İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 124. BİRLEŞİM · SALI

Yasa dışı dinlemelere zemin oluşturdukları ve himaye ettikleri; özel hayatın gizliliği ve korunması ile haberleşme hürriyeti ve gizliliği hak ve ilkelerinin yoğun ve keyfi şekilde ihlal edilmesine göz yumdukları; bu suretle görevlerini kötüye kullandıkları; bu eylemlerinin türk ceza kanununun 257 nci maddesine uyduğu iddiasıyla, başbakan recep tayyip erdoğan ve içişleri bakanı beşir atalay haklarında, (9/2)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 124. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Temmuz 2008 · 1.018 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 1 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YASA DIŞI DİNLEMELERE ZEMİN OLUŞTURDUKLARI VE HİMAYE ETTİKLERİ; ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ VE KORUNMASI İLE HABERLEŞME HÜRRİYETİ VE GİZLİLİĞİ HAK VE İLKELERİNİN YOĞUN VE KEYFİ ŞEKİLDE İHLAL EDİLMESİNE GÖZ YUMDUKLARI; BU SURETLE GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDIKLARI; BU EYLEMLERİNİN TÜRK CEZA KANUNUNUN 257 NCİ MADDESİNE UYDUĞU İDDİASIYLA, BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY HAKLARINDA, (9/2)); konuşma 1.018 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Yasa dışı dinlemelere zemin oluşturdukları ve himaye ettikleri; özel hayatın gizliliği ve korunması ile haberleşme hürriyeti ve gizliliği hak ve ilkelerinin yoğun ve keyfi şekilde ihlal edilmesine göz yumdukları; bu suretle görevlerini kötüye kullandıkları; bu eylemlerinin türk ceza kanununun 257 nci maddesine uyduğu iddiasıyla, başbakan recep tayyip erdoğan ve içişleri bakanı beşir atalay haklarında, (9/2)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-07-01-yasa-disi-dinlemelere-zemin-olusturduklari-ve-himaye-ettikleri-ozel-h (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin sayın grup başkan vekilleri ve milletvekillerinin Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay hakkında verdikleri soruşturma önergesi üzerinde görüşlerimi ifade etmek üzere söz aldım. Öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün toplumun ve ülkenin birçok sorunu varken, toplum kesimleri kendi sorunlarına çözüm beklerken, özellikle de bugün televizyonlarımız bir başka haberle inlerken Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin Meclisi gerçekten Türkiye’ye yakışmaz bir konuyu -kaçıncı defa oldu- tekrar konuşuyor.

Değerli milletvekilleri, bu sebeple, bizi izleyen değerli vatandaşlarımıza bugün, burada konuştuğumuz olayın anlamını ve içeriğini anlatmayı gerekli görüyorum. Sonra da birkaç sorum olacak.

