İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · SALI

Tokat milletvekili reşat doğru'nun (6/181), karaman milletvekili hasan çalış'ın (6/183,320,321,350), ordu milletvekili rıdvan yalçın'ın (6/188), gaziantep milletvekili yaşar ağyüz'ün (6/205), malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/238), çankırı milletvekili ahmet bukan'ın (6/242), muğla milletvekili metin ergun'un (6/249), adana milletvekili muharrem varlı'nın (6/251), mersin milletvekili akif akkuş'un (6/265), tokat milletvekili reşat doğru'nun (6/281), manisa milletvekili mustafa enöz'ün (6/335), izmir milletvekili şenol bal'ın (6/357,359), gaziantep milletvekili akif ekici'nin (6/361), izmir milletvekili kamil erdal sipahi'nin(6/365), tarım ve köyişleri bakanından sözlü soru önergeleri ve tarım ve köyişleri bakanı mehmet mehdi eker'in cevabı

Mehmet Mehdi Eker

Diyarbakır Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Şubat 2008 · 876 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 12 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN (6/181), KARAMAN MİLLETVEKİLİ HASAN ÇALIŞ'IN (6/183,320,321,350), ORDU MİLLETVEKİLİ RIDVAN YALÇIN'IN (6/188), GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/205), MALATYA MİLLETVEKİLİ FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN (6/238), ÇANKIRI MİLLETVEKİLİ AHMET BUKAN'IN (6/242), MUĞLA MİLLETVEKİLİ METİN ERGUN'UN (6/249), ADANA MİLLETVEKİLİ MUHARREM VARLI'NIN (6/251), MERSİN MİLLETVEKİLİ AKİF AKKUŞ'UN (6/265), TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN (6/281), MANİSA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ENÖZ'ÜN (6/335), İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞENOL BAL'IN (6/357,359), GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ AKİF EKİCİ'NİN (6/361), İZMİR MİLLETVEKİLİ KAMİL ERDAL SİPAHİ'NİN(6/365), TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ VE TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER'İN CEVABI); konuşma 876 kelime.

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Tokat milletvekili reşat doğru'nun (6/181), karaman milletvekili hasan çalış'ın (6/183,320,321,350), ordu milletvekili rıdvan yalçın'ın (6/188), gaziantep milletvekili yaşar ağyüz'ün (6/205), malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/238), çankırı milletvekili ahmet bukan'ın (6/242), muğla milletvekili metin ergun'un (6/249), adana milletvekili muharrem varlı'nın (6/251), mersin milletvekili akif akkuş'un (6/265), tokat milletvekili reşat doğru'nun (6/281), manisa milletvekili mustafa enöz'ün (6/335), izmir milletvekili şenol bal'ın (6/357,359), gaziantep milletvekili akif ekici'nin (6/361), izmir milletvekili kamil erdal sipahi'nin(6/365), tarım ve köyişleri bakanından sözlü soru önergeleri ve tarım ve köyişleri bakanı mehmet mehdi eker'in cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2008-02-12-tokat-milletvekili-resat-dogru-nun-6-181-karaman-milletvekili-hasan-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Şimdi, tabii, en son soruyla hemen sıcağı sıcağına, müsaade ederseniz, bir iki ilave bir şey söyleyeyim. Öncelikle, tabii, biz, Türkiye’de balıkçılık sektörüyle turizm sektörünü birbirinin rakibi olarak görmüyoruz; bilakis, birbirinin tamamlayıcısı olarak görüyoruz. O nedenle de yaklaşımımız o yöndedir. Ama, mutlaka, kültür balıkçılığını geliştirirken de bu tesislerin çevreye zarar vermeyecek şekilde olmasına da çok özel önem veriyoruz. Geçtiğimiz sene çıkarılan yasayla üç tane şart koşuldu: Bunlardan bir tanesi, kıyıdan olan mesafe, 0,6 deniz mili mesafesi; ikincisi, en az 30 metre derinlik olması lazım; üçüncüsü de, mutlaka bir akıntının olduğu yerde kurulması lazım. Onun da belirli bir limiti var ve mevcut bütün balık işletmelerinin -ki sayısını biraz önce söyledim, işte 150’ye düşecek bu taşınmalarla vesaireyle birlikte- mutlaka bunların bu standartlarda olmasını temin edecek düzenlemeyi yapıyoruz ve bizim için o ekoloji, yani Akdeniz, Ege… Bizim için, bazı balık türlerinin mutlaka geliştirilmesi… Hem kendi vatandaşlarımız açısından hem ihracatımız açısından son derece de ekonomik değeri yüksek olan ürünler. Bunu mutlaka geliştirmemiz lazım ama turizmi de muhafaza etmek suretiyle, ona da zarar vermemek şartıyla. Oradaki politikamız bu.

Yunanistan’la ilgili, tabii bizim elimizde, yani oradaki balık çiftliğini kapatıp da gelip Türkiye’de balık çiftliği aldığına dair bir bilgi yok. Her ülkede kendi şartları gereği insanlar çiftliklerini açarlar, kapatırlar, taşırlar, satarlar, başka işler yaparlar. Bunlar son derece de doğaldır. Biraz önce zaten arz ettim yani bizim yatırımcılarımız da, bizim müteşebbislerimiz de Yunanistan’da gidiyor kuruyor, İtalya’da kuruyor, Fas’ta, Tunus’ta, Cezayir’de kurma safhasında şu anda. Dolayısıyla orada endişe edecek bir durum ben şahsen görmüyorum.

Sayın Yalçın’ın sorusu, işte, fındıkla ilgili. Tabii, şunu söylüyorum: Evet, bir ilçe başkanımız, değerli bir insan FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. Yani, o da, bizim partilimiz olması ne bir nakisa teşkil eder ne de ona bir özel imtiyaz tanır. Onun için, onu o şekilde onunla ilişkilendirmenizi de doğrusu biraz yadırgadığımı ifade etmek durumundayım.

RIDVAN YALÇIN (Ordu)“FİSKOBİRLİK’i tasfiyede kararlıyız.” diyorsunuz Sayın Bakanım.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) –Ama, yok yani, orada bir müdahale asla söz konusu olmadı.

Şimdi, don zararından kaynaklanan ödemeleri biz bugüne kadar imkân buldukça, para buldukça yaptık. Kalanı da yine bütçe imkânları çerçevesinde yapacağız.

Sayın Ağyüz’ün, ödemelerin zamanında yapılması hususu… Tabii ki çok önemli, Sayın Şandır da birkaç husustan birisi olarak ona değindi. Esasen, bu seneye kadar bunlar zamanında yapıldı, yani teknik zorunluluklar dışında. Nedir teknik zorunluluk? Şudur: Şimdi, prim veriyorsunuz, süre veriyorsunuz. Diyelim ki, hububat primi veriyoruz, diyoruz ki üreticiye: Elindeki buğdayı hemen piyasaya verme. Üreticinin faydasına, üreticinin menfaatine bunu söylüyoruz. Çünkü, arzın yüksek olduğu bir dönemde, doğaldır ki fiyat etkilenecektir olumsuz olarak. Diyoruz ki: Bunu satmayın hemen, elinizde tutun. Hatta yeni uygulamalar getirdik, dedik ki: Emanete bırakalım, sizden ücret de almayalım. Emanete bırakın, ne zaman ihtiyacınız olursa o zaman satın. Şimdi, bunu da üreticiler bizden, hatta, ilave süre istiyorlar. Şimdi böyle olunca, mesela, hububat primlerinin uzamasının sebebi bu, ta nisan ayına kadar. Yani geçen sene haziran ayında hasat edilen buğdayın primi için başvurma süresi 2008’in Nisanına kadardır ve bunu üreticilerin isteği doğrultusunda biz yapıyoruz, onların menfaati için yapıyoruz. Burada bir teknik zorunluluk var.

Keza, hayvancılıkla ilgili olarak da bazı meselelerde benzer şeyler var ve prim uygulamasına da geçtiğimiz için, prim uygulamasında Türkiye’nin… Mesela, şu bir sorundur ve bunu hep birlikte, iktidar muhalefet, bütün kurumlar birlikte çözmemiz gerekiyor: Türkiye’de 27 milyon hektar tarım arazisi var. Türkiye’nin çiftçi kayıt sistemi -2001’den bu yana çalışıyor- maksimum, azami kaydedilen alan 17 milyon hektar. 17 milyon hektar kayıtlı, 10 milyon hektar alan Türkiye’de kayıt dışı. Bunun bir kısmı aşırı derecede küçülmüş olması sebebiyle, yani miras yoluyla aşırı derecede parçalanma, bölünme sebebiyle vatandaş bunu gelip de kaydetme lüzumu hissetmiyor. Bir kısmı böyle. Bir kısmı hazinenin elinde. Bir kısmının mülkiyeti henüz belli değil. Yani, Orman diyor ki: “İşte, yeri kazarım, eğer 1 metrede bir ağaç kökü çıkarsa bu ormandır, orman arazisidir.” Böyle sorunlar var.

Şimdi, dolayısıyla bir kısmı da -işte biraz önce söylendi- ecri misil… Mesela, bir arkadaşımız, değerli milletvekilimiz dedi ki: “Niye ecri misille işgal arazileri de bütün desteklerden istifade etmiyor?” Şimdi, işgal arazisi bu. Bunu eğer biz kalkıp da diğerleri gibi teşvik verirsek, destek verirsek ne olur? Biraz da işgali teşvik etmiş olacağız. Devletin eliyle bunu yapmamız doğru değil. Devletin imkânlarıyla, kamunun parasıyla bunu yapmamız da doğru değil.

Şimdi, bunlardan kaynaklanan birtakım sorunlar var. Biz bunların çözümüyle ilgili de çalışma yapıyoruz ve hepinizden de destek talebinde bulunuyoruz, bulunacağız. Çünkü, Türkiye’nin sorunudur bu, Türk milletinin sorunudur ve mutlaka çözülmesi gerekiyor.

Şimdi, kayıt dışı olan arazide de üretim yapılıyor, yani o 10 milyon hektar alanda da üretim yapılıyor.

BEYTULLAH ASİL (Eskişehir)Sayın Bakanım, ecri misil arazileri işgal arazi diye mi geçiyor? Buna bir açıklık getirmeniz için sordum.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla)Ben tamamlayayım efendim, ben tamamlayayım müsaade ederseniz. Ben sizi dinledim, müsaade ederseniz tamamlayayım.

Şimdi, bu arazilerde üretim yapılıyor ve bunlar prim uygulamasında, tabii, kayıtlı alanın üstüne zaman zaman geliyor ve bunlar kayıt dışı. Şimdi, bu bir sorundur. Bunların ne kadarı bu yıl kayıt içine gelip müracaat edecek de… Bunu önceden bilmemiz mümkün değil. O nedenle, bir bütçe yapıyoruz, diyoruz ki: İşte, hayvancılığa şu kadar prim öngörüyoruz. Bu sene 2007 yılı içerisinde tahminlerimizin üzerinde talep geldi, yani bütçemizin sınırlarını aştı, ondan kaynaklandı. Ama bakın, doğrudan gelir desteği, mazot, gübre ve yağlı tohum primleri, bunlar son üç yılda belirli bir tarihte ödeniyor.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

22 konuşma daha · 12 Şubat 2008

22 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook