İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Gaziantep Milletvekili · İYİ Parti (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)
Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Temmuz 2024 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Mustafa Gürban (İYİ Parti), 3 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 514 kelime.
Mehmet Mustafa Gürban (İYİ Parti, Gaziantep). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-gurban-2024-07-03-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=125490
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA GÜRBAN (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti grup önerisi üzerine söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemiz için büyük bir tehdit karşısında sizlere sesleniyorum: Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların varlığı -hepimizin bildiği gibi- artık bir işgal hâlini almıştır. Bu durum millî birliğimiz ve egemenliğimiz için ciddi bir tehlike arz etmektedir.
Temsil etmekten gurur duyduğum Gaziantep şehrini örnek göstermek istiyorum. Gaziantep, kapasitesinin çok üzerinde sığınmacı nüfusu baskısı altındadır. Bugün itibarıyla kaçaklarla birlikte Gaziantep'te yaşayan 5 kişiden en az 1’i Suriyelidir. Bu nüfus baskısı sürdürülebilir değildir, aynı zamanda Gaziantep'in demografik yapısını bozacak düzeydedir.
Bakın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor: “Nüfus artış hızımız, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altına düşmüştür. Bu, milletimiz için varoluşsal bir tehdittir, felakettir.” Türkiye'nin nüfus artış hızı an itibarıyla 1,5 iken Suriyelilerin nüfus artış hızı 5,3'tür. İlerleyen yıllarda Gazianteplilerin nüfus yüzdesi azalırken doğurganlık oranı yüksek olan Suriyeli sığınmacıların nüfusu gitgide artacaktır. Bu durum gazi şehrimizin bütün demografik dengesini altüst edecektir.
Değerli milletvekilleri, Sayın Erdoğan’ın ideolojik tercihlerinden ötürü Türkiye sığınmacılara en fazla finansal destek sağlayan ülkedir. Bu bakımdan, Türkiye şeklen tarafı olmadığı Suriye iç savaşının da maalesef en büyük mağdurudur. Kapsamlı stratejik bir göç yönetimi yerine geçicilik üzerine inşa edilen politikalarla gün kurtarılmak istenmiştir. Bu yaklaşımın ciddi sorunlar yarattığı, Kayseri’de yaşanan olaylarla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türkiye nüfusunun yüzde 10'unu geçen sığınmacı ve kaçaklar konusunda süreç doğru yönetilemezse ülkedeki sorunlar katlanacaktır, iç gerilimler artacaktır. Bugüne kadar Türk toplumunun ortaya koyduğu son derece yüksek, aynı zamanda kerhen ve kırılgan toplumsal kabul, dayanışma ve fedakârlık çökecektir. On üç yıldır AKP Hükûmeti tarafından beslenen Suriyelilerin ülkemize karşı tutumunu hep birlikte görüyoruz. Bu insanların Türkiye'ye minnet duyması beklenirken maalesef pek çok olayda tersini görüyoruz. En son örneği ise Suriye'nin kuzeyinde yaşanan son günlerdeki olaylar. Türk askerleri yıllardır Suriyelileri korumak ve ekonomik imkânlar sağlamak için büyük fedakârlıklar yapmıştır. Suriye'nin kuzeyindeki bu kişiler olaylar çıkartarak Türk tırlarını yakmış ve Türk Bayrağı’na saldırmıştır. Bu, kabul edilemez bir durumdur, Hükûmetin bu konudaki politikasının ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Değerli milletvekilleri, şimdi, AKP hükûmetlerinin diplomatik rezaletlerini gelin hep beraber hatırlayalım: 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye’de görev yapan Türk Özel Kuvvetler askerlerinin ABD askerleri tarafından başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınması Türk milletinin onurunu zedelemiştir. Suriye'nin kuzeyinde devlet kurmaya çalışan terörist PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in devlet töreniyle ve kırmızı halılarla karşılanması Türkiye'nin terörle mücadele politikalarını yerle bir etmiştir. Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından saldırı düzenlenmesi ve 10 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi Türkiye'nin uluslararası alanda itibarını zedelemiştir. IŞİD’li teröristler tarafından Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğunun işgali ve 49 konsolosluk çalışanının rehin alınması büyük bir güvenlik zafiyeti olarak tarihe geçmiştir. Vefatından önce bile bu kadar gezmeyen ceddimiz Süleyman Şah Türbesi, AKP eliyle oradan oraya gezdirilerek ceddine sahip çıkamayan devlet imajı oluşturulmuştur. “Ver papazı, al papazı.” dedikten sonra papazı verip karşılığında sinek 2 bile alınamaması ABD karşısında Türkiye'nin imajını yerle bir etmiştir. İdlib’de 34 kahramanımızın şehit edilmesine sessiz kalınması ülkemizin caydırıcılığına zarar vermiştir. Bütün bu rezaletler yetmezmiş gibi, şimdi de Suriye'nin kuzeyinde yıllardır beslediğimiz adamlar Türk Bayrağı’nı ve Türk tırlarını yaktı, çok şükür ki AKP iktidarı bu rezaleti de başkasına kaptırmadı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
104 konuşma daha · 3 Temmuz 2024