İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Kasım 2009 · 1.008 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.008 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-11-04-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunun çalışma süresini, gündemini belirlemek üzere iki saati geçkin bir süredir uğraşıyoruz ve her gün bu mesai veriliyor. Maalesef, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk halkının sorunlarının çözümü için hukuk oluşturmakla görevli olan bu kurul maalesef kendi arasındaki sorunları çözmek için işte zamanı harcıyor. Bu, bizim de üzüntümüzdür. Her defasında ifade ediyorum, ortak bir sorumluluk olarak bu Meclisin görevi, bu milletin sorunlarına çözüm üretecek hukuku geliştirmektir. Bunun öncelik sıralaması takdiri iktidara aittir, Hükûmete aittir, iktidar partisi grubuna aittir. Buna hiç itirazımız yok ve her defasında diyoruz ki: Bunu nasıl öngörüyorsanız belirleyiniz, uzlaşırız uzlaşmayız ama Genel Kurulda onaylatınız. Ama, yine her defasında görüyoruz ki Hükûmet grubu, iktidar grubu, kendi verdiği kararı en kısa sürede kendisi değiştiriyor, yeni bir öneriyle buraya geliyor.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak yine her defasında ifade ettiğim gibi, biz, sizin bu belirleme, öncelik belirleme takdirinize hiç müdahale etmeden, temenni olarak ifade ediyoruz ki buranın gündemini insan merkezli, insanın ihtiyacının öne alınacağı bir öncelik sıralamasıyla belirleyelim ya da toplum kesimlerinin bugün içinde bulunduğu sorunların çözümünü öncelikleyerek gündem belirleyelim. Borçlar Kanunu önemsiz değil, biz Borçlar Kanunu’na karşı değiliz. Borçlar Kanunu’ndaki birtakım düzenlemelerin gerekli olduğunu, Sayın Grup Sözcümüz, Genel Başkan Yardımcımız ifade etti ama çok net bir şey söyledi: Hukukun dilini değiştiriyorsunuz, yargının hafızasını ortadan kaldırıyorsunuz. Türk Ceza Kanunu’nda işlenen cinayeti burada da işliyorsunuz. Bu, yanlış. Yargıyı bir kaos içerisine sürükleme yanlışınıza katılamayız diyoruz. Hem dili konusunda hem sistematiği konusunda bu hafızayı ortadan kaldırarak zaten yargıyı, bir yük altında ezilen yargıyı bir kaosa sürüklemenize, Borçlar Kanunu gibi sosyal hayatı tanzim eden çok temel bir kanunda bir kaos yaratmanıza Milliyetçi Hareket Partisi olarak katılamayız, katkı veremeyiz diyoruz ve bunu geciktirebilmek, bunun üzerinde biraz daha düşünmenizi, biraz da bu uyarılar doğrultusunda yeniden düşünmenizi sağlayabilmek için de muhalefet yapıyoruz. Bunu ifade ediyoruz. Her maddede önerge vereceğimizi, İç Tüzük’ün her imkânından faydalanacağımızı ifade ediyoruz, gizlisi saklısı yok. Bu, Meclisi çalıştırmamak kararı değil Sayın Elitaş. Bu Meclis çalışmalı, bu milletin sorunlarına çözüm üretmeli ama sizin dayatmanızla değil…

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Hayır, Borçlar Kanunu’nda konuşuruz bunu, grup önerisi getirip böyle…

MEHMET ŞANDIR (Devamla)…birlikte yapalım bunu diyoruz. Birlikte yaptığımız her meseleyi de her defasında böyle ikide bir değiştirmenize, inanınız ki bakın, üzülerek söylüyorum, kendi grup milletvekilleriniz itiraz ediyor.

Dün akşam, bitimine kadar çalışacak Genel Kurul, saat onda tatil edildi. Toplantı yeter sayısı temin edilemedi. Bu, Sayın Elitaş’ın… Hikâye anlatıyor. Yani şunun için söylüyorum: Bu Meclisin bir çalışma saati olmalıdır, bir çalışma düzeni olmalıdır. Türkiye’ye hukuk kurmakla görevli bu Meclis kendi hukukunu kuramıyorsa, kurduğu hukuka süreklilik kazandıramıyorsa inandırıcılığı nerede?

Bitimine kadar çalışmak, her türlü kurala aykırıdır. E, verdiğiniz bu kararı kendi milletvekilleriniz kabul etmiyor. Dün kabul etmediklerini gösterdiler, saat 22.00’de toplantı yeter sayısı olan 184 bulunamadığı için Meclis tatil edildi ve gündem görüşülemedi. Şimdi buradan kalkıp da muhalefeti suçlamaya hakkınız yok Sayın Elitaş.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Siz girmediniz ama, sisteme girmediniz.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Niye girelim ya?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Siz de milletvekilisiniz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Kendi grubunuz buna itiraz ediyor. Biz zaten söylüyoruz, “Bu çalışma sistemi uygun değil.” diyoruz. Bitimine kadar diye kabala… Amele pazarı mı burası? Böyle bir şey olmaz. Bu doğru değil.

Israrla tekrar söylüyorum: Bu Meclis, bu ülkenin, bu milletin sorunlarının çözümü için, hukuk kurmak için öncelikle kendi arasında güvene dayalı, saygıya dayalı bir kural koymalı ve bu kuralın gereğini ısrarla da takip etmeli, uygulamalı. Bunu uygulamadığınız takdirde muhalefet olarak İç Tüzük’ten -hukuksuz bir şey yapmıyoruz- kaynaklanan imkânları kullanarak toplumun veya toplum kesimlerinin öncelikli sorunlarını gündeme getiriyoruz ve burada ne kötü? Her getirilen konu kırk dakika tartışılıyor.

Halkımızla muhtarları tartıştık. Kötü mü ettik?

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Neticesi ne oldu?

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Muhtarlar gerçekten zor durumda. Muhtarların sorunları bana göre sizin önceliklerinizin birçoğundan çok daha önemli.

Şimdi, Sayın Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun getirdiği… “Dokunulmazlıkların tartışılmasını gündeme alalım.” diyorlar.

Değerli milletvekilleri, “demokratikleşme paketi” diye, “süreci” diye adını güzelleştirmeye çalıştığınız ve salı günü, 10 Kasımda ön görüşmelerini yapmayı dayattığınız hususu, bütün itirazlarımıza rağmen, “Niye 10 Kasım?” diye ısrarınızın sorgulanmasına rağmen “İlle 10 Kasımda yapacağız.” diye dayattığınız demokratikleşme paketini gelin tekrar sorgulayalım.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Ne sakıncası var?

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Eğer “demokratikleşme” denen hususta samimi iseniz, bu konuda topluma karşı samimi iseniz önce bu Anayasa’nın 83’üncü maddesindeki dokunulmazlıklar meselesini burada konuşmak mecburiyetindeyiz. Yani kendinizle ilgili, vekili bulunmakla övündüğünüz milletin muhatap olduğu hukukun dışında bir dokunulmazlık zırhına bürünerek korunduğunuz bu sistemin demokrasiyle bağdaştığını nasıl düşünebiliyorsunuz? Gelin bunu sorgulayalım. Aslına hangi hukuku uyguluyorsanız vekiline de bunun uygulanması gerekir diyoruz. Dokunulmazlıklar sistemi Türkiye’de kangrendir. Yalnız milletvekilleri, siyaset için demiyorum, bürokrasi için de dokunulmazlıklar sistemi bir kangrendir.

Değerli milletvekilleri, dinlersiniz dinlemezsiniz ama millet dinliyor, milletime soruyorum: Yedi yıldan bu yana iktidardasınız. Bu sorunların çözülmesi gerekiyordu da elinizi tutan mı vardı?

Şimdi, Sayın Atilla Kart burada, çok sıkıntılı -ki bende de notu var, okumaya dilim varmaz- Sayın Başbakanın kendisiyle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisine yazdığı fezlekeyi burada okudu. Ne Sayın Başbakanın şahsına ne Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanlık makamına yakışmaz birtakım ithamlarla tanzim edilen dosyayı Mecliste gereken işlemin yapılması için gönderen Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Kendisi için gönderdiği yazı, burada telaffuzu bile zor.

Şimdi, bu yükü niye taşıtıyorsunuz Sayın Başbakana? Gelin, bu dokunulmazlıkları gözden geçirelim. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

“Beraat etti.” deniliyor. Sayın milletvekilimiz diyor ki: “Beraat ettik, yargı kararı var.” Ne kadar güzel. Gelin, bu yargı kararını burada da tescil edelim. Bu dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili Anayasa’nın 83’üncü maddesinde “Yasama dokunulmazlığı” diye tanımlanan hadise, milletvekillerinin vekili bulundukları asıldan farklı bir koruma hukukuyla suç işleme imtiyazının demokrasiyle, siyasetle, asıla saygıyla asla ilgisi yok. Burayı koruyalım. Yasama dokunulmazlığı bu kürsüyle geçer. Burayı koruyalım. Ama bu yasama dokunulmazlığı hiç kimseye suç işleme, yolsuzluk yapma gibi bir hak ve yetki vermemeli -onu düzenleyelim- bir ayrıcalık vermemeli.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bu Meclise geldiğimiz ilk gün -işte burada, elimde- Anayasa’nın 83’üncü maddesinin değiştirilmesiyle ilgili kanun teklifini hazırladık ve tüm gruplara gittik, tüm gruplara gittik ama gereken desteği vermediniz; vermediniz ve gelin bu dokunulmazlıkları kaldırarak kendimizden başlayalım değerli milletvekilleri. Çuvaldızı, iğneyi kendinize batırın. Bu demokratikleşme denen hadisede samimiyseniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 4 Kasım 2009

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook