İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bartın ili amasra ilçesine kurulması düşünülen termik santralın çevreye vereceği zarar hakkında

Mehmet Hilmi Güler

Ordu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ocak 2008 · 1.620 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 16 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BARTIN İLİ AMASRA İLÇESİNE KURULMASI DÜŞÜNÜLEN TERMİK SANTRALIN ÇEVREYE VERECEĞİ ZARAR HAKKINDA); konuşma 1.620 kelime.

Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Bartın ili amasra ilçesine kurulması düşünülen termik santralın çevreye vereceği zarar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-23-2008-01-16-bartin-ili-amasra-ilcesine-kurulmasi-dusunulen-termik-santralin-cevrey (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bartın Milletvekili Sayın Rıza Yalçınkaya Bey’in, Bartın ili Amasra ilçesinde kurulması düşünülen termik santralle ilgili görüşlerine ilave bilgiler sunarak cevap vermek istiyorum.

Bildiğiniz gibi, biz, enerji konusunda yerli kaynaklara ağırlık veren bir hükûmet olarak, bu bölgede de santraller kurmayı arzu ediyoruz.

Tabii, eski alışkanlıklar ile yeni yaklaşımlar arasındaki farkı iyi ayırt etmek lazım. Kömür, eskiden, genel bir yanlış kanaat olarak kirletici, çevre düşmanı olan bir yakıt gibi kabul ediliyordu. Ancak, kömürü çok iyi yakan yeni teknolojiler var, bunları da kullanmaya başladık. Bunlardan bir tanesi, akışkan yatak teknolojisidir. Ayrıca plazma tekniğiyle kömürü yakan ve etrafa zarar vermeyen veya minimum zarar veren yeni teknikler kullanılmaktadır ve bunlar uygulamaya geçirildi. Mesela, biz Çan Termik Santralinde böyle bir metodu kullanıyoruz. Ayrıca İSKEN diye bahsettiğimiz Akdeniz’de kömür santrali, aynı şekilde yumurtalık da bu şekilde çalışmaktadır. Fevkalade temiz, çevreye zarar vermeyen bir teknolojiyle kömür kullanılmaktadır.

Bir yandan yerli kaynaklarımıza ağırlık verelim diyoruz, bir yandan dışa bağımlı olmayalım diyoruz, bir yandan ucuz elektrik kullanalım diyoruz. Bunları yapmanın şartı bu tekniklere uymaktır. Bunun için de, Bartın ilinde düşünülen ve daha henüz çalışmaları tamamlanmayan bir yatırımdan bahsetti Sayın Yalçınkaya. Ben onun tereddütlerine, eleştirilerine, biraz da gönlüne su serpeyim diye söylüyorum: Yapılan çalışmalar kontrol altında, çok yakın izlemeyle sürdürülmektedir. Daha henüz ortada… O kadar, hani, bir bardak suda fırtına koparacak kadar kesin bir hâle de gelmemiştir. Keşke gelse, çünkü, burada enerjiye ihtiyacımız var ve üstelik de, biz, o bölgeyi de bir enerji merkezi yapmak istiyoruz. Çünkü taş kömürümüz orada. Daha evvel zarar ediyordu. Şimdi, onun zararlarını azaltarak özel sektörle bunu çıkartmayı düşünüyoruz ve 12/10/2006 yılında orada toplam 654 megavatlık dört üniteden oluşan bir müracaatı olmuş HEMA’nın. EPDK da buna izin vermiş, üretim iznini vermiş. Ama bunu yapmak için daha ÇED raporu alınacak, ÇED raporu çalışmaları sürüyor.

Bunun dışında, ayrıca, ikinci bir müracaatla, 2007 yılında, 16/11/2007’de, daha yeni, bunu 1.100 megavata çıkaracak şekilde ikinci bir tadilat yapma müracaatı olmuş. Yani, 654 megavattan 1.100 megavata çıkartmak üzere müracaatta bulunmuş ve EPDK da gerek yeterli yerin olup olmaması ve bağlantı açısından TEİAŞ’a, yani bizim Elektrik İletim AŞ’ye görüş sormuş. Durum bu safhada. Yani şu an itibarıyla bu durumda. Şimdi, tabii, bunun hem yer durumu –çünkü, daha büyük olacağı için daha büyük yere ihtiyaç var- bir de ÇED’le ilgili çalışmalarını da daha henüz firma yapmış değil.

Tabii, burada önemli olan şey şu: HEMA, bildiğiniz gibi, Çinli bir firmayla, Datong firmasıyla da üç kuyu açarak daha fazla taş kömürü çıkarmayı arzu ediyor ve o bölgeye zenginlik getirecek, daha fazla işçi çalışacak, yerli kaynaklarımız değerlenecek ve üstelik de çevreye -oranın güzelliklerini ben de biliyorum, yani Amasra, Bartın ve orada kaldım, Ereğli Demir Çelik’te benim uzun süre görevim oldu- gerçekten oranın o güzelliğine, yeşilliğine herhangi bir zarar vermeyecek bir teknolojiyi kurmak mümkün. Dünyada da zaten kömür, gerek Rusya’da gerek Almanya’da, Amerika’da elektrik üretmekte çok yaygın bir şekilde kullanılıyor. Yani, çağdaş üretim metotlarından bir tanesidir. O bakımdan, burada hiç herhangi bir tereddütünüz olmasın. Kaldı ki henüz daha ÇED raporu da alınmış değil. Bu bakımdan, biz sorun olacağını zannetmiyoruz ve üstelik kömürle ilgili de maalesef böyle bir yanlış kanaat var, sahilde bulunan santrallere izin alamama gibi genellikle halkı bir yanlış bilinçlendirme faaliyetleri var. Bunu üzüntüyle karşılıyoruz. Sayın Milletvekilimi özellikle tenzih ediyorum. Yani, bu farkı mutlaka bilen ve bu noktada hassas olduğuna inandığım bir kişi ve bu bölgenin kalkınması için bu lazım. Biz de zaten Maden Tetkik Arama ile çok yoğun bir kömür arama faaliyetinde bulunuyoruz. 800 milyon ton kömür bulduk, 600 milyon ton da ilave rezerv. Yeni bunlar. Toplam 1,4 milyar ton yapıyor bu ilave bulduğumuz. Müthiş bir kaynak bu aynı zamanda. Yani, masraflar çıktıktan sonra da 20 dolar kalsa 28 milyar dolar yapar bu. Tabii, bunu enerji üretmekte kullanırsak dışa bağımlılığımız da diğer şeyler de azalmış olacak ve bununla ilgili olarak yoğun da talepler var.

Şu anda da yeri gelmişken bir müjdeyi de vereyim: Afşin Elbistan C ve D’nin ihalesi için de hazırlıklarımız bitti. Bilhassa Afşin bölgesine iki büyük dev projeyi kazandırmak üzere yoğun bir çalışma içindeyiz. 1.200 megavatlık iki ünite. İnşallah, bu C ve D’den sonra E’si de gelecek. Burada da on beş yıl alım garantisi veren bir sistemi düşünüyoruz ve hem düşük kalorili olan bu kömürleri değerlendirmiş olacağız hem de o bölgeye bir canlılık gelecek, endüstri açısından da. Külünden de muhtemelen çimento yapma imkânı olacak.

Böyle güzel yatırımları aslında teşvik etmemiz lazım. Hem yerli kaynaklar, hem alternatif enerji kaynaklarını oluşturmuş oluyoruz, doğal gaza bağımlılığımızı azaltmış oluyoruz ve bununla ilgili olarak da çalışmalarımızı, rüzgâr dâhil olmak üzere, küçük hidroelektrik santraller olmak üzere büyük bir çalışmayı sürdürdük. Rüzgârda büyük bir patlama meydana geldi, artış meydana geldi. Şimdi bunun türbinlerini yaptırmak üzere görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Ayrıca, TEMSAN firmamız bir de rüzgâr türbini –prototip- yaptı, şimdi bunu yaygınlaştırmak istiyoruz. Küçük hidroelektrik santrallerinde binin üzerinde müracaat yapıldı. Bunlarla da derelerden elektrik elde etmek üzere çok ciddi çalışmalar başlattık.

Gene TEMSAN firması, on dört ayrı tip prototip yaptı. Bunlar, öyle, kâğıt üzerinde çalışma değil, yani bunlar üretildi. Bunların bazıları bir otomobilin bagajında taşınabilecek kadar küçük, bazıları bir tırın taşıyamayacağı kadar büyük türbinler. Bunlarla da sulardan elektrik elde etme çalışmalarımız sürüyor.

Su ve rüzgârı, çok şükür yoluna koyduk. Şimdi üçüncü hareketimiz jeotermaldir. Jeotermalde de ciddi bir çalışma içindeyiz. Jeotermalde, aynı rüzgâr atlası gibi Türkiye’nin jeotermal haritasını çıkarttık, bunu da yayacağız.

Bunun şu bakımdan, şöyle bir faydası var: Eskiden, yatırımcılar münferit olarak, tek tek dağları, tepeleri dolaşarak bunları buluyordu, ölçüm alıyordu. Şimdi biz bunları atlasıyla beraber hazır ettik. Rüzgâr atlasında öyle oldu. Onun için, herkes kendi köyünde, kasabasında rüzgârın kaç metre/saniye hızla estiğini artık biliyor, kapasitesini biliyor. Ayrıca, bağlantı hatlarını da harita üzerine işledik. Sadece bulduğu yere gerekli müracaatını yapacak, ondan sonra da yatırıma karar verirse bağlantısını da yapıp üretim yapacak.

17 megavatla aldık, çok şükür bunu 10 kat artırdık, şimdi 400 kat artıracağız ve hedefimiz, bunu çok daha fazlaya çıkartmak. Böylece, çevre dostu bir yatırımı gerçekleştirmiş olacağız.

Jeotermalde de aynı haritayı çıkarıyoruz. Bu da çıktığı zaman, bilhassa Ege Bölgesi başta olmak üzere, jeotermal enerjiden, hem elektrik elde etmekte hem seracılıkta hem binaların ısıtılmasında, termal turizmde yararlanmış olacağız.

Dördüncü hedefimiz de -onda da ciddi adımlar atıyoruz- güneş enerjisidir. Bunu biz paneller olarak su ısıtmada kullanıyoruz. Ama daha büyük amacımız, öncelikli olarak bunu elektrik elde etmekte kullanmak. Bunun için de… Çatıların üzeri boş. Çatıların üzerine kiremit koyacağımıza, bunları güneş pilleriyle yer değiştirmemiz yakında mümkün olacak. Bunun maliyet sorunu var. Bir tek maliyet sorununu düşürürsek, burada önemli adımlar atabiliriz. Mesela, Almanya’da “yüz bin çatı projesi” başlatılmıştır ve Almanya’da, bilhassa Bavyera bölgesinde hem istihdama hem de enerjiye büyük katkısı var. Türkiye Almanya’dan daha fazla güneş kaynaklarına sahip, başta Ege Bölgesi ve Akdeniz olmak üzere. Buralardan da güneş enerjisinden yararlanmamız mümkün olacak.

Kısacası şunu ifade etmek istiyorum: Kömürden korkmayalım. Kömür bizim kendi öz kaynağımız, millî kaynağımız ve yeteri kadar da aranmadığı için rezervlerimiz daha düşüktü. Ama, biz, buna 1,4 milyar tonluk da rezerv ekledik. Bunlardan da elektrik elde etmek bizim en önemli amaçlarımızdan bir tanesi. Dolayısıyla bu çalışmaları sürdüreceğiz.

Çevre konusundaki hassasiyetimiz gayet yüksektir. Zaten bu bilinç bütün Türkiye’de yaygın ve bu da bizi memnun ediyor. Çünkü, çevre de neticede hepimizin.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Taş kömürü üretiminin artırılmasını planlıyor musunuz Sayın Bakan?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Taş kömürü, tabii… Taş kömürüyle…

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Taş kömürü üretimi azalıyor gittikçe.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Hayır, şöyle söyleyeyim: Taş kömürünün miktarındaki azalmayla kişi başına üretimi karıştırmamak lazım. Biz kişi başına üretimi artırdık. Bu, esas zarar etmemesi için lazım, verimli çalışmak için lazım. Aksi takdirde burası kapanacaktı. “Orada balık üretelim” falan deniyordu. Biz bunu önledik. Şimdi kömür çıkarıyoruz.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Üretimin de artması lazım Sayın Bakan.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Daha 1.200 de eleman aldık. Bunların hepsi güçlü, kuvvetli, daha evvelki gibi öyle 50 kiloluk adamlar değil.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)6 bin kişi emekli oldu.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Kömürleri de çıkarıyor, yatırımlarını da yapıyoruz. Özel sektöre verdik. Daha evvelden 130 bin ton kömür çıkıyordu, 110’la 130 bin ton arasında değişiyordu. Biz bunu 800 bin tona çıkarttık, üretimi. Şimdi, bunu 2 kata çıkartmak istiyoruz. Hem de yıkanıyor, bunlar lavvarlarda da yıkanıyor. Dolayısıyla, Zonguldak bölgesi, bizim üzerinde titrediğimiz, hem üretim açısından hem enerji kaynağı açısından çok önemli.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Ama TTK’nın üretimi düşüyor.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)TTK’nın üretimi… Verimliliği artıyor. Verimliliği artması önemli. Üretimi de artacak. Çünkü, neticede zarar da etmemesi lazım.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)İhtiyacımızı karşılamıyor.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Bununla ilgili sendikamızla da görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Ben de o bölgeyi iyi bilen biriyim. Daha evvelden Ereğli Demir Çelik, o bağlantılarını kurduk. O bakımdan, herhangi bir sorun yok.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Var var, efendim sorun olmaz mı? Çok sorun var.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Yok, yok, sorunları çözüyoruz. Şunu söyleyeyim: Türkiye’de sorunsuz sorun çözülmüyor, yani zor sorunların da kolay çözümü yok. Onun için, bunlar biraz cesaretle üzerine yürümeyle oluyor.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)İşçi alınması lazım, TTK’ya işçi alınması lazım.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)İşte, içinde yaşadığımız durumu görüyorsunuz; geçen yaz yetmiş sekiz yılın en sıcak yazıydı, şimdi de en soğuk kışlarını yaşıyoruz.

Bir apartmanı bile bazen yönetmek enerji bakımından zordur, kapıcısıyla, diğer komşularıyla ilişkilerini. Biz, koskoca Türkiye’yi, üstelik de gaz gelmediği hâlde İran’dan, şu anda enerjiyi yönetiyoruz ve bu yönetme kolay bir şey değil.

ALİ KOÇAL (Zonguldak)İran’a bağlı olarak.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Devamla)Hem milleti üşütmeden hem enerji dengesini tutarak hem de bunu belli bir denge içinde tutmak, hakikaten, biraz gayret, biraz emek, biraz da bu işi bilmekle oluyor.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

100 konuşma daha · 16 Ocak 2008

100 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook