İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 56. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Usul hakkında

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 56. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Şubat 2010 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 3 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: USUL HAKKINDA); konuşma 968 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Usul hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-02-03-usul-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Çok teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Bu toplantıda Sayın Meclis Başkanlığının yapmış olduğu Danışma Kurulu toplantısına katıldığım için, Sayın Okay’ın anlattıklarına şahit olduğum için söz aldım. Gerçekten Meclis Başkanımızın daveti saat 13.30 içindi ve ekinde de üç grubun Danışma Kurulu önerisi vardı, talebi vardı. Tabii, biraz geç gelindiği için, biraz da geç başlamış olmasına rağmen, Meclis Başkanı İç Tüzük’ün amir hükümlerine bağlı kalarak “Bir Danışma Kurulu önerisi çıkmayacağı için toplantıyı yapmamızın bir gereği yok, herkes önerisini Divana versin ve İç Tüzük gereğince işleme alınsın.” dedi, biz meseleyi noktaladık. Ondan sonra mikrofonları kapattık, sohbet etmeye başladık. Dün yaşanan hadiseleri, Sayın Meclis Başkanı konuyla ilgili üzüntüsünü ifade etti. Bizler de, Sayın Cumhuriyet Halk Partisi görevlisi, Sayın Barış ve Demokrasi Partisi görevlisi, Grup Başkan Vekili, görevlisi ve ben sohbet ettik. Zannediyorum on dakika kala yani saat 14.00’e on dakika kala Sayın Canikli geldi. Tabii geldiğinde AKP’nin grup önerisi talebini de getirdi. Meclis Başkanı zannediyorum bürokrasinin de talebiyle işleme koydu. İşleme koyamaz aslında çünkü onunla ilgili bir toplantı daveti yok, ona dayalı bir toplantı düzenlenmedi.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Tutanak kapandı.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Tutanağı da kapanmış, arkadaşlar almışlar.

Biliyorsunuz, Meclis açıldıktan sonra da burada yapılan bu türlü müracaatlar işleme konulmadı, bununla ilgili birçok örnek de geçmişte yaşandı.

Danışma Kurulu talepleri Meclis Başkanlığına ulaştıktan sonra, Meclis Başkanı uygun gördüğü bir saatte talep sahiplerini veya tüm grupları toplantıya çağırarak, Meclisin gündemini belirleyen kararı alıyor. Uzlaşma olursa Danışma Kurulu kararı, olmazsa grup önerisi olarak Genel Kurula sunuyor. Bu, İç Tüzük’ün amir hükmü.

Değerli arkadaşlar, dolayısıyla Sayın Başkanın bu öneriyi işleme alması İç Tüzük’e uygun olmamıştır, alınmaması gerekir. Ancak, bu vesileyle de bir şeyi söylemem gerekiyor: Her defasında söylüyoruz, biz hukuk kuran bir kurumuz, bir müesseseyiz, işimiz bu. Kendi hukukumuza uymazsak bu tutarsızlık bizim saygınlığımızı bitirir. Burada hemen her gün İç Tüzük ihlali konuşuluyor, tartışılıyor, buna mecbur değiliz. Burada okuduğumuzu çok açık, net anlıyoruz. Tabii, benim yadırgadığım husus da şu: Sayın Canikli’nin, AKP Grubunun bugün getirdiği önergede çok acil bir durum yok. Yani bunlar, önümüzdeki haftadan başlayarak Meclisin çalışma saatlerini yeniden düzenleyen ve bir kanunu da öne alan bir grup önerisi, çok da aciliyeti yok, yani bugün kaybedilmiş bir şey yok; bu yarın da getirilmiş olsa yine maksat hasıl olur. Her defasında söylediğim gibi, bir kasıt aramıyorum ama özensizlik, yani hukuksuzluk da demek uygun düşmüyor ama özensizlik had safhada.

Değerli arkadaşlar, devletleri büyük kılan, kurumları büyük kılan süreklilikleridir, gelenekleridir, teamülleridir, kurallarına uyma kararlılıkları, ısrarlarıdır. Kuralsızlık hayatı zindana çevirir, kaosa dönüştürür, anarşi dediğimiz hadise odur. Kendi elimizle Anayasa niteliğinde düzenlediğimiz İç Tüzük’te çok açık amir hükümler var. Bunları özellikle grup başkan vekillerinin çok iyi bilmesi gerekir, geçmiş uygulamalarıyla iyi bilmesi gerekir. Ben grup başkan vekillerinin İç Tüzük’ü gayet iyi bildiklerine de inanıyorum, görüyorum ama bu özensizlik, maalesef, Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzurunu kaçıran bir sonuç getirdi.

Şimdi milletin huzurunda size soruyorum: Saat şu anda altıyı geçti, dört saatten bu yana hâlâ Meclis gündemine geçemedik. Siz yapıyorsunuz, biz yapıyoruz, bu Meclisi çalıştırmak sorumluluğu iktidar partisinin. Uzlaşarak, anlaşarak gündemimizi belirlesek daha verimli, daha etkili çalışma imkânı yok mu? Niye bunu denemiyorsunuz? Her defasında… Şimdi, bir aylık gündem belirleniyor, birazdan eğer kabul edilirse -ki edilmemesi gerekir- grup önerisini tartışacağız. Bir aylık gündem belirliyor AKP Grubu. Nedir belirlediği: Saat 13.00 ile 20.00 arasında çalışma. Şimdi hangi saatler arasında çalışıyoruz: 14.00 ile 20.00 arasında çalışıyoruz. Biz daha önce de teklif ettik. Ülkenin, milletin gündemindeki konuların hukuki çözümü için burada kanun çıkarmak gerekiyorsa, gelin saat 10.00’da başlayalım. Biz, buraya çalışmaya geldik ama gelin buna birlikte karar verelim. Bir karar verelim, sonuna kadar da beraber gidelim, engeli yok bunun. Ama ben daha önce de bir vesileyle ifade etmiştim, üzülerek ifade ediyorum, bu getirdiğiniz öneriye de bizatihi kendiniz uyamayacaksınız çünkü her defasında, her getirdiğiniz grup önerisini bir önceki grup önerinizi değiştirmek üzere getiriyorsunuz. Değerli arkadaşlar, yazboz tahtasına dönüştürdünüz. Bu doğru değil. Yani bu, Meclise de yakışmıyor, size de yakışmıyor, hepimize de reva değil. Şunu akıllı uslu otursak çalışma saatlerimizi belirlesek, efendim, kanunların önceliklerini belirlesek iki yüze yakın kanun bekliyor otursak görevimizi bilsek, işimizi bilsek, hazırlık yapsak, katkı vermek anlamında dersimize çalışsak olmaz mı? Ama her defasında yine bir tartışma, yine bir hukuk ihlali, iç hukuk ihlali ve biz… Millet usandı bu konuşmaları dinlemekten değerli arkadaşlar. O sebeple, yani bir musibet bin nasihatten evladır diye bir atasözü var, bunlardan artık ders çıkarmamız gerekiyor. Bakın, Milliyetçi Hareket Partisi olarak söylüyoruz, bu Meclise gelmeden, yemin etmeden, Sayın Genel Başkanımızın seçim sonuçları belli olur olmaz teşkilata gönderdiği, millete ifade ettiği bir beyanı var: Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, milletin takdiri doğrultusunda muhalefet görevimizi şu dört umdede yapacağımızı ilan ettik ve buna sonuna kadar da bağlı kalıyoruz, bağlı kalacağımızı da yine ifade ediyorum. Uzlaşmadan yana olacağız, diyaloğa açık olacağız, hoşgörülü olacağız. Sorun üreten değil, sorunun çözümüne katkı veren bir muhalefet anlayışı ortaya koyacağımızı ilk günden ilan ettik, bunun gereğini de birçok defasında yaptık, hem de çok kritik noktalarda yaptık; Anayasa değişikliğinde yaptık, Mecliste ve komisyonlarda kanun tasarılarının görüşülmesinde yaptık. Ama her defasında Milliyetçi Hareket Partisinin bu iyi niyetinin istismar edilmesi de hak değil, böyle bir hakkınız yok; bu, bana göre milletin iradesine de saygısızlık oluyor.

Temel kanunlar bekliyor, acil kanunlar bekliyor, biz dört saattir başka şey konuşuyoruz; bunun sorumlusu sizsiniz arkadaşlar. Ben her defasında söylüyorum: Millet, iradesini size emanet etmiş, milletin iradesiyle Türkiye’yi yönetmek durumundasınız. Türkiye Büyük Millet Meclisini yönetemedikten sonra Türkiye’yi yönettiğiniz noktasındaki iddianıza kim inanır Allah aşkına? Bu sebeple söylüyorum: Her defasında uzlaşma olmadığı takdirde, AKP Grubundan bize ulaşan bir uzlaşma, samimi bir uzlaşma talebi zemini olmadığı sürece biz bu Meclisin gündemine ülkenin, toplumun sorunlarını araştırma önergesi mahiyetinde denetim görevi gereği her gün getireceğiz. Bugün getirdiğimiz konu önemli, öğretmenler. 300 bin, hatta çok daha fazla öğretmen bugün kendi sorunlarına buradan çözüm bekliyor. Dolayısıyla, eğer burada bir uzlaşma zemini oluşmayacaksa, bunu siz oluşturamayacaksınız, bu noktada samimi, kalıcı bir iş birliği geliştiremeyecekseniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 3 Şubat 2010

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook