Bursa mv. kemal demirel'in, nilüfer baraji projesine ilişkin (6/667), izmir mv. vezir akdemir'in, izmir ilindeki okulların elektrik borçlarına ilişkin (6/708),ığdır mv. dursun akdemir'in, ığdır'a doğalgaz verilip verilmiyeceğine ilişkin (/720), niğde mv. orhan eraslan'ın, niğde ulukişla maden köyü bolkardağı maden işletmesinin tekrar faaliyete geçirilip geçilmiyeceği hk (6/733), kars mv. selami yiğit'in, kars selim bayburt baraji ve kars digor şirinköy göleti projesi için 2004 bütçesine ödenek koyulup koyulmadığı hk. (6/759-6/761), antalya mv. osman özcan'in, antalya oba çayı ıslahının nezaman bitirileceğine ilişkin (6/764)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 52. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Şubat 2005 · 1.829 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 1 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA MV. KEMAL DEMİREL'İN, NİLÜFER BARAJİ PROJESİNE İLİŞKİN (6/667), İZMİR MV. VEZİR AKDEMİR'İN, İZMİR İLİNDEKİ OKULLARIN ELEKTRİK BORÇLARINA İLİŞKİN (6/708),IĞDIR MV. DURSUN AKDEMİR'İN, IĞDIR'A DOĞALGAZ VERİLİP VERİLMİYECEĞİNE İLİŞKİN (/720), NİĞDE MV. ORHAN ERASLAN'IN, NİĞDE ULUKİŞLA MADEN KÖYÜ BOLKARDAĞI MADEN İŞLETMESİNİN TEKRAR FAALİYETE GEÇİRİLİP GEÇİLMİYECEĞİ HK (6/733), KARS MV. SELAMİ YİĞİT'İN, KARS SELİM BAYBURT BARAJİ VE KARS DİGOR ŞİRİNKÖY GÖLETİ PROJESİ İÇİN 2004 BÜTÇESİNE ÖDENEK KOYULUP KOYULMADIĞI HK. (6/759-6/761), ANTALYA MV. OSMAN ÖZCAN'İN, ANTALYA OBA ÇAYI ISLAHININ NEZAMAN BİTİRİLECEĞİNE İLİŞKİN (6/764)); konuşma 1.829 kelime.
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Bursa mv. kemal demirel'in, nilüfer baraji projesine ilişkin (6/667), izmir mv. vezir akdemir'in, izmir ilindeki okulların elektrik borçlarına ilişkin (6/708),ığdır mv. dursun akdemir'in, ığdır'a doğalgaz verilip verilmiyeceğine ilişkin (/720), niğde mv. orhan eraslan'ın, niğde ulukişla maden köyü bolkardağı maden işletmesinin tekrar faaliyete geçirilip geçilmiyeceği hk (6/733), kars mv. selami yiğit'in, kars selim bayburt baraji ve kars digor şirinköy göleti projesi için 2004 bütçesine ödenek koyulup koyulmadığı hk. (6/759-6/761), antalya mv. osman özcan'in, antalya oba çayı ıslahının nezaman bitirileceğine ilişkin (6/764)”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2005-02-01-bursa-mv-kemal-demirel-in-nilufer-baraji-projesine-iliskin-6-667 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlü sorularda tarafıma sorulan sorulara cevap vermeye çalışacağım.
Bursa Milletvekili Sayın Kemal Demirel'in tarafıma tevcih ettiği Bursa İçmesuyu Projesiyle ilgili sorulara cevaplarımı arz ediyorum:
2003 yılı yatırım ödenek ihtiyacı Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca yayımlanan, 2003 Yılı Yatırım Programı Hazırlama Esasları Genelgesi gereğince, öncelikle 2003 yılı içinde tamamlanarak ekonomiye kazandırılacak projeler, uygulamasında önemli fizikî gerçekleşme sağlanmış öncelikli projeler ve ayrıca, dışfinansmanı sağlanarak onaylanmış kredili projeler göz önüne alınarak tespit edilmiştir.
10 Mart 2003 tarih ve 25075 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2003 yılı yatırım programında Bursa İçmesuyu Projesine 21,5 trilyon lira ödenek ayrılmıştır. Projeye toplam 15 trilyon Türk Lirası harcama yapılmıştır. Bunun 12,3 trilyon Türk Lirası Nilüfer Barajına ayrılmıştır.
Bursa İçmesuyu Projesi kapsamındaki Nilüfer Barajında kalan işlerin maliyeti, 2005 yılı fiyatlarıyla, 55,7 trilyon Türk Lirası olup, projenin mukavelesine göre 2006 yılında bitecektir.
İsale hattı da 2005 yılı içinde bitirilebilecek olup, kamulaştırmadaki problemlerden dolayı kalan kısımlar belediye tarafından yapılacaktır.
11 Ocak 2004 tarih ve 25343 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanan yatırım programında Bursa İçmesuyu Projesi, 20 trilyon Türk Lirası kısmî ödenekle yer almıştır. Bu ödeneğin de 14,601 trilyon Türk Lirası Nilüfer Barajı inşaatına tahsis edilmiştir.
Yapılan toplam harcama 17 trilyon Türk Lirası olup, bunun 12,7 trilyonu Nilüfer Barajına harcanmıştır. Projenin en kısa sürede bitirilebilmesi için de diğer projelere nispeten daha yüksek yıllık ödenekler tahsis edilmeye çalışılmaktadır.
İzmir Milletvekili Sayın Vezir Akdemir'in sözlü sorusuna cevap veriyorum.
İzmir İlindeki bazı okulların elektrik borcuna ilişkin vermiş olduğu önergeyle ilgili olarak şunu söyleyeyim: Borcundan dolayı elektriği kesilen herhangi bir okul yoktur; ancak, TEDAŞ İzmir Müessese Müdürlüğünce, enerji alan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulların 2003 yılından 2004 yılına devreden toplam borç miktarı 5,4 trilyon Türk Lirasıdır. Söz konusu okullara 2004 yılında tahakkuku yapılan 5,4 trilyon Türk Lirası fatura bedelinden 2004 Kasım ayı itibariyle toplam 3,3 trilyon Türk Lirasının tahsilatı yapılmıştır.
2004 yılında ödenmeyen borç miktarı 2,1 trilyon Türk Lirasıdır. 2003 yılından kalan borçların cezası, KDV dahil, toplam borç miktarı 7,3 trilyon Türk Lirası olarak tespit edilmiştir. TEDAŞ İzmir Müessese Müdürlüğü tarafından, tahsilatın artırılması bağlamında, 2004 yılı eylül döneminde, bütün abonelere olduğu gibi bu abonelere de borçların ödenmesi için tebligat çıkarılmıştır; ancak, az önce de söylediğim gibi, borcundan dolayı hiçbir okulun elektriği kesilmemiştir.
Bu arada, yeri gelmişken şunu da ifade edeyim: Bu kaçak elektrik meselesi de, bu arada, devamlı gündemdedir. Normal olarak bizim 25 000 000 abonemiz var. Bu 25 000 000 abonenin 12 800 000'i kaçak açısından taranmıştır ve 680 000 elektrik kaçağı yakalanmıştır. 680 000 arkadaşlar... Bu rakam önemli bir rakamdır ve Türk Ceza Kanununa göre nitelikli suç olarak kabul edilmektedir. Bunu özellikle ifade edeyim. Ancak, İzmir'in kaçak noktası, görevi devraldığımızda yüzde 8,42'ydi. Bu, nispeten düşük sayılan bir orandır. Şu anda ulaştığımız rakam da, göreve geldiğimiz gündeki yüzde 8,42'den yüzde 7'ye düşmüştür; bunu özellikle bildireyim. Türkiye'deki bu rakam da yüzde 25 seviyesinden yüzde 18,7'ye düşmüştür.
Bu arada, yeri gelmişken şunu göstereyim: Şu, kaçak olarak tellerden nasıl elektrik alındığını gösteren ve oldukça da tehlikeli bir süreçtir; bunu da özellikle ifade etmek istiyorum. Ancak, dediğim gibi, bununla çok sıkı bir mücadelemiz vardır ve bu mücadelede de önemli sonuçlar aldık. 680 000 elektrik kaçağı, nitelikli suç kabul edilen bir suçtur. Bu noktaya geldik. Artık, bunu övünerek mi söyleyelim, yoksa, üzülerek mi söyleyelim... Bunu da bir gerçek olarak ifade etmek istiyorum.
Bu arada, Iğdır Milletvekilimiz Prof. Dr. Sayın Dursun Akdemir Beyin sorusuna cevap veriyorum.
Sayın Akdemir tarafından yöneltilen Iğdır'a doğalgaz verilmesine ilişkin sözlü sorusunda "17 Temmuzda bunu sordum; ancak, Sayın Bakan tarafından cevaplandırılmadı" denmiştir.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Buradayım Sayın Bakan.
ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Ben, o gün, görevli olduğum için, Büyük Millet Meclisinde değildim; dolayısıyla, sorunuza şimdi cevap veriyorum. Kaldı ki, bundan önce de, sözlü olarak size ifade ettiğimi hatırlıyorum; ama, bu arada, yine, yazılı olarak da cevap vereyim.
Iğdır, doğalgaz kullanımının ülke genelinde yaygınlaştırılması projeleri çerçevesinde gaz verilmesi öngörülen bir ilimizdir. Bu kapsamda, Iğdır'a, Doğu Anadolu doğalgaz iletim hattı üzerinde bırakılmış olan 10 inçlik vanadan itibaren, 40 kilometrelik bir branşman hattı çekilecektir; daha doğrusu, bunun yapılması gerekmektedir.
Ancak, burada bir incelik var. Şimdi, bizim oraya doğalgaz borusu döşememiz bir mesele değil; fakat, Iğdır'ın şehiriçi dağıtımı ayrı bir ihaleyle yapılacak. Bunu Enerji Piyasaları Düzenleme Kurulu yapıyor. Dolayısıyla, buradaki fizibilite çok önemli ve bütün kullanıcılara bölünecek bu fiyat. Onun için, benim size tavsiyem -bunu neticede bir özel şirket bu ihaleye girip alacak- bunun hesabını iyi yaparsanız... Yarın bunun maliyetinden şikâyet etmemeniz için, iyi bir fizibilite yapılmasında yarar var. Zaten bizim fazla doğalgazımız var, biz zaten doğalgazı satmak istiyoruz; boruyu da döşeriz, o da bir mesele değil; ama, nihaî kullanım son derece önemli. Bu bakımdan, iyi bir fizilibilite yapılmasında yarar var. Neticede 10 inçlik bir vanadan 40 kilometrelik bir branşman çekilecek ki, bu BOTAŞ için önemli bir rakam değil; çünkü, rakamı şöyle ifade edeyim: Bizden önce -ki, 1986 yılından beri, 2002 yılına gelene kadar, onaltı yıl içinde- 5 000 kilometrelik çelik boru döşenmiştir. Biz, 2006 yılına kadar, önümüzdeki dört yıl içinde ise, 5 700 kilometreye ulaşacağız; yani, 6 000 kilometreyi geçeceğiz. Dolayısıyla, bunu yapmamız mesele değil.
Müteakiben de, Iğdır'a doğalgaz arzı, tabiî ki mümkün olacak; ancak, dediğim gibi, o ihaleyi unutmamak lazım, göz önünde tutmak lazım.
Iğdır'da doğalgaz dağıtımına ilişkin çalışmaların -biraz önce söylediğim gibi- Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca başlatılmasına paralel olarak, BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından da, bu boru hattını, biz, oraya döşeyebileceğiz.
4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, Iğdır'da, konut, ticarethane, resmî daire ve sanayide doğalgaz kullanımı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca -yani, EPDK- dağıtım lisans ihalesi yapılması, ihaleyi kazanan şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan dağıtım lisansını alması ve şehir dağıtımı için gerekli olan altyapıyı... Şehir ana basınç düşürme ve ölçüm istasyonu var, buna "RMS-A" diyoruz. Şehir dağıtım şebekesi oluşturulacak ve müteakiben de, gazı, değerli Iğdırlılar kullanacaklar.
Sonuç olarak, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile BOTAŞ Genel Müdürlüğünün koordineli ve ortak çalışmaları neticesinde, Iğdır'a, mümkün olan en kısa zamanda -ki, bu, bu çalışmaların neticesinde olacaktır- doğalgaz arzı sağlanacaktır.
Bu arada şunu da söyleyeyim: Biz, tabiî, doğalgazı planlarken, bir yandan kömür de dağıtıyoruz. Yeri gelmişken onu da ifade edeyim. Bu sene, 1 050 000 ton kömürü, dargelirlilere, ücretsiz olarak dağıttık ve bu, aşağı yukarı 1 500 000 aile yapıyor. Iğdır'a da, bundan, 3 050 ton kömür dağıtıldı. Hatta, rakam olarak, Doğu ve Güneydoğu Anadoluyu da koyarsak, 400 000 tonu bu bölgeye dağıtılmış oldu. Bunun karşılığını Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Fonu karşıladı. Ayrıca, bu kömür dağıtımının yanında, 500 000 ton kömürü de, biz, bayiler vasıtasıyla, ucuz kömür olarak halkımıza dağıttık parası karşılığında ve bundan dolayı da, tonda, ortalama olarak 50 dolar fiyat düştü.
Ayrıca, çevre açısından da bir bilgi vereyim size. Bunun karşılığı 300 000 meşe ağacı demektir; yani, bu kömürü dağıtma neticesinde... 300 000 tam gelişmiş meşe ağacı karşılığındadır bu kömür. Yani, çevre bakımından da gayet önemli bir sonuç.
Bu arada, Niğde Milletvekili Sayın Orhan Eraslan'ın sözlü sorusuna cevap vereyim. Niğde-Ulukışla-Maden Köyü-Bolkardağı madenlerine ilişkin cevabımı arz ediyorum.
Niğde-Ulukışla İlçesi-Maden Köyü- Bolkardağı civarında 2326 numaralı ve 15 Mayıs 1987 tarihli kurşun, çinko, gümüş, altın işletme izinli ruhsat, 1998 yılına kadar Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün uhdesinde iken -ki, ben de, bir ara, o dönemde genel müdürlüğünü yaptım- aynı yıl, 11/3 sayılı yönetim kurulu kararıyla Ahmet Necati Şişman'ın uhdesine devredilmiştir. Ahmet Necati Şişman tarafından sahada ekonomik rezerv ve tenör tespitine yönelik çalışmalar yapılmış ve 24 Şubat 1999 tarihinde de sahada üretim faaliyetinde bulunulmak amacıyla SOMAŞ Maden İşletme Sanayi ve Ticaret AŞ ile rödovans sözleşmesi yapılmıştır. Ancak, rödovans sözleşmesinin ruhsat sahibi tarafından iptal edilmesinden dolayı, sözleşmenin iptali konusu mahkemeye intikal etmiş olup, mahkeme devam etmektedir. Bu nedenle, mahkemenin devam etmesi sebebiyle, sahada faaliyet gösterilememektedir. Ayrıca, sahada çalışma mevsiminin çok kısa olması ve pazar şartları nedeniyle, Maden Kanununun 37 nci maddesine göre, geçici tatil talebinde bulunulmuştur. 3213 sayılı Maden Kanununun 37 nci maddesi kapsamında, geçici tatil talebinin gerekçesinin ortadan kalkmasından itibaren, üç ay içerisinde ruhsat sahibi faaliyete geçmek zorundadır. Aksi takdirde, maden sahasının yeniden faaliyete geçmesini sağlamak üzere, Maden Kanunu kapsamında gerekli tedbirler alınacaktır.
Kars Milletvekili Sayın Selami Yiğit'in, Kars-Selim-Bayburt Barajı ve Kars-Digor - Şirinköy Göleti Projelerine ilişkin sorusuna cevabımı arz ediyorum. Kars İlinin 25 kilometre güneybatısında ve Kars Çayının yan kolu olan Bozkuş Deresi üzerinde inşa edilmekte olan Bayburt Barajında depolanacak 52 000 000 metreküp su ile Selim Ovasında 5 237 hektarlık alanın sulanması ve Kars İline yılda 17,7 hektometreküp içme, kullanma ve endüstri suyu temin edilmesi amaçlanmaktadır. Proje, tarım sektörü yatırımları arasında yer almaktadır; DSİ'nin tarım projeleri arasında, sektör yatırımları arasındadır.
