3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2003 · 636 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Küçükaşık (CHP), 11 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3030 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HK.KHK'NİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAK.KAN.TEKL.( S.SAYISI :303 )); konuşma 636 kelime.
Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa). “3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2003-12-11-3030-sayili-buyuksehir-belediyelerinin-yonetimi-hk-khk-nin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Konya eski Belediye Başkanı ve şimdiki Konya Milletvekilimiz Sayın Halil Ürün, konuşmasında, Sayın İzzet Çetin'e "konuşmanızda hiçbir somut gerekçe göstermediniz" dedi.
Sayın Halil Ürün, ben, bu somut gerekçeleri altı ay önce, bu kürsüden, bu gazete sayfalarıyla "kaçak villalara sihirli değnek" ismiyle gösterdim, iki bakanınıza da soru önergesi verdim. Siz, diyorsunuz ki, bu yasanın temel felsefesi kaçak yapılaşmayı engellemek ve gerçekten de kentli bir yaşama gidebilmek. Bakınız, Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde, Osmangazi Belediyesine bağlı olan 7 tane köydeki kaçak villalar, yıkım kararını bölge idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararını reddetmesinden sonra, Osmangazi Belediyesince yıkılırken, birdenbire, sizin çok övdüğünüz Bayındırlık ve İskân Bakanlığı devreye girerek, Osmangazi Belediyesi mücavir alanından bu köyleri çıkardı ve Bursa Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne verildi. Gerekçe, kaçak villaların yıkımını engellemekti. Eğer, sizin dediğiniz gibi çarpık kentleşmeyi engellemek, kaçak gecekondulaşmayı engellemek bu yasa teklifinin temel felsefesiyse, o zaman lütfen bana şunu söyleyebilir misiniz : Bakanlık, hangi gerekçeyle Osmangazi Belediyesi mücavir alanı içerisindeki köyleri, Osmangazi Belediyesi tam da yıkım yaparken, mücavir alandan çıkardı da Bursa Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne verdi ve yıkımları durdurdu? "Bize güvenin" diyorsunuz; nasıl güveneceğiz?.. Siz bu yasayı çıkarıyorsunuz...
Bakın, ben size bir örnek daha vereceğim: Şu anda Bursa'nın batı bölgesinde, yine, kaçak şehirleşmeye ve kentleşmeye elverişli köylerimiz var. Daha yeni, çok yeni, tam bir ay önce, yine Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, 4.11.2003 tarihinde, Nilüfer Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi mücavir alanı içerisinde bulunan 7 köyü mücavir alandan çıkardı, Bursa Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne bağladı; neden?.. Siz kentleşmeyi savunuyorsunuz... Siz, tüm bu alanları... Şimdi, bu getirdiğiniz yasa teklifiyle beraber de biz planlı bir kentleşmeye sahip olacağız diyorsunuz. Kusura bakmayın da, ben sormak zorundayım; bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?! Bir ay önce nasıl çıkarıyorsunuz bunu, hangi bakanlık çıkarıyor? Sizin bakanlığınız değil mi bu, çok övdüğünüz sizin bakanlığınız çıkarmıyor mu bunu? Burada, arkadaşlar gülüyorlar. Ben hayret ediyorum; siz nerede yaşıyorsunuz kuzum, allahaşkına! Bursa'da çarpık kentleşmeyi savunacaksınız, çarpık kentleşme için her şeyi yapacaksınız, ondan sonra, ne olduğu bilinmeyen iller için düzenli kentleşmeyi savunacaksınız. Allahaşkına, ne yapıyorsunuz siz, ne yapıyorsunuz arkadaşlar?! Burada gülünüyor. Bunun tek bir amacı var arkadaşlar; biraz önce hocamın da söylediği gibi -ben isim vereyim, hocam nezaketen vermedi- 1987 seçimlerindeki Anavatan Partisi taktikleri bunlar. İstanbul'un Beşiktaş ile Kadıköy İlçeleri, biliyorsunuz, tek bir seçim bölgesi olmuştu. Siz, şuna güveniyorsunuz : Biz, kırsal kesimden oy alırız... Kırsal oyları da büyükşehir belediyesi sınırlarına katarsak, bunları alırsınız. Beyler, kırsal kesime gideceksiniz...
Bakın, hep, verdiğiniz sözler var; siz, her sözünüzde durursunuz(!) Pekâlâ, ben size soruyorum: 2003 yılı doğrudan gelir desteğini ne zaman ödediniz; haziranda... Pekâlâ, mazot desteğini ödediniz mi, ödediniz mi; siz, o kırsal kesimin mazot yardımını ödediniz mi allahaşkına?! Hani, diyorsunuz ki... (AK Parti sıralarından gürültüler)
Bakın, kolay işleri yapmayın; sizin kurtardığınız, villalar. Villaları kurtarıyorsunuz; köylünün villası yok. Ben, şunu söylüyorum : Köylüye haziran ayında ödemeyi taahhüt ettiğiniz ucuz mazotu ödediniz mi ödemediniz mi?! (AK Parti sıralarından "ödedik, ödedik" sesleri) Yüzde 50'sini ödediniz, yüzde 50'sini...
RESUL TOSUN (Tokat)Yarısını ödedik.
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)O da, Dünya Bankasının, bu yoksulluk bütçesidir diye ayırdığı -ben söyleyeyim size- doğrudan gelir desteğinin 580 trilyonluk kısmıyla ödediniz. Biraz önce, daha beş saat önce, burada, Sayın Bakan açıkladı; doğrudan gelir desteği veya mazot desteği için 500 trilyonluk eködenek ayırdınız. Hangi illere ödeyeceksiniz; bana söyler misiniz, hangi illere ödeyeceksiniz?! Tıpkı, geçen dönemde MHP'nin yaptığı gibi... 22 ile ödemişti onlar, biliyorsunuz değil mi?! Allahaşkına dostum, 3,5 katrilyon doğrudan gelir desteği ödenecek 2003 yılında; hangi sözünüzü tuttunuz siz?!
MEHMET SOYDAN (Hatay)28 Martta...
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)Ben, size, burada, başka bir örnek daha vereyim. Yine, burada, çiftçilerin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borcu nedeniyle yaptığım konuşmada, yanlış tarih veriyorsunuz dedim. Bakınız, tarım kredilerde aftan yararlanan insan oranı yüzde 80, Ziraat Bankasına borçlu olan köylülerin oranı yüzde 80; ama...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 11 Aralık 2003