmalıydı. Yolcu garantisi sağlanamadığı için, o firmaya, maalesef, devlet olarak, Ulaştırma Bakanlığı olarak 12,9 milyon dolar para ödemişiz.
Değerli arkadaşlar, az önce de örnek verdim; TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi söz konusu oldu, özelleştirildi, Danıştay bozdu. Yani, özelleştirmeye karşı bir mantığı savunmuyorum; ama, doğru bir özelleştirmenin, kârlı bir özelleştirmenin ve haklı bir özelleştirmenin olması gerektiğini söylemek istiyorum. Danıştay TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesini bozdu ve şu an, devlet olarak, tam, geçen yıldan bu yana, 1 milyar dolar kârdayız. Şimdi özelleştirilsin, bugünkü fiyatlarla 1 milyar dolar kâra girecektir.
Tabiî, ulaştırma dediğimiz zaman, işte, hava ulaştırma, kara ulaştırma, deniz ulaştırma, demiryolu ulaştırma gibi bütün bu birimlerin, bütün bu faktörlerin Sayın Bakanımızın bünyesinde olduğunu anlıyoruz. Türkiye, üç tarafı denizle çevrili olan bir yer, cennet gibi bir vatan, bir ülke ve deniz taşımacılığı noktasında, deniz ticareti noktasında, deniz taşımacılığının etkin bir şekilde kullanılamadığı bir gerçek…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 24 Haziran 2005