Proje kapsamındaki Bayburt Barajı 29 Ocak 1995 tarihinde ihale edilmiştir. Tarihe dikkatinizi çekiyorum. 29 Ocak 1995'te ihale edilmiş. Baraj inşaatına 28.8.1996 tarihinde derivasyon sağlanmış, çekirdek dolgu kazısı tamamlanmıştır. Gövde dolgusuna ve dolu savak kazılarına devam edilmektedir. Bayburt Barajının 2006 yılında tamamlanması öngörülmüştür.
Barajda toplam 46 952 metre ulaşım yolu ve derivasyon tüneli tamamlanmıştır. Baraj gövdesinde toplam 1 800 000 metreküp dolgunun 1 476 000 metreküp kısmı yapılarak gövde 1 931 kotuna getirilmiştir. Sol kapama seddesinde toplam 322 443 metreküp dolgunun 127 167 metreküp kısmı yapılarak 1 947 kotuna, sağ kapama seddesinde toplam 271 866 metreküp dolgunun da 211 079 metreküplük kısmı yapılarak 1 948,5 kotuna getirilmiştir. Projenin şu anki fizikî gerçekleşme oranı yüzde 51'dir; yani, 29 Ocak 1995 tarihinde yapılan ihalenin sonucunda, şu anda gelinen nokta yüzde 51. Bunlar, yaklaşık olarak, hemen hemen, pekçok DSİ projesinde böyle.
Kars İlinin 30 kilometre batısında, Selim İlçesinde 5 237 hektar araziyi sulayacak olan Bayburt Barajı sulaması, 18 Şubat 1997 tarihinde ihale edilmiş ve 2 Mayıs 1997 tarihinde işe başlanmış; ancak, iş 17.9.2001 tarihinde tasfiye edilmiş maalesef. Bayburt Barajı Sulaması İkmali adıyla 24.9.2002 tarihinde yeniden ihale edilmiş. Yani, bir barajın serüveni bunlar.
Digor Şirinköy Göleti ve sulaması. Kars İli Digor İlçesi Şirinköy Deresi üzerinde bulunan ve 1 064 hektar alanın sulanması amaçlanan işin ihalesi 2001 yılında yapılmış olup, 2002 yılında inşaata başlanmıştır. 10.11.2004 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığımın 2005 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında önergeyle verilen 87,597 trilyon Türk Lirası ödenek dahil, projeye 2005 yılında 2,665 katrilyon Türk Lirası ödenek ayrılmıştır.
Benzer şekilde, Kars-Selim Projesine 3,5 trilyon Türk Lirası ve Çıldır II. Merhale Projesine de 1,5 trilyon Türk Lirası ödenek ayrılmıştır.
Digor-Şirinköy Göleti ve sulamasının ödeneği ise, 2005 malî yılı carî yatırım ve transfer programı ve uygulama programının hazırlanması sırasında değerlendirilecektir.
Kars-Selim Projesinin 2007 yılında, Çıldır II. Merhale Projesinin 2006 yılında ve Digor-Şirinköy Göleti ve sulamasının da 2006 yılında tamamlanması planlanmıştır.
Antalya Milletvekili Sayın Osman Özcan'ın sözlü soru önergesine cevabımı arz ediyorum; Antalya-Alanya Merkez Sak ve Gümüşdere Oba Çayı taşkın koruma işiyle ilgili olarak.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, ilçenin taşkınlardan korunmasını amaçlayan Antalya-Alanya Merkez Sak ve Gümüşdere Oba Çayı taşkın koruma işi, Sak ve Gümüşdere ıslahı ve Oba Çayı ıslahı olarak iki ayrı bölümde ele alınmıştır.
2004 yılında, Sak ve Gümüşdere ıslahına 160 milyar Türk Lirası, Oba Çayı ıslahına ise, 140 milyar Türk Lirası ödenek ayrılmıştır. Bütçe imkânları çerçevesinde gerekli ödeneğin ayrılmasına ve projelerin 2006 yılına kadar bitirilmesine gayret edilmektedir ve bu projeleri, zaten, yakından takip ediyoruz; çünkü, gerek taşkın konusu ve gerekse sulama konusu önemli projeler olarak, bizim üzerinde durduğumuz projelerdir; ancak, yatırım ödenekleri noktasında belli bir disiplini uygulamak durumundayız; ama, 2006 yılında bu da bitecektir.
Saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 1 Şubat 2005