İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mart 2010 · 587 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 587 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten toplumun çok büyük bir kısmını ilgilendiren çok önemli bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Yeterince komisyonlarda tartışıldı mı? Bundan çok emin değilim çünkü burada yapılan konuşmalarda bu konuda bir mutabakatın temin edilmediği ortaya çıkmaktadır.

Bakınız, öncelikle bir hususu ifade etmek istiyorum, AKP Grubuna veya Sayın Bakana ifade etmek istiyorum. Bu kanun, bir temel kanun olarak 2 bölüm hâlinde ve 20 madde hâlinde görüşülüyor. Hâlbuki bu kanun, değerli grup başkan vekilleri, Sayın Bakan, bakın, bu kanun, 125 fıkra, 77 bentten oluşan 202 fıkralık bir kanun. Bu 202 birbirinden farklı hususu 20 maddede nasıl topluyorsunuz? Bunu da 2 bölüm hâlinde nasıl müzakere ediyorsunuz? Bunun adına müzakere mi denir? Bir ortak payda nasıl oluşturacaksınız Sayın Komisyon Başkanı?

Bu kanun, 202 fıkradan oluşuyor; 125’i fıkra ve bu fıkralara ait 77 tane bent. Eğer böyle bir farklılık olmasa bu kadar ayrıştırmazdınız. Bu kadar ayrışan bir konuyu 20 maddede, 2 bölümde nasıl görüşüyorsunuz? Bunun adına nasıl “müzakere” diyorsunuz? Bununla nasıl birleşim yapıyorsunuz ve nasıl toplumun faydasına bir sonuç hasıl edeceğinizi ümit ediyorsunuz? Öncelikle yasama kalitesi açısından bunu şiddetle tenkit ediyorum. Bunu her defasında da yapıyorsunuz. Bu, doğru değil. Bir torba kanun usulünüz, bir de böyle, yani yönetmelik çıkartır gibi kanun çıkartmanız hiçbir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinin kalitesine yakışmamaktadır. Hükûmetin dikkatine, Sayın Bakanın, sayın grup başkan vekillerinin dikkatine sunuyorum ve milletime sizi şikâyet ediyorum.

Değerli milletvekilleri, bakınız, bu kanun, üreticileri ilgilendiriyor, tüccarları ilgilendiriyor, komisyoncuları, perakendecileri, dış satımcı, dış alımcıları, belediyeleri, maliyeyi, nakliyecileri, ambarları, soğuk hava depolarını ve her şeyden önemlisi tüketicileri ilgilendiriyor. Bu kadar çok… Yani bir anlamda toplumun tamamını ilgilendiren bu konuda, bu usulle nasıl bir optimum nokta buluyorsunuz, ortak faydayı temin etmeyi umuyorsunuz, gerçekten bunu, burada ifade etmeniz lazım, yoksa bunun adı milleti aldatmak olur, milletin aklıyla alay etmek olur.

Bir diğer husus: Dün Sayın Bakanı dikkatlice dinledik, sorulara verdikleri cevapta. Ben Sayın Bakanın iyi niyetini sorgulamıyorum ama Sayın Bakan diyor ki: “Yeni bir sistem kuruyoruz.” Ben hemen soruyorum: Yeni kurduğunuz bu sistemde hangi hususu merkeze alıyorsunuz? Üreticiyi mi? Demin saydığım diğer faktörlerin hangisini merkeze alıyorsunuz? Üreticilere göre, üretime göre mi yeni bir sistem kuruyorsunuz, yoksa neye göre bir sistem kuruyorsunuz, bunu gerçekten anlatmanız lazım Sayın Bakan.

Bir sistem kuruluyorsa, bu sistemde önceliklerinizi belirlemeniz lazım. Burada önceliğiniz ne? Üretici mi, tüketici mi, yoksa aradaki diğer unsurlar mı? Bu nokta çok az…

Ayrıca, şu husustan da vazgeçmek lazım: Bu konuda bir müzakere yapıyoruz. Bu müzakereyi yaparken Sayın Komisyonun ve Sayın Bakanın meşgul edilmesini de hiç doğru bulmuyoruz arkadaşlar. Yani böyle yapacağınıza, o zaman kanunları bir yerde getiriniz, bir yerde onaylatınız ve ilgili yerlere tebliğ ediniz. Eğer müzakere yapacaksak, bu müzakereye katılımı seviyeli yapmak veya gerçekten samimiyetle yapmak gerekir. Burada bir şey konuşuyoruz, Bakan meşgul, Komisyon Başkanı meşgul, zaten sıralarda milleti 3 kişi dinliyor, perişan bir durum.

Şimdi, Sayın Bakan, tekrar soruyorum: Yani bu konuda kurduğunuz bu yeni sistemde, siz üreticiyi mi, üretimi mi destekliyorsunuz, merkeze alıyorsunuz? Kimi merkeze alıyorsunuz? Eğer üretimi ve üreticiyi merkeze alıyorsanız bu yaptığınız kanun yanlış, çünkü bu kanunla, bu kanunu uygulamak için kuracağınız kurumlar, şimdi, belediyelere, hal yönetimlerine büyük bir külfet yüklüyorsunuz.

Dün söylediğiniz söz: “Efendim, kendi kaynaklarıyla gerçekleştirecekler, gerekirse finansman desteği vereceğiz.” Nasıl yapacaksınız? Bugün hallerin içerisinde bulunduğu durum ortada. Ürün künyesi sistemi getiriyorsunuz. Bu ürün künyesini belirleyecek altyapıyı hallerin kurmasını beklerseniz mümkün değil.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, bu kanun bence yeni bir kaosa sebep olacak, yeni bir kargaşaya sebep olacak. 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin uygulamalarını arar duruma geleceğiz. Üreticisiyle, tüketicisiyle ve tüm aradaki unsurlarla yeni bir sistem kuralım derken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 10 Mart 2010

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook