Gaziantep milletvekili fatma şahin ve 9 milletvekilinin; gaziantep'e istiklal madalyası verilmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:102)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 60. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Şubat 2008 · 843 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 7 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ FATMA ŞAHİN VE 9 MİLLETVEKİLİNİN; GAZİANTEP'E İSTİKLAL MADALYASI VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:102)); konuşma 843 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Gaziantep milletvekili fatma şahin ve 9 milletvekilinin; gaziantep'e istiklal madalyası verilmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:102)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-02-07-gaziantep-milletvekili-fatma-sahin-ve-9-milletvekilinin-gaziantep-e-i (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, yorgun bir günün ve gecenin ertesinde bugün Meclisimizde çok önemli bir kanunu görüşüyoruz ama bana göre yeterli duyarlılık, yeterli kalabalığımız, çoğunluğumuz maalesef yok.
Ben bu görüşmekte olduğumuz kanunun yürürlük maddesinde konuşmak arzumun sebebini öncelikle ifade edeyim: Bizi kulislerde sohbet ederek dinleyen arkadaşlarımızın da dikkatine sunuyorum ama öncelikle Sayın Hükûmetimizin, sayın milletvekillerimizin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Mecliste grubu bulunan partilerin yöneticilerinin, grup başkan vekillerinin, basınımızın, hatta ilim dünyamızın, ilim adamlarımızın dikkatine bir teklifim olacak bu güzel gün, bu güzel sebep dolayısıyla, bundan faydalanarak. Bu teklifi ifade etmeden önce gerekçesini arz etmeye çalışacağım.
Değerli milletvekilleri, sizler de biliyorsunuz, insan topluluklarını milletleştiren süreçlerden en etkili olanı ya bir acının, bir travmanın, yaşanan bir acının nesillere aktarılarak o acının paylaşılması etrafında bir ortak kimlik oluşturarak millet olabilirsiniz ya da bir yaşanan kahramanlığı yine paylaşarak, gelecek nesillere aktararak, onun etrafında birlik oluşturarak millet olabilirsiniz.
Türk milleti derken, tespitinde aciz kaldığımız binlerce yıl -işte, sekiz bin yıl deniliyor, on bin yıl deniliyor- ve dünyanın en büyük coğrafyasında yaşanan, yaşanırken kahramanlıklarıyla, acılarıyla paylaşılan bir tarihin günümüze ulaştırdığı şu süreçte Gaziantep’e İstiklal Madalyası’nın verilmesini konuşuyoruz.
Türk milletinin ateşle imtihan edildiği o yılları şöyle bir hatırlamanız gerekiyor. Ben beklerdim ki, bugün burada, sayın Gaziantep milletvekilleri, partilerimizin değerli konuşmacıları, Gaziantep ilimizin yaşadığı o günlerin acısını, ıstırabını buraya taşıyabilsinler. Gönüllerimiz o günleri yaşasın, hatırlasın ve içinde yaşadığımız Türkiye’nin değerini, kıymetini yeniden bir hatırlayalım arzu ederdim ama burada başka şeyler konuşuldu. Anlaşılıyor ki, yeterince hazırlık yapılamamıştı.
Değerli milletvekilleri, Türk milletinin bin yıldır devam eden -Anadolu’da, Ön Asya’daki, Avrupa’sıyla beraber- bu coğrafyadaki mücadelesi, hayatı, işte 1910’lu yıllardan sonra başlayan o felaket yılların sonunda bu toprakları da elimizden almaya kasteden, bin yıldır bu topraklara sefer düzenleyen güçler, Batılı güçler tarafından Gaziantep’in yaşadığı, Kahramanmaraş’ın, Adana’nın, Ege’nin, Erzurum’un bütün Anadolu’nun yaşadığı o felakete karşı bu millet bir direnç ortaya koymuş, bir millî mücadele vermiş ve bu millî mücadelenin sonunda -bugün içinde bulunmakla şeref, onur duyduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurduğu o Millî Mücadele sonunda- Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuş. Dolayısıyla, biz, esir bir millet, esaret altında bir millet değil, onuruyla bin yıldır bağımsız yaşamış bir milletin topraklarına saldırılmasına karşı bir Millî Mücadele vermişiz.
Teklifim şudur: Artık hiçbir şehrimiz, hiçbir ilimiz kurtuluş günü kutlamasın. Biz, niye kendimizi esarete layık görüyoruz da kurtulmayı anıyoruz, onu bayram diye kutluyoruz?
Biz, bir Millî Mücadele verdik değerli milletvekilleri. Bizim atalarımız binlerce şehit vererek, bu toprakları kanlarıyla vatanlaştırarak, bu toprakları işgal etmek, elimizden almak isteyen müstevlilere, işgalcilere karşı Millî Mücadele verdik ve zafer kazandık. Bizim devletimizin kuruluşunun başlangıcında 30 Ağustos Zafer Bayramı yatar, “Kurtuluş Savaşı” tabiri yanlıştır. Bunu, tüm ilgililerin dikkatine sunuyorum: “Millî Mücadele”dir onun adı. Gaziantep’te verilen, Kahramanmaraş’ta verilen, Adana’da verilen mücadele bir millî mücadeledir. O millî mücadelenin üzerinde biz bugün bağımsız devletimizi kurmuşuz ve bir mucize yaratmışız.
Dolayısıyla, ilim adamlarına, siyaset kurumlarına, Sayın Hükûmete, medyaya buradan teklif ediyorum, hatta gruplarımıza teklif ediyorum: Gelin, bir ortak kanun teklifi verelim. Kurtuluş günü kutlayan tüm şehirlerimizin bu günlerini zafer günü olarak kutlamalarını kanunlaştıralım. (MHP sıralarından alkışlar) “Kurtuluş” bize yakışmıyor. Biz kendi topraklarımızda esir miydik ki kurtulmayı bayramlaştırıyoruz? Biz, bize saldıranları kazma sapıyla… Kar Boğazı mücadelesini size hatırlatmak istiyorum. Mersin’de, Gözne’de verilen mücadeleyi hatırlatmak istiyorum. İsim isim belli. 38 kişi, Kar Boğazı’nda Fransızlara karşı mücadele verip Fransız güçlerinin Pozantı’yı aşıp İç Anadolu’ya geçişini engelleyen kahramanın sayısı. Şahin Bey’in verdiği mücadele, Kahramanmaraş’ta verilen mücadele ve ülkemizin her şehrinde verilen mücadele, böyle bir millî mücadeledir.
Dolayısıyla, bakın, bugün, geç kalmış, bir anlamda geciktirilmiş bir hakkın teslimi için kanun çıkartıyoruz, Gaziantep’imize İstiklal Madalya’sının verilmesinin kanunlaşmasını sağlıyoruz. Aslında bu madalya tüm Millî Mücadele şehitleri adına, o gün gazi olsa bile bugün rahmanı ahirete intikal etmiş tüm gazilerimiz adına Gaziantep’e emanet ediliyor. Dolayısıyla, bütün illerimizi kapsayacak şekilde, bütün bu Millî Mücadele’yi sembolleştirecek şekilde bir kanun teklifiyle, biz, Millî Mücadele’mizi, Millî Mücadele’de yaşananları gelecek nesillere aktarmak adına bir kanun teklifiyle kurtuluş gününü zafer gününe dönüştürelim.
Bunu çok önemsiyorum. Gaziantep’e İstiklal Madalyası’nın verilmesini, bir hakkın gecikmiş bir tecellisi olarak yerine getirilmesini çok önemsiyorum ama bu vesileyle, bunu fırsat bilerek aslında yapmamız gerekenin tarihimize, o Millî Mücadele’ye borcumuz olanın böyle bir hukuk olduğunu düşünüyorum.
Bu sebeple, değerli milletvekilleri, Millî Mücadele’de hayatını kaybetmiş… Nüfusumuzun yarısını kaybetmişiz. Yalnız şehirlerimiz değil, Balkanları terk eden, yollarda telef olan insanlarımızı geri dönüp bir tarihi okumamız lazım. Bugünler kolay kazanılmadı. Bugünlerin kıymetini bilebilmek için dünü unutmamak gerekiyor. Tüm bu Millî Mücadele’nin kahramanlarına Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, Milliyetçi Hareket Partisi adına şükranlarımızı, saygılarımızı sunuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Şandır, konuşmanızı tamamlayınız.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Ayrıca bir acı hadiseyi de bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Gaziantep’imizin millî mücadelesini anıtlaştırırken bir acı haberle sarsıldık. Almanya’da yaşanan elim hadise gerçekten yüreklerimizi burktu, 21’inci yüzyıla yakışmayan, işte, Avrupa’nın aslında gerçek yüzünü de ortaya koyan… 9 tane insanımız -ki bunun büyük kısmının Gaziantepli olduğunu biliyoruz- yanarak can verdiklerini, öldüklerini biliyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi adına, başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere, tüm şehitlerimize ve Almanya’da kundaklama sonucu yanarak öldüklerini öğrenmeye başladığımız Gaziantepli vatandaşlarımıza yüce Allah’tan rahmetler diliyorum.
Teklifimi dikkate almanızı ümit ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 7 Şubat 2008