İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · SALI

Engellilere ait özel eğitim kurumlarının sorunları hakkında

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Şubat 2009 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 24 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENGELLİLERE AİT ÖZEL EĞİTİM KURUMLARININ SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 693 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Engellilere ait özel eğitim kurumlarının sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-02-24-engellilere-ait-ozel-egitim-kurumlarinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Ülkemizde kanayan bir sosyal yara hâline gelen engelli insanlarımızın eğitimi ve bu eğitimi verecek kurumların sorunlarını Meclisimizin gündemine getirmek için söz aldım. Sözlerime başlarken, öncelikle Mersin ili Bozyazı ve Anamur ilçelerinde dün yaşanan dolu felaketinden dolayı değerli vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, Hükûmetimizi bu konuda en kısa sürede tedbir almaya davet ediyorum.

Değerli milletvekilleri, sizler de biliyorsunuz, halkımızın yaklaşık yüzde 10’u -biraz az, biraz çok- engelli vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Bu engelli vatandaşlarımızdan yaklaşık 690 bin kişisi eğitime muhtaç durumdadır, eğitime hazır hâldedir ancak bunun 203 bini özel eğitim kurumlarında, 14 bini de devlet kurumlarında eğitim imkânı bulabilmektedir. Yaklaşık 470 bin eğitime müsait engelli vatandaşımız maalesef eğitim imkânından faydalanamamakta, sırasını beklemektedir. Devletimizin ve hükûmetlerin bu konuda bugüne kadar yapmış olduğu birçok hizmetler olabilir ama bunların yeterli olmadığı işte bugün rakamlara dikkatlice baktığımızda ortaya çıkmaktadır.

Değerli milletvekilleri, engelli insanların eğitimi, bakımı, korunması toplumun bir sosyal sorumluluğudur. Bir sosyal maliyet olarak, bizim insanımız olan engelli vatandaşlarımızın her türlü hizmetinin bir pozitif ayrımcılık olarak gerçekleştirilmesi, yerine getirilmesi bir sosyal sorumluluk alanımızdır ve bu hiçbir şekilde bir maliyet hesabı yapılmadan yerine getirilmelidir. Engelli insanlarımız, ele bakar, muhtaç, yardıma muhtaç, dışlanmış bir durumda bırakılmamalıdır. Bunun da yolu bunlara ancak kendi emekleriyle, kendi bilgileriyle geçimlerini temin edebilecek bir meslek alanı, bir beceri kazandırmaktan geçiyor, bu da ancak eğitimle mümkündür. İşte, engelli vatandaş-larımızın eğitilmesi konusu ve bu eğitimi veren özel eğitim kurumlarının sorunları aslında bir sosyal sorun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin -bana göre- temel gündem maddesi olmak duru-mundadır.

Değerli milletvekilleri, engelli vatandaşlarımızın eğitimi konusunda devletimizin imkânları veya Millî Eğitim Bakanlığının açmış olduğu kurumlar yeterli olamamaktadır, yetmemektedir. 470 bin engelli, eğitime muhtaç, eğitime müsait vatandaşımız bugün, Millî Eğitim Bakanlığının veya işte, özel eğitim kurumlarının okul açmasını beklemektedir. Bu konuda ilk uygulama, ilk mevzuat 1987 yılında Maliye Bakanlığının Bütçe Uygulama Talimatı’na eklediği bir maddeyle Emekli Sandığına mensup vatandaşlarımızın engelli çocuklarının eğitimine imkân verilmiştir. Bu, 1997 yılına kadar devam etmiş ancak 1997 yılında 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu güvenceye SSK’lı vatandaşlarımızın da engelli çocuklarına eğitim imkânı verilmiştir. Daha sonra 2005 yılında 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun’la bu imkân tüm vatandaşlarımıza, sosyal güvenliği olsun olmasın tüm vatandaşlarımızın bütün engellileri, bireylerin eğitilmesi imkânı doğmuştur ama buna rağmen, bugüne kadar bu konunun bütünüyle çözülebildiğini söyleyebilmek mümkün değildir. Daha sonra bu konu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı eğitim kurumlarından alınarak Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığına devredilirken de işin yönetmeliklerinin ve eğitim programlarının hazırlanması süreye bağlanmıştır, bu konuda Millî Eğitim Bakanlığına görev verilmiştir. Ancak, anlaşılmaktadır ki bu konu bugüne kadar kalıcı bir şekilde çözülememiştir, yargılardan dönülmüştür ve bugün, 5 Şubat itibarıyla, maalesef, özel eğitim kurumları, engellilere ait özel eğitim kurumları, yönetmelikleri olmayan, ne olacağı belli olmayan bir belirsizlik kaosuna itilmiştir. Binlerce okul, binlerce engelli öğrenci, bunların öğretmenleri, bu kurumların sahipleri, bir belirsizliğin kaosu içerisinde maalesef Hükûmetin kapısında beklemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Şandır, devam edin.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Bu konuda, Sayın Millî Eğitim Bakanının, Sayın Hükûmetin, yapılması gereken ne ise onu yapmak gibi bir sorumluluğu olduğunu buradan hatırlatmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, özel eğitim kurumları ve engelli insanlarımızın önündeki bu problemleri, biz Meclis olarak sahiplenip kaldırmak mecburiyetindeyiz. Bu insanlar bizim insanlarımızdır. Bu insanların her türlü insanca yaşama talepleri, Türk halkı tarafından ve Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından karşılanmak durumundadır. Dolayısıyla, engelli insanlarımızın önündeki engelleri kaldırmak sorumluluğu hepimizin üzerindedir. Özellikle bu özel eğitim kurumlarının sorunlarını çözmek, vergiden, gelir vergisinden muaf tutmak, bana göre, bu Meclisin bir görevi olmalıdır, sorumluluğu olmalıdır. Bu kurumların sahiplerine, eğitmenlerine, çalışanlarına, Meclisimiz adına ve Milliyetçi Hareket Partisi adına saygılar sunuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Bu çığlığın Hükûmetimiz tarafından da duyularak alınması gereken tedbirlerin, hiçbir maliyet hesabı yapmadan, bir sosyal sorumluluk olarak yerine getirilmesini temenni ediyorum, diliyorum. İnşallah, Hükûmet de bu konuda dünden farklı… Çünkü şimdi bu kurumlar, yönetmeliği olmayan, programı olmayan yani ne olacağı da belli olmayan bir belirsizlik içerisinde -maalesef binlerce, yüz binlerce liralık yatırımların ne olacağı belli olmadan- Hükûmetin, devletin ilgisini beklemektedir.

Bu konuya dikkatinizi çekmek için söz aldım. Bu konuya çözüm üretmek temennisiyle, umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Şubat 2009

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook