Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)
Giresun Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 49. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Ocak 2005 · 762 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Işık (CHP), 11 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 762 kelime.
Mehmet Işık (CHP, Giresun). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2005-01-11-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET IŞIK (Giresun)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 726 sıra sayılı Köy Hizmetlerinin lağvıyla ilgili yasa tasarısının 4 üncü maddesi konusunda şahsım adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce konuşan bir arkadaşım "biz üzüm yemeye devam edeceğiz" dedi. Keşke öyle olsa... Bugün, köylümüz, fevkalade büyük sıkıntılar içerisinde. Bütün üreticileri destekleyen kurumlar ortadan kaldırıldı, işlevsiz hale getirildi. Avrupa'nın, Amerika'nın verdiği desteklerden mahrum kılındı; bir şey üretemez, ürettiğini satamaz hale geldi. Keşke, üzüm yiyecek durumda olsaydık, bunu, biz de memnuniyetle karşılar ve alkışlardık.
Tarım satış kooperatiflerini de bu arada zikretmek istiyorum. Tarım satış kooperatifleri de destekten uzak, krediden uzak tutularak köylünün tek dayanağı olan tarım satış kooperatifleri de, maalesef, devredışı bırakılmaya çalışılıyor. Köylü, bir yerde, baş başa bırakıldı kaderiyle.
Şimdi, bunlar yetmiyormuş gibi, bir de kendisine altyapı hizmetleri götüren Köy Hizmetlerini kaldırmaya çalışıyoruz. Köy Hizmetlerinin kaldırılması, belki ilk aşamada şöyle bakınca, yerelde sorunların çözülmesi, daha yakından sorunların bilinmesi ve dolayısıyla da bu sorunların çözümünde daha hızlı davranılması gibi bir gerekçeye dayandırılabilir; ama, Türkiye'de durum nedir? Acaba, gerçekten, hızlı ve adil bir hizmeti halkımıza, köylümüze sunmamız mümkün olacak mı?
Şimdi, ben size bazı rakamlar vermek istiyorum. Bakınız, birkaç ilden örnekler vereceğim. Afyon, yolların yüzde 58'i asfalt, yapılacak yol miktarı 18 kilometre. Adana, 2 200 kilometresi asfalt, 8 kilometre yapılacak yol var. Artvin, 120 kilometre asfalt yapılmış, 1 389 kilometre daha yapılacak yolu var. Diyarbakır, yüzde 1'i asfalt ve 468 kilometre daha yapılacak yolu var. Erzurum; 370 kilometre asfaltı var, 676 kilometre daha yapılacak yolu var. Giresun -benim seçim bölgem; esas burada dikkatinize özellikle sunmak istiyorum- asfalt olarak yüzde 5 asfalt yapılmış, 1 561 kilometre yolu tesviye, yani toprak. O yağışlı iklimde toprak yol; yani, her yağmur yağdığında otomobillerin içinde saplanıp kaldığı yol durumunda. 1 137 kilometre de yeni yapılacak yolu var.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Şebinkarahisar'da da öyle.
MEHMET IŞIK (Devamla)Şebinkarahisar da aynı durumda hemşerim; merak etme.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Daha kötü.
MEHMET IŞIK (Devamla)Aynı hemşerim; o da nasibini almış Giresun'un nasibinden.
ÜNALK KACIR (İstanbul)Çeyreği kadar.
MEHMET IŞIK (Devamla)Kayseri; yüzde 50 asfalt, yapılacak yol 17 kilometre. Kırklareli; yüzde 50 asfalt, sıfır kilometre yapılacak yol ihtiyacı. Kırşehir; yüzde 40 asfalt, sıfır kilometre yol ihtiyacı. Ordu -yine yağışlı bölgeye geldik- yüzde 5 asfalt, 2 097 kilometre ham yol, toprak yol -dediğim gibi her yağmurdan sonra saplanıp kalınan yollar- 1 150 kilometre de daha yapılacak yolu var. Trabzon -özellikle bunları biraz bölge olarak seçiyorum- yüzde 3 asfalt miktarı, 1 669 kilometre ham yolu var, 559 kilometre de yeni yapılacak yol ihtiyacı var. Sonuç olarak...
ÜNAL KACIR (İstanbul)Bu sistemle olmuyor o yol.
MEHMET IŞIK (Devamla)Başka şey söyleyeceğim, müsaade ederseniz.
Sonuç olarak, Türkiye'de, şu anda, ülkemizde, 10 722 kilometre daha yeni yapılacak yol ihtiyacı var. 10 722 kilometre. 55 589 kilometre de ham -stabilize değil, ham; stabilizesi ayrı- 130 000 kilometre de stabilize yol var. Elimizdeki program, Türkiye'nin tablosu bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANToparlayın lütfen.
MEHMET IŞIK (Devamla)2 dakika müsaade edin; bir şeyi özellikle belirtmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, size sormak istiyorum; bu illere dikkat ederseniz, genelde zengin illerin durumu, yani, özel idare gelirlerinin yüksek olduğu illerin durumu iyi, özel idare gelirleri iyi olan, nüfusu da kalabalık olan illerin altyapı sorunları çözümlenmiş; ama, ekonomik bakımdan güçsüz olan illerin, yol yapımı zor olan illerin durumu kötü.
Peki, merkezî planlama olmadan şimdi ödenekleri göndereceğiz. Nasıl göndereceğiz; her ile nüfus başına belli bir para göndereceğiz. Geri kalmış olanlar, geri kalmış olmakla devam edecek; ileri olanlar da, daha lükse geçecek, belki kanalizasyon ve diğer hizmetlerini yapmaya geçecek. Onlar daha yüzde 3'lerde, 2'lerde, ötekiler yüzde 70-80'lerde. Coğrafî şartları da onlara göre çok daha zor iller; ama, nüfus başına aldığı para aynı para. Nasıl sağlayacaksınız bu adaleti? "Adalet" partinizin başındaki birinci isim. Nasıl sağlayacaksınız bölgeler arasındaki, iller arasındaki bu adaletsizliği, nasıl kaldıracaksınız merkezî planlama olmazsa? Haa, bu haksızlık var, bugüne kadar yapılmış; ama, bunu düzeltmek mümkün. Alır bilgisayarı karşısına, hangi ilin ne kadar ihtiyacı var bakar ve mevcut olanaklar neyse, onu ona göre dağıtır ve bu şekilde çözümlenir.
Efendim, mahallî ihtiyaçlar, en iyi mahallinde bilinir. Biliniyorsa, program orada yapılır, biraz da fazla yapılır, merkeze geldiği zaman, merkez, ihtiyaçlarına göre bunu planlar, düzenler ve adaletli bir çözüm gelir. Yoksa, geri kalmış iller, geri kalmış olmaya devam edecek; ileri giden iller de, belki çok daha ilerde, çok daha çağdaş bir yaşama kavuşacak.
Bunun sonu nedir biliyor musunuz arkadaşlar; köylü üretemez, ürettiğini çarşıya getiremez, getirdiğiyle de geçinemez ve sonra da valizini alır, o köyleri terk eder, büyük şehirlerin varoşlarında hayatını devam ettirmeye çalışır ve bugün bildiğimiz, hepimizin bildiği sosyal problemleri Türkiye'nin gündemine taşırız.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 11 Ocak 2005