İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 135. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)

Genel Kurul, 135. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Temmuz 2010 · 907 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi), 15 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; HARÇLAR KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN; 3717 SAYILI ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN VE 657 SAYILI KANUNUN 152 NCİ MADDESİNİN "II-TAZMİNATLAR" KISMININ (G) BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KONYA MİLLETVEKİLİ KERİM ÖZKUL VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK'IN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:536)); konuşma 907 kelime.

Mehmet Nezir Karabaş (Barış ve Demokrasi Partisi, Bitlis). “Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)”. TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nezir-karabas-23-2010-07-15-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mevsimlik işçilerin sorunlarıyla ilgili verdiğimiz araştırma önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, mevsimlik işçiler ve mevsimlik işçilerin sorunları, yaşadıkları dram, özellikle bahar ayları geldiğinde onuncu, on birinci aya kadar hem çalışmaya giderken veya dönüşlerinde yolculuk yaptıkları araba kazaları, traktörlerdeki görüntüleri hem de birçok zaman onlarca kişinin öldüğü kazalar hepimizin zihnindedir. O görüntüleri, sanırım herkes en azından birkaç defa o görüntüleri görmüş ve o görüntüleri görenlerin ikinci defa unutması mümkün değil. Dün AKP Batman Milletvekili Sayın Mehmet Emin Bey’in konuşmasında mevsimlik işçilerin sorunlarının çözümüne yönelik bir konuşma vardı ve Sayın Başbakanın 2010/6 sayılı Genelgesi’nden bahsetti. Ben de üç gün önce Bursa’daydım, Bursa Yenişehir. Bilenler, Yenişehir’in Türkiye tarımında, özellikle sebzecilikte çok önemli yerinin olduğunu bilir. 300 aile Yenişehir’de eski havaalanının bulunduğu yerde yaşıyor ve yirmi yıldır, 1990’dan hatta daha öncesinden beri gidip orada çalışıyorlar, mevsimlik çalışıyorlar. 300 aile çadırlarda, -aslında çadır da denmez- naylondan, bezden yapılmış tek odalı yerlerde yaşıyor. Sularını 7-8 metrede kazdıkları kuyulardan alıyorlar. Tuvalet yok veya tuvaletler bu kuyulara yakın, 7-8 metrede su çıkardıkları kuyulara yakın bir yerde. Tabii, oraya Yenişehir Kaymakamı gitmiş, mal müdürü de gitmiş ama şu ana kadar sorunun çözümüne yönelik bir adım hâlâ atılmış değil ve biz hastane yetkilileriyle de görüştük, doktorla da görüştük, o suyu da aldık tahlil etmek üzere ama orada çalışanlar daha önce defalarca suyu tahlil etmişler; doktorların raporları, kesinlikle o suyun içme için kullanılmaması yönünde.

Elektrik yok, her on-on beş çadırda kurdukları bir jeneratör -sadece bir lamba takıp aydınlanma- o da akşam karanlık çöktükten gece saat on buçuk-on bire kadar aydınlanma için kullanılıyor. Bu işin bir tarafı. Bu sefaleti yaşıyorken işçiler, diğer taraftan son yıllarda mevsimlik işçilerin gittiği Karadeniz başta olmak üzere birçok ilde, son dönemde süren savaş ve çatışmadan kaynaklı yükseltilen şoven dalga orada da var. Yirmi yıldır, yirmi beş yıldır gidip çalıştıkları, kaldıkları yerde, o köylüler ve üreticiyle hiçbir sorunları yokken, yirmi, yirmi beş yıl biri işçilik yapan, üretilen ürünü toplayan, biri de oradaki köylü ve işveren olan, o işçiyi çalıştıran kesim arasında da son dönemde, son yıllarda yaşanan sıkıntılar orada da yaşanıyor. Bazen, özellikle bu yıl -geçen yıl da bazı sorunlar yaşanmış- köylüler, çiftçiler işçilerin oraya bir daha gelmemesini, bunu yetkililere taşıdıklarında da yetkililerin “E canım, köylü bu işi sizin yapmanızı istemiyorsa neden geliyorsunuz?” Yani yirmi; yirmi beş yıldır insanlar Diyarbakır’dan, Mardin’den, Urfa’dan, Batman’dan çıkıp bir ile gidip çalışıyor. 2 bin kişi, 2.500 kişi çocuklarıyla birlikte ve devlet bunların hiçbir sorunlarıyla ilgilenmiyor. Suyun olmadığı, sağlıklı içilebilecek suyun olmadığı, elektriğin olmadığı yerde ve yirmi yıl boyunca emek veriyorlar oraya, yirmi, yirmi beş yıl da. Türkiye’de yirmi beş yılda insanlar emekli oluyor. Yani kadınlar yirmi yıl, erkekler yirmi beş yıl çalıştığı zaman emekli oluyor. Yani bu köylüler eğer sosyal güvence çerçevesinde çalışmış olsalardı… Yenişehir’de belki bazen bazı aileler değişiyor ama ailelerin çoğunluğu yirmi beş yıldır aynı yerde, 85’ten, 86’dan bu yana aynı yerde çalışıyor. Eğer sosyal güvenceleri olsaydı bu insanlar emekli olacakken, bugün devlet yetkilileri “E canım, istemiyorlarsa siz gelmeyin.” Üreticiler de bugüne kadar bu işçilerle hiçbir sorun olmadan çalışıyorken şimdi “Bir daha buraya gelmeyin” diyorlar.

Değerli milletvekilleri, bu işçiler ücret anlamında da sıkıntı yaşıyorlar. Oradaki üretici yerli olan çalışana 30 lira gündelik veriyorken oradaki bölgeden gelen çalışanlara 25 lira ücret ödüyor. Yani ücretler arasında da bir dengesizlik var.

En acı dram, kabul edilmemesi gereken durum, birçok zaman hem Sayın Başbakanın, Millî Eğitim Bakanının, diğer bakanların, birçok zaman da muhalefet milletvekillerinin dile getirdiği eğitim sorunu. Bir taraftan “Haydi kızlar okula” diyoruz, bir taraftan da Türkiye’de ilköğretimde de, ilköğretimde ilk beşinci yılda da, özellikle altıncı sınıftan sonra büyük oranda çocuğun okula gitmediğini, eğitimsiz kaldıklarını biliyoruz.

Yenişehir’de bulunan yaklaşık 2.500 nüfusun yarısı, istisnasız yarısı, çocuktu, kız ve erkek çocuklar ve okula giden çocuklar. Bu aileler Nisanın 15’inden itibaren geliyor ve onuncu aya kadar, bir kısmı on birinci aya kadar kalıyor. Belki tek tük aileler imkânlarını zorlayarak orada da, geldikleri ilde akrabaları var çocukları okul zamanında gönderiyorlar ama ailelerin büyük bir kısmının çocukları 15 Nisanda okulu bırakıyor, onuncu, on birinci aydan sonra dönüyorlar, okula başlıyorlar. Ben çocuklarla bire bir konuştum. O susuz yerde, birçok hastalığın olduğu yerde, giyimleri ve ortamları çok kötü olmasına rağmen çocukların öncelikli öne çıkardığı oyun alanları, giysileri, yemekleri değildi, öncelikleri, öne çıkardıkları “İşte, biz erken geliyoruz, biz daha karnemizi bile almadık, kimimizin karnesini oradaki akrabalarımız gönderdi, diğerlerine sorduk durumumuzu, karnemizi almadık. Biz başlarken diğer öğrenciler bir ay, kimimiz iki ay başladıktan sonra gidiyoruz, çok çalışmamıza rağmen, geçmişte derslerimiz iyi olmasına rağmen, şimdi derslerimiz kötü.” diyorlar.

Bu genelge önemlidir. Hani, gerçekten defalarca bu konuda basın açıklamaları yapıldı, Meclise taşındı, araştırma önergeleri verildi. Bunun üzerine mevsimlik işçilerin genel sorunları, mevsimlik işçilerin çalıştıkları yerdeki su ve kanalizasyon gibi sağlığı etkileyen sorunlar, yine mevsimlik işçilerin çalışmaya giderken ve dönüşlerinde ulaşım sorunları; mevsimlik işçilerin çalıştıkları yerde işverenle, üreticiyle ve çalışmaya gittikleri ildeki çevrelerle, halkla, bazen kurumlarla yaşadıkları sorunlar. Bunlar önemli sorunlar, bunun bir genelgeyle dile getirilmesi önemli.

Onun için, diğer alanları bilmiyoruz. Tabii, bu genelgeden sonra bunları araştıracağız, ama yetkililerden, bu genelgeyi yayınlayan, hem Sayın Başbakan hem takip eden Bakanlık ve kurumlardan şunu öğrenmek istiyorum. Yenişehir’de bu genelge doğrultusunda şimdiye kadar ne tür bir çalışma yaptınız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla)Bitiriyorum Başkan.

Eğer bu konuda çalışma yürütülmemişse, yetkililerin, hemen bir an önce, gerçekten çok acil olan sorunları anında ve yerinde tespit etmek için Yenişehir’de çalışan mevsimlik işçilerin durumunu yerinde incelemesi ve sorunlarının çözümü için çaba sarf etmesi gerekir diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 15 Temmuz 2010

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook