İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · SALI

Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 43. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Ocak 2009 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 13 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 488 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-01-13-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Şimdi, bu önergede ifade edilen konuyu Sayın Bakanımızla ve orman yüksek mühendisi Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili arkadaşımızla tartıştık. Bu konu bir teknik konu, hukuki olmaktan öte teknik konu ve yapılan iş, Anayasa’nın 169’uncu maddesine aykırı.

Değerli arkadaşlar, 2005 yılında çıkartılan Kanun’la da yapılan iş yine Anayasa’ya aykırı ama o gün geçmiş. Bugün eğer bu kanunun 2’nci maddesinde, “orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırının, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır”ı kanunlaştırırsak, bu, Anayasa’nın 169’uncu maddesine göre ormanların sınırlarının daraltılamaz hükmüne aykırı bir sonuç çıkar. Sebebi şudur değerli arkadaşlar: Şimdi, Anayasa’mız 169’uncu maddesinde iki istisna söylüyor: Bir: Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından yarar görülmeyen… İki: 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan yerler hariç orman sınırları daraltılamaz. Şimdi, bu iki teknik konuyu yani bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmemeyi ve 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme hâlini kim belirleyecek? Orman yüksek mühendisi ve orman kadastrosu belirleyecek, çünkü bu bir teknik konudur, bu bir uzmanlık alanıdır ve Anayasa’nın 169’uncu maddesindeki orman sınırlarının daraltılamaz hükmü ancak bu iki istisna durumun ehil kişiler tarafından belirlenmesi hâlinde aşılabilir. Eğer siz arazi kadastrosu heyetlerine orman sınırını belirleme yetkisi verirseniz orman sınırlarının daraltılamaz olma hassasiyetini yok saymış olursunuz.

Kanunlar tabii ki lafzıyla geçerli ama ruhu da önemli. Anayasa Mahkemesi bu hususun orman sınırlarının daraltılacağı sonucuna ulaşılacağı kararıyla bu kanunu iptal eder arkadaşlar çünkü, dediğim gibi, orman sınırlarının belirlenmesi bir teknik konudur ve Orman Kanunu’na göre… Bakın, bu Orman Kanunu ve Anayasa’nın bu hükmünü değiştirmediğimiz sürece siz orman sınırlarını belirlemeyi bir kanunla orman mühendislerinin veya orman kadastro heyetlerinin dışındaki bir heyete yaptıramazsınız çünkü 6831 sayılı Orman Kanunu çok net, teknik bir şey söylüyor -hiç birimiz farkında değiliz- diyor ki -ben orman yüksek mühendisiyim, bu konuları çok yaşadık, çok bildiğim için söylüyorum- “Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” Yani üstünde ağaç olmasına gerek yok, toprağıyla da orman sayılır. Kim tespit edecek bunu Sayın Bakanım? Bunu orman yüksek mühendisi tespit eder. Eğer “Bunu arazi kadastrolarına bir tek orman mühendisi katarak, ilave ederek sağlarız.” diyorsanız sağlayamazsınız çünkü 8 kişilik komisyonda karar oylamayla veriliyor. 1 kişinin muhalefet şerhi oranın orman sınırı olmasını engelleyemiyor, mahkemeye gidilmiş olması bir şey ifade etmez. Orman yüksek mühendislerinin veya Orman Genel Müdürlüğünün, Orman Bakanlığının kadastro çalışmalarının bitirilmesi yönündeki yoğun gayretlerini takdirle ve saygıyla karşılıyorum. Bu noktada orman mühendislerinin ve kadastro komisyonlarının çok yoğun gayreti olduğunu biliyorum ama orman kadastrosunun bitirilememiş olması, bitirmek için böyle bir düzenleme yapma aceleciliğini getirmemelidir. Kanunlar Anayasa’ya uygun olmak mecburiyetindedir. Dolayısıyla birtakım işlemler yapacaksınız. 2005 tarihinde çıkarttığınız Kanun’la zaten birçok işlemler yaptınız. Bu işlemlerin de birçoğu bu sorgulama sonucunda Anayasa’ya aykırı olacağı, orman sınırlarının daraltıldığı sonucu çıkartılacağı için orman kadastrosu veya arazi sınırlaması kadastrosu meselesinde bir kaosa da sebep olacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 13 Ocak 2009

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook