Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
İzmir Milletvekili · Yeni Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 27 Ekim 2026 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Salih Uzun (Yeni Parti), 27 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 516 kelime.
Mehmet Salih Uzun (Yeni Parti, İzmir). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 27 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-salih-uzun-2026-10-27-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90886
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SALİH UZUN (İzmir)Evet, teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, değerli milletvekili arkadaşlarım, yürütmenin sayın temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Dünyanın bütün önemli üniversitelerinde yani Harvard'ından London School of Economics'ine; Türkiye'de Mülkiyeden, efendim Bilkentine, Boğaziçine hangi ciddi üniversite olursa olsun bütün ciddi üniversitelerinde siyaset bilimi, siyaset bilimine giriş, siyaset bilimi 101 yani her ne ise şöyle başlanır yani ilk derste öğretilir; nedir o: Siyaset bütçe üzerinden yapılan bir faaliyettir, siyaset, bütçe üzerinden yapılan bir faaliyettir. Yani bir memleketin nasıl yönetildiğini görmek istiyorsanız bütçelerine bakacaksınız.
Değerli arkadaşlar, birçoğunuz biliyorsunuzdur, kitabını okuyanlarınız da vardır, Mehmet Genç hoca vardı, birkaç yıl önce vefat etti -yani belki beş-altı yıl önce sanırım- iktisat tarihçisiydi, Osmanlı maliyesi üzerine çok çalıştı. Meşhur kitabı da "Osmanlı İmparatorluğunda Devlet ve Ekonomi" Mehmet Genç hocanın bu kitabının ön sözünün başlığı da "Hac Yolunda Bir Karınca" çünkü çok uzun sürdü yani hem doktora tezi çok uzun sürmüş hem de kitabı yazması çok uzun sürüyor. Ciddi yıllarını veriyor, Osmanlı arşivlerine giriyor, Osmanlı arşivlerinde efendim, bugün bütçe kayıtları gibi değerlendirilebilecek olan defterlerin böyle altından girip üstünden çıkıyor, vergi kayıtlarının tutulduğu mukataa defterlerinin hemen hemen tamamını elden geçiriyor. Çalışmaları esnasında bir şey dikkatini çekiyor: 18'inci yüzyılın başından yüzyılın sonuna kadar, hatta 19'uncu yüzyılın ortalarına kadar yani 1700'lü yılların başından 1800'lü yılların ortalarına kadar bakıyor ki devletin vergi gelirlerinde hiç artış yok yani adamakıllı bir artış yok yani çok az bir şey, sabit neredeyse. Yani her şey değişmiş; nüfus değişiyor, iktisadi faaliyetler değişiyor, hatta dünya değişmiş yani Sanayi Devrimi olmuş, onun yetkileri var ama devletin vergi gelirleri değişmiyor. Sonra daha detaylı bakıyor ki o dönemde iltizam sisteminde bir değişiklik var, iltizam sisteminde malikâne yöntemine geçiliyor, kaydıhayat şartıyla iltizam veriliyor. Şimdi, kaydıhayat şartıyla iltizam verilmiş mültezimler var, âyanlar var, derebeyleri var; onlar tebaadan topluyorlar, halktan topluyorlar, her yıl daha fazla topluyorlar, çok daha fazla topluyorlar ama devlete her yıl aynısını veriyorlar, az veriyorlar. Halktan çok topluyorlar, devlete azını veriyorlar.
Şimdi, bunu ben niye anlattım? Bu bütçeler var ya, bu getirdiğiniz, hani "24'üncüsünü yaptık, 25'incisini yaptık." diye övündüğünüz bütçeler, bunların da hepsi yıllar sonra tarihçiler tarafından, iktisat tarihçileri tarafından incelenecek, bakılacak, görülecek. Orada da bakacaklar ki kardeşim: "Aa, kâğıt üzerinde gelirler artıyor, rakamlar artıyor, büyüyor, ekonomi büyüyor, millî gelir büyüyor ama ne hikmetse vatandaşın alım gücü büyümüyor. Vatandaş yükselmiyor, hatta burada vergi gelirleri daha da artıyor ama vatandaş fakirleşiyor." Daha detaylı baktıklarında görecekler ki: "Ha, tersine mültezimler var burada, tersine derebeyleri var, tersine baronlar var." Yani, o sizin milletin başına musallat ettiğiniz o 5'li, 10'lu çeteler var. Onlar devletten alıyorlar, devletten hep onlar alıyorlar, devletten sadece onlar alıyorlar ama millete hiçbir şey kalmıyor. Yıllar sonra bakıldığında bu görülecek. İşte, madem ekonomimiz büyüyor, madem millî gelirimiz artıyor, niye milletin işçisinin, memurunun, çalışanının, çiftçisinin, esnafının yüzü gülmüyor? Madem ekonomimiz büyüyor, niye emekli sefalet ücretlerine hâlâ mahkûm? Madem ekonomimiz büyüyor, bütçemiz büyüyor, 2023'ten bu yana memur emeklisine vadedilen, söz verilen seyyanen ödemeye sıra geldiğinde niye kaynak bulunamıyor? Madem ekonomimiz büyüyor, bütçemiz büyüyor, niye çiftçinin aldığı mazottan ÖTV'yi kaldırmaya sıra geldiğinde kaynak bulunamıyor? İşte, hep sizin milletin başına musallat ettiğiniz o kaydıhayat şartlı, garanti ödemeli o 5'li, 10'lu, 15'li çetelerden, baronlardan dolayı.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
36 konuşma daha · 27 Ekim 2026