Değerli milletvekilleri, soruşturma önergesinde şu hususlar iddia edilmektedir: Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay’ın yasa dışı dinlemelere zemin oluşturdukları, yasa dışı dinleme yapanları himaye ettikleri ve özel hayatın ve haberleşme hürriyeti gizliliğinin yoğun ve keyfî bir şekilde ihlal edilmesine göz yumdukları iddia edilmektedir. Bu sebeple görevlerini kötüye kullandıkları, böylece Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesini ihlal ettikleri ve cezalandırılmaları gerektiği talep edilmektedir. Soruşturma önergesi Anayasa’nın 100’üncü, İç Tüzük’ün 107’nci maddeleri uyarınca bugün gündemimize alındı. Bu sebeple bu konuyu tartışıyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu önerge ile ana muhalefet partimiz siyasi iktidar hakkında, bana göre, bize göre çok önemli, ciddi ve ağır iddialarda bulunmaktadır. Deniliyor ki -üç husus söyleniyor- biri, emniyet güçleri içinde oluşturulan özel birimler var veya Hükûmetin himayesinde bazı merkezler var. Bunlar, yasal olmayan yollarla, sürekli ve yaygın bir şekilde dinleme, izleme, takip, fişleme, dosyalama yapmaktadırlar. Bu iki husus, gerçekten üzerinde durulması, açıklığa kavuşturulması, kafalardaki bulanıklığın giderilmesi, cevabının verilmesi gereken, Türkiye’ye, Türkiye’yi Türk milleti adına yöneten siyasi iktidara atfedilmemesi gereken suçlardır, suçlamalardır, iddialardır, ithamlardır. Temel hak ve özgürlüklerin veya demokrasinin veya çağın çok temel değeri olan özel hayatın gizliliği ve demokrasinin olmazsa olmaz şartı olan haberleşmenin gizliliği konusunda emniyet teşkilatları içinde, devlet birimleri içerisinde veya bazı özel merkezlerde sürekli ve yaygın şekilde dinleme, izleme, takip, fişleme ve zamanında kullanılmak üzere dosyalama yapıldığı iddiası ifade edilmektedir. Ayrıca, AKP Hükûmetinin de ve özellikle Sayın Başbakanla Sayın İçişleri Bakanının da bu kanun dışı eyleme zemin hazırladıkları, himaye ettikleri ve bu suçun işlenmesine göz yumdukları iddia edilmektedir. Bir kamu görevlisi olmak hasebiyle Sayın Başbakanın ve Sayın İçişleri Bakanının görevlerini ihmal ettikleri, bu sebeple de Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesine göre, eğer soruşturma önergesi kabul edilirse, ucu Yüce Divana ulaşan bir yargı sürecine tabi tutulmaları istenmektedir.

Değerli vatandaşlarım, bugün burada görüştüğümüz konu budur, sizin vekilleriniz olarak bugün sizin gündeminizi değil, bir anlamda siyasetin sorununu, gündemini konuşmak durumunda kaldık.

Bunları, bu iddiaları önemsemek mecburiyetindeyiz, değerli milletvekilleri. Bu iddiaları iktidar partisi ile ana muhalefet partisinin çekişmesi olarak ifade edemeyiz, algılayamayız. Bu, bu Meclisin, bu ülkenin, bu milletin çok temel sorunları; ertelenmesi, ötelenmesinin maliyetinin çok daha büyük olacağına inandığım çok temel sorunları.

Değerli milletvekilleri, isnat edilen suça istenilen ceza, dikkatinizi çekmek istiyorum, isnat edilen suça istenilen ceza Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” kısmının “Görevi kötüye kullanma” başlığını taşımaktadır. Yani, ana muhalefet partimiz, Türkiye’yi Türk milleti adına yönetmekle görevli ve yetkili iktidar partisinin Sayın Başbakanı ve İçişleri Bakanıyla ilgili millete ve devlete karşı suç işlediği iddiasıyla soruşturma önergesi vermiştir. Bunun cevabı verilmelidir. Maddeyi okumaya gerek görmüyorum. Burada ihmali olanlar ve bu hususlara aykırı davrananların üç yıla kadar cezalandırılmasının istendiğini içinizde bulunan avukat arkadaşlarımız biliyorlardır.

Değerli milletvekilleri, gerçekten, son günlerde, uzun zamandan bu yana diyebiliriz, ama son günlerde yoğunlaşan bir şekilde her gün birçok gazetede birtakım izlemelerin ve dinlemelerin yapıldığı, fişlemelerin yapıldığı, işte, benden önceki sayın konuşmacının ifade ettiği gibi, takılma işleminin yaşandığı bir süreci yaşıyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce de ifade ettik. Türkiye’ye yakışmaz, bize yakışmaz, çağa yakışmaz bir suçla bu ülke itham ediliyor. Aslında birbirimizle siyaset yaparken, birbirimizle boğuşurken Türkiye’ye haksızlık yaptığımızın farkında mıyız diye ara sıra durup düşünmek gerektiğini sizin takdirinize sunuyorum.

Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, demokrasi ve özgürlük için, ülkemizin geleceği açısından, insanımızın kendine güvenini, birbirine güvenini, vekillerine güvenini, temsilcilerine güvenini, kendisini yönetenlere güvenini kaybetmemesi için, bu karanlık tablonun, bu bulanık tablonun, bu havanın hızla izale edilmesini, ortadan kaldırılmasını ısrarla söyledik. Dedik ki: “Sayın Hükûmetimiz, Sayın İktidar Partisi Grubu, gelin, bu konuyu kendi üzerinize almayın. Bu konuyu ana muhalefetle iktidarın atışması konusu olmaktan çıkartalım, bu konuyu Meclisin konusu hâline getirelim. Bu ithamları ortadan kaldıralım, bu iddiaları ortadan kaldıralım.” Araştırma önergesi vermemizin sebebi buydu. Orada bir başka incelik vardı. Dedik ki: “Gelin, bu İç Tüzük’teki düzenlemenin de dışına çıkartarak, tüm Meclisi işin içerisine katarak, her partiden eşit sayıda, iki üyenin katılımıyla bir komisyon kurulsun, bu komisyon bu konuyu bütün detayıyla, tekniğiyle, hukukuyla incelesin, araştırsın ve çözüm üretsin. Dolayısıyla ülkemiz, Hükûmetimiz, devletimiz, bürokrasimiz bu suçla suçlanmaktan ve bu güvensiz ortamda yaşamaktan kurtarılsın.” Ama sayın iktidarımız maalesef bu konunun ya ciddiyetine inanmıyor ya da bu işi siyaset biliyor. Yani muhalefet partisinin kendisine çatmasının, kendisine rant getirmesini… Böyle bir hesabın içinde midir, anlamakta zorlanıyoruz.

İşte bugün, deminki ifade ettiğim anlamlarda çok ciddi bir suçlamayla bir soruşturmaya konu oluyorsunuz ve Türkiye bugün birçok anlamda kan ağlarken, çiftçisi, işçisi, memuru, esnafı, sanayicisi bir belirsizliğin girdabında, yarın ne olacak sorusunun cevabını ararken Türkiye Büyük Millet Meclisi, maalesef, bize yakışmaz, çağa yakışmaz böyle bir konuyu tartışmak mecburiyetinde kalıyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)İç Tüzük gereği tartışıyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Size söylüyorum: Buna hakkınız yok, buna hakkımız yok değerli milletvekilleri. Bu ülkeyi kendi sorunlarımızla meşgul etmeye hakkımız yok. Bu sorunları geleceğe erteleme hakkımız da yok. Gelin, bu işi araştıralım. Araştıralım, sebeplerini bulalım, çözümlerini de birlikte oluşturalım. Gerekiyorsa Anayasa değişikliği, gerekiyorsa kanun değişikliği, gerekiyorsa kurum oluşturalım, özel, bağımsız…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Şandır, devam ediniz efendim.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)…kurumlar oluşturalım ve bu oluşturduğumuz kurumlarla bu suçlamadan ülkemizi kurtaralım diye teklif ettik ama ne hikmetse iktidar iktidardır, muhalefet muhalefettir, muhalefetin her söylediği bizim aleyhimizedir, katılmıyorum, reddediyorum yaklaşımıyla ciddiye almadınız, dikkate almadınız.

Şimdi, bugün bu soruşturma önergesini görüşmüş olmak inanınız ki bana zül geliyor, işkence geliyor. Ben kendime yakıştıramıyorum.

Değerli milletvekilleri, demin arkadaşımız sordu: İzlenmediğini, dinlenmediğini, takip edilmediğini, günün birinde kendisiyle ilgili bir dosyanın basına yansımayacağını garanti edebilecek kaç kişi var aramızda veya kaç sayın bakan var? Böyle bir endişenin, böyle bir korku tünelinin içinden geçirmeye, bu toplumu, bu güvensizlik ve korku içerisinde teslim almaya ne hakkımız var…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 1 Temmuz 2008

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook