İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Cumhurbaşkanlığının, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 10/2/2024 tarihinden itibaren bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/826) münasebetiyle

Mehmet Şahin

Kahramanmaraş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ocak 2024 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Şahin (AK Parti), 17 Ocak 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Cumhurbaşkanlığının, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 10/2/2024 tarihinden itibaren bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/826) münasebetiyle); konuşma 514 kelime.

Mehmet Şahin (AK Parti, Kahramanmaraş). “Cumhurbaşkanlığının, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 10/2/2024 tarihinden itibaren bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin tezkeresi (3/826) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sahin-2024-01-17-cumhurbaskanliginin-turk-silahli-kuvvetleri-deniz-unsurlarinin-bolge (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121472

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ŞAHİN (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde devam etmekte olan görev süresinin bir yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tezkere konusuna geçmeden önce, bölücü terör örgütünün saldırıları neticesinde şehit düşen Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahraman evlatlarına Allah'tan rahmet diliyorum, yaralı Mehmetçiklerimize acil şifalar diliyorum; aziz milletimizin başı sağ olsun.

Bu arada, bölücü terör örgütünü, onu destekleyenleri, onlarla iş birliği yapanları, eğitip donatanları ve maşa olarak kullananları kınıyorum, lanetliyorum. Son güvenlik toplantısında “teröristan” adıyla tanımlanan oluşuma müsaade edilmeyeceğini buradan bir defa daha söylüyorum. Bölgeyi zehirlemek isteyen ve İsrail'e güvenlik şemsiyesi olacak bu oluşuma Türkiye müsaade etmeyecektir.

Değerli milletvekilleri, gelelim şimdi tezkere konusuna. Bilindiği üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ilk defa karşılaşılan bir gelişme değildir. Aynı mahiyetteki tezkereler Türkiye Büyük Millet Meclisine 2009'dan bu yana gelmiştir. Geçmiş yıllarda birer veya ikişer yıllığına uzatılması için aynı mahiyetteki tezkereler Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş, görüşülmüş ve kabul edilmiştir. Niye böyle bir tezkereye gerek duyulmuş, niye şimdi duyulmaktadır? Tezkerede zikredilen Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki ticari gemilere yönelik deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleri 2008 yılında uluslararası gündemde yer almış ve hâlen almaya devam etmektedir. Bölgede oluşan otorite boşluğu bir türlü sağlanamadığı gibi her geçen gün giderek daha da derinleşmektedir. Somali ve Yemen örneklerinde olduğu gibi, bölgenin önemli ülkelerinde merkezî otorite giderek gücünü kaybetmiş, devlet olma vasfını büyük oranda kaybetmişlerdir. Söz konusu devletler bir taraftan iç savaşa tutuşurken diğer taraftan bölgesel ve küresel güçlerin vekâlet savaşlarının alanı hâline dönüşmüşlerdir. Uluslararası literatürde “başarısız devlet” veya “çökmüş devlet” diye tanımlanan devletlere söz konusu bölgede şahit olmaktayız. 1990’ların başında Somali bu şekilde bir sürece doğru evrilmişti, şimdi ise özellikle Arap Baharı’ndan sonra Yemen aynı sürece doğru evrilmektedir. Kısaca, tezkerede anılan bölgede devletler çökmüş, başarısız olmuş veya edilmişlerdir. Bölgede işleyen bir otorite kalmamış, bugün Afganistan’dan, Pakistan'dan Fas’a kadar olan coğrafyaya bir baktığınızda, dört başı mamur bir şekilde iç politikada halkını mutlu eden, dış politikada kabul gören, ekonomik anlamda işleyen bir devlet bulmak neredeyse bir elimizin parmakları kadardır. Bazı analistlere göre, Afganistan ve Pakistan'dan Fas’a kadar olan coğrafyada jeopolitik depremler yaşanmaktadır; bazılarına göre jeopolitik kasırga, bazılarına göre ise jeopolitik fırtına devam etmektedir; bunu “siyasi türbülans” olarak da adlandırabiliriz. Bunun dışında, devlet dışı aktör sayısı giderek artmış. Doğal olarak, devletler çöktüğünde devlet dışı aktörlerin sayısının arttığını görüyoruz ki bunları yasal örgütler olarak görmeyin. Akademisyenlerin “devlet dışı aktör” diye tanımladığı çoğu aktörlerin hemen hemen tamamının terör örgütleri olduğunu görürüz. Bölgede rekabet artmış, buna bağlı olarak vekalet savaşı kızışmıştır, Suudi Arabistan ile İran arasındaki yaşanan çekişmenin bölgeye yansıması gibi.

Tüm bu olumsuzlukların sonucu olarak, dünyanın en önemli ticaret koridorlarından biri, Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan Süveyş Kanalı, Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi hattından oluşan ticaret koridorundan bahsediyorum; burası güvensiz bir hâle gelmiştir. Tedarik zincirlerinin kırılmasının nelere mal olduğuna pandemi sürecinde hepimiz şahit olduk. Dünya ağır bir maliyet ödedi, hâlâ da bu tedarik zincirleri kurulamadığı için maliyet ödemeye devam ediyoruz. Ticaret gemilerine yönelik…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 17 Ocak 2024

Günün kaydı →
94 konuşmanın tamamı →