İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · SALI

Dünya ormancılık günü dolayısıyla

Mehmet Işık

Giresun Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 73. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Mart 2005 · 489 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Işık (CHP), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ DOLAYISIYLA); konuşma 489 kelime.

Mehmet Işık (CHP, Giresun). “Dünya ormancılık günü dolayısıyla”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2005-03-22-dunya-ormancilik-gunu-dolayisiyla (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET IŞIK (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyanın birçok yerinde ormanların aşırı tahrip edilerek büyük çevre sorunları doğması üzerine, Avrupa Tarım Federasyonu, kuzey yarımkürede ilkbaharın, güney yarımkürede sonbaharın başlangıcının Dünya Ormancılık Günü olarak kutlanmasını Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonuna teklif etmiş ve alınan bir kararla, 21 Mart günü, Dünya Ormancılık Günü olarak 1971'den itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ülkemizde bu uygulama 1975 yılından itibaren başlamıştır.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, topraklar, bütün insanlığın en değerli doğal kaynaklarıdır. Toprakları koruyan ormanlar, çevrenin yaşanabilir olmasında, su rejiminin düzenlenmesinde ve hava kirliliğinin önlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Bugün, doğa ve çevre konusunda ulaşılan evrensel boyutlar incelendiğinde ormanların çevre kavramıyla özdeş ölçülerde değerlendirildiğini görürüz.

Ülkemizde bir yılda denizlere, göllere taşınan toprak 500 000 000 tondur. Ülkemizin 13 katı alana sahip olan Avrupa Kıtasında yıllık 320 000 000 ton toprak taşınabildiği dikkate alınırsa, erozyonun Türkiyemizdeki boyutu, toprak taşınmasının boyutu daha iyi anlaşılır.

Ülkemizin yüzde 86'sı çeşitli derecede erozyona tabidir. Anadolumuz, yaralanmış bir aslan gibi, bu erozyonun kalıntılarını taşımaktadır. Bu tehlikenin en büyük nedeni, yağmalanan, rant alanı haline getirilmek istenen ormanların tahrip edilip azaltılmasıdır.

Ormanlar erozyonun azaltılmasında en önemli varlıktır. 1 hektar ormanın kökleri 10 000 ton toprağı tutabilmektedir. Ormanlar, yağan yağmurun akışını yavaşlatarak toprağın taşınmasını ve yeraltı su kaynaklarının beslenmesini sağlayarak su ihtiyacımızı sağladığımız gibi, sellerin oluşmasını da engeller. Ormanlar, bu konumuna rağmen, maalesef, çeşitli nedenlerle tahrip edilmiş, bunun sonucunda, en kıymetli, verimli topraklar sularla sürüklenerek araziler verimsiz hale gelmiş, su rejimi bozulmuş; erozyon nedeniyle taşınan topraklar, baraj, göl ve denizlere ulaşarak barajların dolmasına ve büyük ekonomik kayıpların meydana gelmesine sebep olmuştur. Bir örnek vermek gerekirse, 1620'de inşa edilen su toplama havzası ormanlarla kaplı İstanbul Karanlık Bend Barajı hiç sedimantasyonla dolmamışken, 1937'de inşa edilen, etrafı çıplak araziyle kaplı Çubuk Barajının 2/3'ü dolmuştur.

Ormanların, odun hammaddesi sağlanması ve erozyonu önlemesi yanında hava kirliliğinin önlenmesinde çok büyük önemi vardır. Atmosferi kirleten unsurların arasında en önemli yeri karbondioksiti absorbe ederek fotosentezle selüloza çevirir. 1 hektar orman alanı yılda 2,5 ton karbondioksiti kimyasal olarak bağlar; bununla 5,9 ton selüloz üretir. 1 hektar çam ormanı yılda 30 ton oksijen üretir. Bir kayın ağacı saatte 1,7 gram oksijen üretip 2,3 gram karbondioksiti absorbe ederek atmosferin oksijen dengesini kurmaktadır.

Bu faydalarının yanında, son yıllarda hızla kentleşme sonucu artan gezme, dinlenme, piknik ihtiyaçlarına paralel olarak ormanlarımız yeni bir fonksiyon kazanmıştır. Ormanlar, ülkemizin flora ve fauna zenginliğinin korunması için vazgeçilmez önemi haizdir.

Ülkemiz, orman bakımından fakir bir ülkedir. 20,7 milyon hektar alan olan ormanlarımız, aşırı faydalanma, tahribat, açma ve nitelikli olarak yerleşmelerle devamlı azalmaktadır ve ormanlarımızın yarısı verimsiz ormanlardır. Ormanlarımızın, devamlı açma, yerleşme ve yağmalarla rant konusu haline getirilmiş olması, üzülerek belirtmek istiyorum ki, bu tahribatın hızla günümüzde devam etmesi, hepimiz için üzüntü konusu olmalıdır.

Ormanlarımızı yeteri kadar koruyup geliştiremediğimiz, büyütemediğimiz için, ülkemizin son yıllarda artan heyelan ve sel felaketleriyle tarım alanlarındaki tahribatı görmemiz mümkündür. Son yıllarda, özellikle Akdeniz, Karadeniz sahillerinde meydana gelen sel felaketlerinin tek sebebi ormansızlaşmadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 22 Mart 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook