Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile tacikistan cumhuriyeti hükümeti arasında türk işbirliği ve kalkınma idaresi başkanlığı program koordinasyon ofisinin faaliyetine ilişkin anlaşma hakkında (s.s.403)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 24. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Aralık 2009 · 942 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 1 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE TACİKİSTAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI PROGRAM KOORDİNASYON OFİSİNİN FAALİYETİNE İLİŞKİN ANLAŞMA HAKKINDA (S.S.403)); konuşma 942 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile tacikistan cumhuriyeti hükümeti arasında türk işbirliği ve kalkınma idaresi başkanlığı program koordinasyon ofisinin faaliyetine ilişkin anlaşma hakkında (s.s.403)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2009-12-01-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-tacikistan-cumhuriyeti-hukumeti-arasi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyor, geçen Kurban Bayramı’nızı, milletimizin Kurban Bayramı’nı da Milliyetçi Hareket Partisi Grubu ve şahsım adına yürekten kutluyorum. Huzur ve güzel, hayırlı işler temenni ediyorum.
Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten bugün bir uluslararası sözleşmeyi kanunlaştırıyoruz. 2007 yılında imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tacikistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı Program Koordinasyon Ofisinin Faaliyetine İlişkin Anlaşma’yı bugün hukuklaştırarak, kanunlaştırarak yürürlüğe koymuş olacağız. Geç kalmış, daha erken kanunlaşması gereken bir husus. Bu olumlu, faydalı, doğru konuda görüşlerimi ifade etmek üzere söz aldım.
“TİKA” diye ifade ettiğimiz Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı özellikle de son zamanlarda gerçekten önemli, faydalı ve doğru işler yapmaktadır. Katkısı, emeği ve bu kararda imzası olan herkesi yürekten kutluyorum.
TİKA, yani Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı, 1992 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra oluşan Türk dünyasıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilişkilerini bir anlamda tanzim etmek, buraların demokrasiye geçişlerine, buraların kalkınmalarına, buraların kurumsallaşmalarına katkı vermek için kurulmuş, çok isabetli, doğru bir kuruluştur, bir cumhuriyet kuruluşudur, bir anayasal kuruluştur. Dolayısıyla bu kurumun, bu Başkanlığın faaliyetlerinin kapsamını, büyüklüğünü her geçen gün artırmasını takdirle, teşekkürle karşılıyorum ancak Sayın Başbakan Yardımcısının da ifade ettiği gibi… Sayın eski Devlet Bakanı, Türk dünyasından sorumlu Devlet Bakanı Reşat Doğru Bey’in söylediklerinin doğruluğunu Sayın Başbakan Yardımcımız da yerinden ifade ettiler. O doğrulardan biri de şuydu: TİKA, Türk dünyası ile Türkiye'nin iş birliğini ve ilişkilerini geliştirmek ve kurumsallaştırmak için kurulmuştur. Eğer Türkiye’nin dış ilişkilerinde yeni bir kurum oluşturarak ilişkileri geliştirmek için faaliyetleri artırmak üzere bir çalışmaya, bu çalışmayı yürütecek bir kuruma ihtiyacı varsa bir başka kurum olabilir. TİKA daha çok Türk dünyası ile ilişkileri geliştirmek üzere teksif olmalıdır, bu yönde gayret göstermelidir. Sayın eski Bakanımız bunu ifade etti, Sayın Başbakan Yardımcısı da bunun doğru olduğunu tespit etti. Zannediyorum bunu tespit ettiler. Dolayısıyla Hükûmetin bu yönde özel bir gayretinin olmasını ifade ediyorum ve talep ediyorum.
Değerli milletvekilleri, tabii ki muhalefet partileri olarak biz doğru olana teşekkür edeceğiz. Bunu birçok defa burada ifade ettik çünkü burada herkes millet adına görev yapıyor. Milletimize dönük her hizmeti, her katkıyı, her gayreti, vicdan sahibi herkes, sağduyulu herkes kabul etmek ve teşekkürle karşılamak durumunda. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bunu her defasında söylüyoruz. Her ne kadar Sayın Başbakan Yardımcısı hemen böyle tekzip etti belki ama işte bir saat önce de Sayın Başbakan “Siz hiç yanlışı göstermiyor, hiç doğruyu ifade etmiyorsunuz. Bunun için, hep muhalefette kalmaya mahkûmsunuz.” diye tüm muhalefet partilerini de suçlayan bir konuşma yaptı grupta veya bizim bu Hükûmetin bu millet adına, Türk milleti adına yaptıklarını yerinde görüp işte bu kürsülerde teşekkür etmek için davetlere icabet etmemizi de, maalesef, üzülerek ifade ediyorum, Sayın Başbakan başımıza kaktı. Dolayısıyla, bu çelişkiyi de halletmeniz gerektiğini ifade etmek istiyorum. Evet, Türk milleti adına milletten aldığınız yetkiyle kamu kaynaklarını, kamu gücünü kullanarak bu millete hizmet etmeye çalışıyorsunuz. Bunun övünülecek bir tarafı yok, görevinizi yapıyorsunuz. Biz de, sizin bu yönde yaptığınız görevi, doğru yaptığınız görevi burada tespit edip teşekkür etmeyi ihmal etmiyoruz ama her defasında muhalefeti “Bugüne kadar hiçbir şey yapmadınız, hiç yanlışı gösterip doğruyu söylemiyorsunuz.” diye en üst düzeyde suçlamaya kalkarsanız -zannediyorum- buradaki işbirliğini, uzlaşmayı veya işte hoşgörüyü sizler dinamitlemiş olursunuz. Bu çelişkiyi de dikkatinize sunmak istiyorum.
Benim konum TİKA. TİKA’yı çok önemsiyorum. TİKA’nın faaliyetlerinin büyütülmesini -hiçbir maliyet hesabı yapılmadan nerede bir Türk varsa- Türk dünyasıyla sınırlamayı gerekli görüyoruz veya oraya yoğunlaşmasını talep ediyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti devleti nerede bir Türk varsa o Türk’ün, kendini Türkiye Cumhuriyeti’ne mensup gören, mensubiyet duyan herkesin sorunlarına çözüm üretmek noktasında bir gayretin içerisinde olmasını, bir anlayışın içerisinde olmasını da gerekli görüyoruz. Bu anlamda TİKA’nın özellikle Suriye’de yaptığı çalışmaları -ilgi alanım olduğum için, Dostluk Grubu Başkanı olduğum için- takdirle ve teşekkürle karşılıyorum.
Hızlı hareket edilmesinin önemini vurgulamak istiyorum çünkü TİKA, atamalarımızdan bize miras kalan ama bugünün dünyasında artık Türkiye’de bulunmayan tarihî eserlerimizin, bize ait eserlerin restorasyonunda, imar edilmesinde, korunmasında çok önemli görev üstlenmektedir. Bu görevi yaparken birtakım imkân ve imkânsızlıklardan hareket etmeden gereken destek verilerek bu hizmetin bir an önce yapılması da temin edilmelidir. Bu anlamda TİKA’nın Orta Doğu bölgesindeki milletimize ait emanetlerin korunması ve geliştirilmesi yönündeki gayretlerinin daha da desteklenmesi gerektiğini, daha çok bütçeler ayrılması gerektiğini bir defa daha ifade ediyor, Hükûmetin bu noktada TİKA’ya destek vermesini, bütçeyle veya diğer kaynaklarla destek vermesini tekrar hatırlatmak istiyorum.
TİKA kapsamında bir başka hizmeti daha gündeme getirmek lazım. Biliyorsunuz, bu Hükûmetten önceki hükûmetler zamanında alınan bir kararla, Türk dünyası, Türk ve akraba topluluklarından öğrenci getirilmesi programı kapsamında zannediyorum bugüne kadar Türkiye’ye gelen 50 binin üzerinde öğrenci oldu. Bunlar Türk dünyasının her bölgesinden gelen öğrenciler. Bunları Türkiye Cumhuriyeti devleti Türkiye’de okutuyor, meslek sahibi yapıyor, tekrar kendi bölgelerine gönderiyor, oradaki halka, o ülkeye hizmet etmelerini temin ediyor. Bu, bugüne kadar eksiğiyle fazlasıyla devam etti ama böyle devam etmemesi gerekiyor. Bu bir kurumun çatısı altında koordine edilmeli, bir başkanlık, mümkünse işte ısrarla söylediğimiz dış Türkler bakanlığı veya Türk dünyası bakanlığı anlamında koordine edilmesi ve bir elden yönetilmesi çok gerekli bir husus. Bu yönde Sayın Devlet Bakanının bir çalışması olduğunu biliyorum.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, bu yönde işte Türk dünyası başkanlığı kurumu kurulsun, bu kurum adı altında hem bu öğrencilerin sorunları, bu öğrencilerin eğitimleri daha iyi takip edilsin, ülkelerine döndüklerinde hizmetleri daha iyi takip edilsin hem de işte Türkiye dışındaki Türklerle ilişkilerin de bu başkanlık altında koordine edilmesini gerekli görerek bir kanun teklifini biz de hazırladık, Meclis Başkanlığına sunduk. İnanıyorum ki TİKA’nın da katılacağı bu başkanlık, Türk dünyasıyla ilgili, dış politikamızın dışında Türk dünyasıyla ilgili ilişkileri geliştirmekte, daha yoğun ilişkiler kurmakta çok etkili ve katkılı olacaktır diye düşünüyorum.
Tekrar ediyorum, TİKA’nın çalışmalarına destek verilmesi gerekir. Bu desteğin daha fazla verilmesi için –bütçe dönemindeyiz- Hükûmetin dikkatine sunuyorum.
TİKA’nın çalışmalarına ve buna katkı verenlere de teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 1 Aralık 2009