Danışma kurulu önerisi
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 85. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mayıs 2009 · 920 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 5 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 920 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-05-05-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, dün Mardin’de yaşanan elim hadiseyi gerçekten anmadan geçemiyorum. Türkiye’mizi yasa boğan, üzüntüye boğan bu olayın sebebini makul görebilmek mümkün değil. Türkiye’mize, milletimize yakışmaz bir olayla karşı karşıyayız. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmetler diliyor, yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz.
Ayrıca, yine bugün, bölücü terör örgütünün hain saldırıları sonucu 2 güvenlik görevlimiz hayatını kaybetmiştir. 2 şehidimiz bulunmaktadır. Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmetler diliyor, milletimizin başı sağ olsun diyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, aslında yeni bir gün, yeni bir başlangıç; Hükûmetimiz kendisini yeniledi, Sayın Başbakanın ifadesiyle “Yeni bir döneme başlanıyor.” Hayırlı olmasını diliyorum, atanan bakanlara da başarılar diliyorum.
Tabii, bu yeni güne, yeni döneme, yeni haftaya bir olumsuzlukla başlıyoruz. Meclisimizde grubu bulunan partiler gündem üzerinde anlaşamadılar. Bir Danışma Kurulu önerisi getiremedik buraya. Tabii ki her defasında, Milliyetçi Hareket Partisi sözcüleri olarak, grup başkan vekilleri olarak ifade ettiğim hususu tekrarlıyorum: Genel Kurulun hatta Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma programını belirlemek takdiri, yetkisi Hükûmete ve Hükûmetin grubuna aittir, bunu saygıyla karşılıyoruz. Ülkemizin sorunlarıyla, halkımızın beklentileriyle ilgili gereken hukuki düzenlemeleri yapmak sorumlusu olarak Hükûmet ve Hükûmetin grubu, parti grubu, Meclis grubu tabii ki görüşülmesi gereken kanunların önceliğini belirlemek hakkına sahiptir. Buna itiraz etmiyoruz ancak huzurunuza, aslında milletin huzuruna getirmek istediğimiz husus şudur: Ülkenin gündemi Sayın AKP Grubunun bugün, bu hafta görüşülmesini istediği konular mıdır yoksa ülkenin gündemi, halkın beklentisi daha farklı şeyler midir?
Değerli milletvekilleri, iki şeye çok önem gösteriyoruz, biri uzlaşmaya. Gerçekten millet adına burada vekillik yapan bizlerin, milletin sorunlarının çözümü için gereken hukuki düzenlemeleri yapmak noktasında bir ortak sorumluluğu var. Bu ortak sorumluluğun gereği “Gündemi gelin birlikte belirleyelim.” diye ifade ediyoruz ve bu noktada her defasında Hükûmetin Meclis grubu yöneticileriyle diyalog içerisindeyiz ama ne hikmetse, yakın zamandan bu yana, Meclis grup yöneticileri, maalesef, varılan uzlaşmayı bozmayı bir politika olarak önümüze koyuyorlar.
Bakınız, ben tabii, yeni bir dönem, yeni bir hafta, yeni bakanlar, yeni Meclis grubu, yeni Meclis grup başkan vekilleri olacak, AKP’ye bir şey söylemek istemiyorum ama bu ATAK helikopterle ilgili Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması konusunu bir aydan bu yana konuşuyoruz.
Çünkü, değerli milletvekilleri, milletin vekilleri, biraz önce, 2 tane milletvekili, çok ağır sorular sordular, iddialar, itham demeyeyim ama itham ifade eden iddialar ortaya koydular ve dediler ki “Bunları araştıralım, birtakım endişeler var. Çünkü konu, milletin kaynaklarının kullanılmasıyla ilgili yolsuzluk yapıldığı iddiası, bir diğeri de ülkenin güvenliğiyle ilgili bir zafiyet yaşanacağı endişesi. Bu iki konuda Meclis olarak sorumluluğumuzu yerine getirelim, bir araştırma komisyonu kuralım, hem bu yolsuzluk iddialarının cevabını bulalım hem de bu, güvenliğimizin teminatı olacak -bölücü terör örgütüne karşı her gün şehit veriliyor- ATAK helikopterlerinin daha sağlıklı ve zamanında temin edilmesi yönünde yapılması gerekenleri birlikte kararlaştıralım ve Hükûmete duyuralım, bu yönde bir araştırma komisyonu kuralım.” dediler. Bu talebi, bu teklifi ciddiye almamak, bunu bir aydan bu yana da grup başkan vekilleriyle konuşmamıza rağmen, her defasında bir hafta sonra, bir hafta sonra ertelenerek ve sonuçta bugün, işte, Danışma Kurulunda görüşülmesine bile yanaşmadan bir uzlaşmasızlık ortamı. Niye gündeme almadınız, niye gündeme koymuyorsunuz Sayın Elitaş? Böyle kararlaştırmıştık, gündeme alınacak, komisyon kurulup kurulmaması konusu ayrı bir konu ama tartışılmasını, ön görüşmesini yapalım demiştik. Şimdi bu ağır ithamlar, bu ağır soruların cevabı verilmeden bu meseleyi nasıl geçiştireceksiniz? Bir araştırma komisyonu kurulsun deniyor. İthama dönüşmeyen, suçlamaya dönüşmeyen birtakım iddiaların araştırılmasına niye yanaşılmıyor?
Değerli milletvekilleri, gerçekten ülkemiz ve milletimiz çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Her anlamda sıkıntılı bir süreçten geçiliyor. Ekonomik kriz bir yandan vatandaşımızın gırtlağına sarılmış. İşsizlik cumhuriyet tarihinin görmediği büyüklüklere sıçrıyor, bir sonraki ay hangi rakama ulaşacağı belli değil. Büyüme oranları hızla düşüyor. Türkiye hızla büzüşüyor, küçülüyor. Vatandaşımızın kendi sorunlarına ekmek sorunu, iş sorunu… İşini kaybediyor insanlarımız. Bunlara çözüm üretecek projeleri, çözüm üretecek programları, buna gerekli hukuku oluşturmak noktasında gündem belirlemek sorumluluğu hepimizin ortak sorumluluğu.
Şimdi bunları konuşmayacağız, ülkenin gerek güvenliğiyle ilgili gerek kaynaklarının kullanımıyla ilgili iddiaların araştırılmasına dönük muhalefetin verdiği araştırma önergelerini yok sayacağız, neyi görüşeceğiz? Ismarlama kanunlar görüşeceğiz: Gündeme aldığınız iki uluslararası sözleşmenin kanunlaştırılmasıyla ilgili iki gündem maddesi. Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanının Türkmenistan gezisi öncesi -daha önce de yaptık bunları- bir ihtiyaç, bir talebe dayalı gündem oluşturuyorsunuz. Bu mudur talep? Milletin talebi nerede, milletin beklentisine uygun gündem nerede?
Bugün, değerli milletvekilleri, Genel Kurulun gündeminde, Hükûmetin gündeminde üç önemli kanun bekliyor: Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü Kanunu; toplam iki bin beş yüz maddeyi geçkin üç temel kanun. Bu kanunları buraya getiremiyorsunuz, farkında mısınız? Niye? Çünkü İç Tüzük’ün değiştirilmesi gerekiyor. “İç Tüzük’ü değiştirelim.” diye yaklaşık yirmi bir aydan bu yana konuşuyoruz. Biz konuşuyoruz, muhalefet partisi olarak konuşuyoruz ama maalesef İç Tüzük’le ilgili çalışmalar milim ilerlemiyor. Gündemin bunlar olması gerekmiyor mu? Gündemin belirlenmesinde uzlaşma talebimizi, ısrarımızı yok sayarak, sayısal çoğunluğa güvenerek veya işte onun dayatması içerisinde “Ben böyle istedim, böyle olacaktır.” üslubu ülkemizin ve milletimizin geçtiği şu sıkıntılı süreçte faydalı değil. Herkesten çok sizin yardıma, uzlaşmaya, diyaloğa ihtiyacınız var.
Dolayısıyla biz, bu gündem maddeleri öyle veya böyle, bunu tartışmanın çok da önemli olmadığını düşünüyoruz, onu görüşeceğimize öbürünü görüşürüz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Şandır, devam edin efendim.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Ama AKP Grubunun bu uzlaşmaz tavrını, bu muhalefetin taleplerini yok sayan tavrını gerçekten gelecek açısından, Hükûmet açısından özellikle -çünkü uzlaşmaya en çok sizin ihtiyacınız var- ben tehlikeli bir yaklaşım olarak görüyorum ve bunun gözden geçirilmesini talep ediyorum.
Dolayısıyla bugün yeni bir dönem, yeni bir haftanın başlangıcında Hükûmet Meclis grubunun bu uzlaşmaz ve uzlaşılan konulardaki, mutabakata varılan konulardaki cayan tavrını, her defasında varılan mutabakatı bozma tavrını halkımızın, milletimizin dikkatine sunmak için aleyhte söz aldım. Bunun hiç kimseye faydası olmadığını ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Bu öneriye ret oyu vereceğimizi ifade ediyorum.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 5 Mayıs 2009