TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarına ve ekonomide bir kumpas olduğuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dört yıl boyunca seçim yok." açıklamasına, bu sabah gazetecilerin yargılandığı davada 8 gazeteciye altı yıl üç ay ceza verildiğine ve faşizme, kayyum atanan Hakkâri'de Belediye Meclisi üyelerinin çalışmalarına devam etmek istediklerine ancak Belediyeye alınmadıklarına, Hakkâri'ye doğru İradeye Saygı Yürüyüşlerinin devam ettiğine, dün Antalya Serik'te 17 yaşındaki Ahmet Handan El Naif'in bıçaklanarak öldürüldüğüne, toplumsal barışın bir arada yaşamayı sağlamakla ve ancak ve ancak hukuk devletinde mümkün olacağına ilişkin açıklaması
Muş Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Temmuz 2024 · 534 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Sezai Temelli (DEM Parti), 3 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarına ve ekonomide bir kumpas olduğuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dört yıl boyunca seçim yok." açıklamasına, bu sabah gazetecilerin yargılandığı davada 8 gazeteciye altı yıl üç ay ceza verildiğine ve faşizme, kayyum atanan Hakkâri'de Belediye Meclisi üyelerinin çalışmalarına devam etmek istediklerine ancak Belediyeye alınmadıklarına, Hakkâri'ye doğru İradeye Saygı Yürüyüşlerinin devam ettiğine, dün Antalya Serik'te 17 yaşındaki Ahmet Handan El Naif'in bıçaklanarak öldürüldüğüne, toplumsal barışın bir arada yaşamayı sağlamakla ve ancak ve ancak hukuk devletinde mümkün olacağına ilişkin açıklaması); konuşma 534 kelime.
Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarına ve ekonomide bir kumpas olduğuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dört yıl boyunca seçim yok." açıklamasına, bu sabah gazetecilerin yargılandığı davada 8 gazeteciye altı yıl üç ay ceza verildiğine ve faşizme, kayyum atanan Hakkâri'de Belediye Meclisi üyelerinin çalışmalarına devam etmek istediklerine ancak Belediyeye alınmadıklarına, Hakkâri'ye doğru İradeye Saygı Yürüyüşlerinin devam ettiğine, dün Antalya Serik'te 17 yaşındaki Ahmet Handan El Naif'in bıçaklanarak öldürüldüğüne, toplumsal barışın bir arada yaşamayı sağlamakla ve ancak ve ancak hukuk devletinde mümkün olacağına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-07-03-tuik-in-acikladigi-enflasyon-oranlarina-ve-ekonomide-bir-kumpas-oldugu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=125478
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanı “Dezenflasyon süreci başladı.” diye açıklama yapmıştı. Bu dezenflasyon sürecinin nasıl başladığını bu sabah öğrendik. TÜİK enflasyon oranını açıkladı: 1,64. ENAG 4,25 açıklıyor, İTO 3,5 açıklıyor. Hiçbir bilimsel veride 1,64’ü gösterecek bir şey yok ama TÜİK eliyle enflasyon 1,64.
Şimdi, kira artışları bu ay yüzde 65 olacak, asgari ücrete zam yapılmayacak ve 1,64 açıklandığı için de kamu emekçileri ve emeklilere yapılacak zam oranı düşük kalacak. Hatta burada öyle bir oyun var ki belli zamların tarihi kaydırılarak, zam mühendisliği yapılarak emekçilerin hakkı gasbediliyor. Şimdi, bu tam bir kumpas. Biz kumpası sadece yargıda var biliyorduk Kobani kumpas davasından ama anladık ki ekonomide de kumpas var, bu kumpasın da merkezi TÜİK. TÜİK eliyle bu tür haksızlıklar hayata geçiriliyor. Şimdi, durum o kadar vahim ki gerçekten “gerçek enflasyon” dediğimiz meseleye yani halkın satın alma gücünü eriten rakamlara baktığımızda -ki TÜİK de bunu mecbur kaldı, açıkladı, “Hissedilen enflasyon.” dedi- bu rakam bugün itibarıyla yüzde 115. Dolayısıyla, yüzde 115’lik bir enflasyonist baskı altında insanlar inim inim inlerken “Asgari ücret yüksek.” deniliyor, kamu emekçilerine ve emeklilerine yüzde 19 zam yapılıyor, SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 24 civarında bir zam yapılmasıyla aslında bu oyun, bu kumpas hayata geçiriliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında demiş ki “Dört yıl boyunca seçim yok.” Vallahi seçimin tarihini Cumhurbaşkanına birisi hatırlatsın, seçimin tarihini Mehmet Şimşek belirleyecek. Mehmet Şimşek ve ekibi seçime doğru hızla koşuyor, çok yakında da bu seçim hayata geçecek. Siz, emekçilere, emeklilere bu zalimliği reva görürseniz bu seçimden de kaçamazsınız. Bakın, ben size bir şey söyleyeyim, uçurum size bakıyor, kurtuluşunuz mümkün değil.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sabah gazetecilerin yargılandığı davada 8 gazeteciye altı yıl üç ay ceza verildi. Evet, neden? Hakikatin sesini duyurdukları için. Bu ülkede gazeteciler cezaevinde, hâlâ gazeteciler yargılanıyor ve gazetecilere yönelik çok ciddi kötü muamele söz konusu, saldırıya uğruyorlar ve her türlü şiddetle karşı karşıya görevlerini yapmaya çalışıyorlar ve bugün de 8 gazeteci altı yıl üç ay ceza aldı. Dünyada bu konuda 2’nci sıradayız; 1’inci sırada Çin var, 2’nci sırada Türkiye var gazetecileri tutuklayan, hapseden.
Faşizm nedir? Faşizm, demokratik siyaseti tasfiye etmektir. İşte, Kobani kumpas davasında Figen Yüksekdağ’a, Selahattin Demirtaş’a; Gezi davasında Can Atalay’a ve diğer arkadaşlara uygulanan muamele budur, faşizmdir. Faşizmin diğer yüzü de gazetecileri, aydınları, yazarları susturmaktır. İşte, gazetecileri cezaevine koyarak amaçladığınız bu faşist düzeni sürdürme peşindesiniz. Franco’ya soruyorlar, “Nasıl idare ettin bu ülkeyi faşizmle?” diyorlar. “3F” sayıyor, “Bir, futbol; iki, ‘fiesta’; üç, fado.” diyor. Burada da sorsak “Nasıl idare ettiniz bu ülkeyi faşizmle?” diye dönüp iktidara, o da “3F” yerine “3K” diyecek; komplo, kumpas ve kayyum.
Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hakkâri’ye kayyum atadınız. Bu, faşizmin en çıplak yüzlerinden biridir, siyasi iradeyi yok saymaktır, halkın iradesini yok saymaktır. Kürt halkına yönelik düşmanca tutumun geldiği en doruk noktalardan biridir ve buna rağmen, demokratik hakları kullanmak adına, Belediye Meclis üyelerimiz çalışmalarına devam etmek istiyorlar, Belediye Meclisinin içinden bir başkan vekili seçiyorlar ve Belediyeye gidiyorlar. Bundan daha doğal ne olabilir? Fakat Belediyeye alınmıyorlar. Polis kapıya barikat kuruyor, Belediye Meclis üyeleri Belediyeye giremiyorlar. Yani sadece Belediye Başkanını görevden alıp yerine kayyum atamamışsınız, siz topyekûn bütün Meclise kayyum atamışsınız, bütün yetkiyi de tek başına, Hakkâri’nin bütün kaynaklarına çökmüş olan o Valiye vermişsiniz ve kayyum olarak görevini sürdürüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
104 konuşma daha · 3 Temmuz 2024