İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 119. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Yaş sebze ve meyve ihracatı hakkında

Mehmet Mehdi Eker

Diyarbakır Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 119. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Haziran 2005 · 1.032 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 27 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAŞ SEBZE VE MEYVE İHRACATI HAKKINDA); konuşma 1.032 kelime.

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Yaş sebze ve meyve ihracatı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-06-27-yas-sebze-ve-meyve-ihracati-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Hatay Milletvekilimiz İsmail Soylu Beyin gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, 30 Mayıs tarihi itibariyle, Rusya Federasyonu, Türkiye'den ithal ettiği 136 ürün grubunu ihtiva eden çok geniş bir tarım ürünleri listesine ithalat yasağı koymuştur.

Bu, tabiî, kamuoyunda, sadece yaş meyve sebze olarak; hatta, bazen bir tek ürün olarak, bazen narenciye, bazen domates gibi algılandı, o şekilde anlatıldı. Esasen, maalesef, yasağın kapsamı çok daha büyüktü. 136 ürün, ambalaj malzemeleri dahil olmak üzere, orman ürünleri dahil olmak üzere, toprak, çakıl da dahil olmak üzere çok değişik ürün grubunu ihtiva ediyordu.

Bu süreç içerisinde, biz, öncelikle oraya bir heyet gönderdik. Arkasından da yaptığımız temaslar sonunda, tabiî, iş bir noktaya geldi; ancak, Sayın Başbakanımız, Sayın Putin'le, bu konunun bir an önce çözüme bağlanmasıyla ilgili bir telefon görüşmesi yaptı. Bu görüşmede, Tarım ve Köyişleri Bakanı olarak benim ve Rus Tarım Bakanının bu konuyu müzakere etmeleri ve bu konuyu, bu şekilde çözmeleri kararlaştırıldı. Bunun üzerine, ben, 23 Haziran günü, geçtiğimiz hafta, bir heyetle birlikte Rusya Federasyonuna, Moskova'ya gittim, Rus Tarım Bakanının başkanlığında bir heyetle bu konuyu tezekkür ettik.

Tabiî, sadece üreticilerimizi ilgilendiren bir husus değil, bütün Türk Milletini, bütün ihracat sistemimizi etkileyen önemli bir sorundu bu. Biz biliyorduk ki, Rusya Federasyonu, daha önce, bu sorunu birçok Avrupa ülkesiyle yaşadı; 25 Avrupa ülkesinin birçoğuyla aynı sorun yaşandı, hatta eski Sovyet cumhuriyetleriyle de yaşandı. Biz, onların, bu sorunu, bu süreçte nasıl çözdüğünü inceledik ve onlara, olabilecek en makul tekliflerle gittik.

Görüşmelerimiz neticesinde, bu ürünlerden 109 ürün grubunun yasağının, bugün itibariyle -yani pazartesi günü itibariyle- kalktığını ifade ettiler, buna dair yasağı kaldıracaklarını söylediler. Geri kalan 27 ürün grubu için de, biz şöyle bir teklifte bulunduk, dedik ki: Biz, sistemimize güveniyoruz; çünkü, biz, aynı sertifikasyon sistemiyle, bütün Avrupa Birliği ülkelerine, standartları çok daha bu alanda rijit olan, daha katı olan ülkelere, biz, bu ürünleri, bu sertifikasyon sistemiyle ihraç ediyoruz ve herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Dolayısıyla, biz, sistemimize güveniyoruz; buyurun gelin, yerinde, sizin uzmanlarınız, bizim uzmanlarımızla birlikte gelsin, bunu görsün ve bir önkontrollü uygulama yapalım. Sizin uzmanlarınız, evet, şu ürün tamam, sertifika işlemi de şu şekilde tamam desin ve o şekilde aşılsın. Böyle bir öneri yaptık. Ayrıca, daha önce Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonunun imzalamış bulunduğu mutabakat zaptı vardı; onun aynısını biz de imzalamaya hazır olduğumuzu kendilerine ifade ettik, böyle bir teklif götürdük. İlave olarak, kendilerine, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında, bitki koruma alanında bir anlaşmanın imzalanmasını teklif ettik. Bu söylediğim, hem mutabakat zaptını hem de bitki koruma anlaşmasını da yanımızda teklif olarak hazır götürdük, masanın üstüne koyduk. Bir de ayrıca dedik ki, biz komşu iki ülkeyiz ve Rusya'daki tüketicilerin memnuniyeti bizim için önemlidir. Biz, gelecekte bu işbirliğimizi çok daha detaylandıralım, tarımsal ticaretimizi geliştirelim; birçok alanda işbirliği yapalım. Bu konuda da bir tarım teknik işbirliği anlaşması imzalamaya hazır olduğumuzu, bunun müzakerelerine hemen başlamak istediğimizi kendilerine teklif ettik. Bizim tekliflerimizin hepsini olumlu karşıladılar ve biraz önce arz ettiğim gibi, Çarşamba perşembe günü, yani bu hafta içerisinde uzmanların buraya geleceğini ve bu önkontrollü gümrük uygulamasıyla, kalan 27 ürün grubu için de ithalat yasağının kaldırılacağını bize deklare ettiler Rus makamları, Rus tarafı. Diğer hususlardaki tekliflerimizi de olumlu karşıladılar. Kendilerini, ayrıca, ben davet ettim, Rus Tarım Bakanını. Tabiî, işin buraya kadar olan kısmı memnuniyet verici. Bu hafta sonu itibariyle, ümit ediyoruz ki, bu gelişmeler çok daha olumlu noktaya gelir ve yasak bütünüyle kalkar; üreticilerimiz, ihracatçılarımız Rusya'ya, Rusya pazarına tekrar mal ihraç eder noktaya gelirler.

Şimdi, burada, tabiî, bir hususu ifade etmek istiyorum. Tarım ürünleri ihracatı, diğer ürünlerde de kuşkusuz bu böyledir... Bozulabilir, çabuk bozulabilir, dayanıksız ürünler oldukları için istismarı, suiistimali mümkün, açık. Buna dönük, tabiî, tedbirlerin alınması lazım. Biz, kuşkusuz, Tarım Bakanlığı olarak bu konudaki denetim faaliyetlerine önem vereceğiz, hızlandıracağız; ama, takdir edilir ki, sadece bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir şey değildir. Üreticilerimizin bu konuda eğitilmesi, bilinçlendirilmesi, ilave olarak ihracatçılarımızın da bu konuda çok hassasiyet göstermesi gerekiyor. Biz, hem üreticilerimizle, üreticilerimizin birlikleriyle hem de ihracatçı birlikleriyle, bu konuyla ilgili olarak temas halindeyiz.

Burada bir bilgiyi de, izninizle, kamuoyuyla paylaşmak istiyorum; çünkü, söylenen husus, bizde Akdeniz meyve sineği bulunduğu gerekçesiydi, bundan dolayı bizim sebze ve meyvelerimize ihracat yasağı konulduğu hususuydu; ama, Rus makamlarının bize orada belirttikleri hususların başında, bu hastalıklar konusu değil, birtakım evraklarda sahtecilik işlerinin yapıldığı hususu; yani, uluslararası boyutu da olabilecek olan bazı sertifikaların, bazı evrakların içerisinde sahtecilik işleri olduğu yönünde ve bunları da, biz, gördük, inceledik.

Şimdi, tabiî, biz, Bakanlık olarak, Hükümet olarak, bu konuyla ilgili olarak gerekli incelemeyi, soruşturmayı başlatmış bulunuyoruz. Kimsenin, Türk Milletinin emeğinin karşılığını bu şekilde riske etmeye, ihracatını baltalamaya hakkı yoktur. Bu, sadece, bir kesime, bir gruba verilecek bir zarar değildir; yetmiş milyonu bulan tüm milletimizi, tüm ülkemizin insanlarını ilgilendiren bir husustur. Bu konuda ilgili diğer kuruluşlarla, diğer bakanlıklarla birlikte koordinasyon halinde bunu önleme yönünde, bu sahtecilik ve yasadışı ilişkilerle, evraklarla ilgili gerekli çalışmayı da biz başlatmış bulunuyoruz.

Geçenlerde, ben, yine bir vesileyle Yüce Meclise arz etmiştim. Bazı konuların psikolojik etkisi, fizikî etkisinden daha büyüktür. Kamuoyunda bir bilgi noksanlığı veya bir yanlış enformasyon, dezenformasyon olduğu zaman, bu, boyutlarını çok aşabilen, başka sektörleri de ilgilendiren bir yanlış anlamaya ve sonucunda, zarara, ziyana sebep olabilmektedir. Bu nedenle, bilgileri yerli yerine koymamız, yanlışımızın nerede olduğunu bilmemiz ve bu yanlışımızı samimiyetle, içtenlikle, dürüstlükle gidermemiz gerekiyor.

Biz, Tarım Bakanlığı olarak, kendimize düşeni, bu alanda, yapacağız. Hükümet olarak da, tüm bu alandaki kuruluşlar üzerlerine düşeni yapacaklar ve bu, Türk üreticisine, Türk ihracatçısına, Türk insanına verilen bu zararı... Mutlak surette, zarar verenleri, bizim, bulup, çıkarıp, bunlara gerekli cezayı vermemiz gerekiyor.

Ben, bu konuda Yüce Meclisi bilgilendirmek istedim. Dilerim, bir daha böyle bir şey yaşanmaz. Burada şunu da ifade edeyim; Avrupa Birliğiyle yaşanan bu sıkıntılar sonucunda bu süreç bazı ülkeler için altı ay, bazıları için sekiz ay, bazıları için ondört ayı buldu ve Rus makamları da bize, tarafımıza şunu söylediler: "Biz ilk defa, ilk görüşmede bu şekilde bir meseleyi çözüyoruz." Bu da bize duyulan güveni gösteriyor, Türk Hükümetine duyulan güveni gösteriyor ve bu, Türk Hükümetinin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a duyulan güveni ve verilen değeri göstermesi bakımından anlamlıdır.

Ben bu kararın milletimiz için, üreticilerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir daha böyle şeylerle karşılaşmamayı diliyorum. Başta, Türk çiftçisi ve üreticileri olmak üzere Yüce Meclisin değerli üyelerine, Türk Milletine selam ve saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 27 Haziran 2005

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook