(2/1525) esas numaralı 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/47) münasebetiyle
İzmir Milletvekili ·
Demokrat Parti (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Nisan 2024 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Salih Uzun (Demokrat Parti), 30 Nisan 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/1525) esas numaralı 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/47) münasebetiyle); konuşma 481 kelime.
Mehmet Salih Uzun (Demokrat Parti, İzmir). “(2/1525) esas numaralı 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/47) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-uzun-2024-04-30-2-1525-esas-numarali-5015-sayili-petrol-piyasasi-kanununda-degisikli (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=123259
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SALİH UZUN (İzmir)Teşekkürler Sayın Başkan.
Demokrat Partili 3 milletvekili; Haydar Altıntaş, Cemal Enginyurt ve benim imzamla verdiğimiz Petrol Piyasası Kanunu’nda değişiklik teklifimizle ilgili söz aldım.
Değerli milletvekilleri, teklifimiz çok yapıcı, vallahi de yapıcı, billahi de yapıcı. Mesele şu: Rusya-Ukrayna krizinin başladığı Şubat 2022’den bu yana Türkiye Rusya'dan iskontolu petrol ithal edebiliyor ancak bu iskonto vatandaşa yansıtılamıyor çünkü Türkiye'de akaryakıt fiyatları Akdeniz havzası İtalya Lavera/Genova piyasasına göre belirleniyor. Bu durumda Rusya'dan indirimli Rusya fiyatıyla alıp indirimsiz İtalya fiyatıyla halka satılıyor. Bizim iki yıllık ısrarlı takibimiz sonucunda geçtiğimiz şubat ayında EPDK rafinerilere bir yazı yazdı ve bu gerekçeyle 2 defa üst üste 1’er liralık indirim yapıldı ama bu yeterli değil. Şimdi, biz diyoruz ki: EPDK'nin yetkisini netleştirelim, böyle fırsat dönemlerinde EPDK piyasaya girsin ve bu imkândan vatandaşı faydalandırsın. Dediğim gibi, teklifimiz çok yapıcı, çok rasyonel ama biliyorum ki biraz sonra bunu kabul etmeyeceksiniz çünkü hep böyle oluyor çünkü burada kararları biz vermiyoruz, dışarıda karar veriliyor ve maalesef biz burada onları meşrulaştırıyoruz.
Değerli milletvekilleri, kısa bir süre önce bir seçim yapıldı ve Türkiye'de siyasal iklim yumuşadı. Gelin, bu siyasal iklimi kalıcı olarak değiştirelim. Siyasal iklimi kalıcı olarak değiştirmenin yolu Parlamentoyu asli fonksiyonuna kavuşturmaktan geçer, Parlamentoyu bütün siyasal karar mekanizmalarının göbeğine, odağına, merkezine yerleştirmekten geçer. E, şimdi öyle değil mi? E, değil. Değil işte, görüyoruz, değil; her gün bunu yaşıyoruz.
Hatırlayın, sene başında çok çarpıcı bir şekilde bunun örneğini yaşadık. Memur emeklileri ile işçi emeklileri arasında zam farkı oluşmuştu, Cumhurbaşkanı önce çıktı dedi ki: “Ben, sadece yüzde 5 ilave zam vereceğim.” Komisyondan öyle geçti. Sonra dedi ki: “Komisyonu momisyonu boş verin, herkese eşit zam yapacağım.” Ve Genel Kuruldan bu sefer öyle geçti. O zaman çok istemiştim, hiçbir şey yapamıyorsak şu, virgülden sonraki küsuratı değiştirebilseydik yani 49,25 yerine 49,26 zam yapabilseydik. Evet, çok sembolik bir şey olurdu ama o küçücük farkın anlamı büyük olurdu; asıl karar verenin kim olduğunu gösterirdi, asıl karar verenin Parlamento olduğunu gösterirdi.
Değerli milletvekilleri, o siyasal iklimin değişmesinden söz ediyorum ya, işte onun yolu buradan geçer. Siyasal iklimi değiştirmenin, kalıcı olarak değiştirmenin yolu parlamentoculuktan geçer. Hem de bu parlamentoculuk illa parlamenter sistemden yana olmayı da gerektirmez. Başkanlık sisteminden yana olanlar da pekâlâ parlamentocu olabilir hatta olmalıdır çünkü parlamento bir fikirdir, parlamento bir organizasyon değildir yani başkanı olan, başkan vekilleri olan, grupları olan, komisyonları olan, üyeleri olan bir organizasyon değildir. Parlamento bir fikirdir. Neyin fikri? Bir ülkede bir arada yaşama iradesini ortaya koyan insanların yani vatandaşların, halkın, o bir arada yaşama kurallarını kimin belirleyeceği fikridir. Kimden, nereden, ne kadar vergi alınacağına, nereye, ne kadar, nasıl para harcanacağına kimin karar vereceği fikridir; asıl karar verenin kim olduğu fikridir. Asıl karar verenin burası olduğunu benimsersek, Parlamento olduğunu benimsersek, buna iman edersek, bunda ittifak edersek bakın o zaman siyasal iklim nasıl değişiyor; işte, o zaman bütün kronik meselelerimizi de hani bu makûs talihmiş gibi üstümüze çökmüş sorunlarımızı da terör meselemizi de toplumsal barış ihtiyacımızı da burada müzakere ederiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 30 Nisan 2024