İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 72. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 72. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Mart 2010 · 483 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 11 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 483 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-03-11-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Dört yıl değil Sayın Bakan, üç yıl.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli)Üç artı bir.

BAŞKANBuyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Gerçekten önemli, toplumun çok büyük bir kesimini ilgilendiren bir kanun tasarısının görüşmelerinin sonuna geldiğimiz için bir genel değerlendirme yapmak arzusuyla söz aldım.

Tabii, önergemizle ilgili Sayın Bakanla, daha önce soru da sorarak bu konuyla ilgili görüşmelerimiz oldu. Gerekçesi tutarlı olabilir. Yani “Seçilmiş belediyeler kendi süreleri içerisinde bu konuyu tamamlasınlar, bir sonraki döneme bırakmasınlar, böylelikle bu kanun tasarısıyla amaçlanan, hedeflenen husus gerçekleşsin gerekçesiyle, üç artı bir şeklinde, dört yıl içerisinde bunların tamamlanması yeterlidir.” deniliyor.

Ben bu arada şunu da ifade ediyorum: Değerli milletvekilleri, bu kanun, gerçekten toplumun üreticiden tüketiciye kadar birçok kesimini çok yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme. Sayın Bakanın ifadesiyle “Yeni bir sistem kuruyoruz.” “Yeni bir sistem kuruyoruz.” dedi. Toplumun büyük kesiminin önemli bir meselesine yeni bir sistem, hukuki sistem kuruluyor. Bu sistem kurulurken mutlaka eksiklikler olacaktır, zamanla tamamlanacaktır. Birtakım aksamaların olması ihtimali kabul edilebilir ama endişemiz odur ki alışılmış bir sistemden, işleyen bir sistemden, birçok öngörülemeyen soruları içinde barındıran, eksiklikleri de barındıran yeni bir düzenleme yapıyoruz. İşleyen bir sistemi bir kaos ortamına iteceğimiz endişesini burada tekrar ifade ediyorum.

Çünkü değerli milletvekilleri, ben başta sordum, kurulan bu sistemin merkezine üreticiyi koyuyor musunuz, koymuyor musunuz diye. Böyle bir amaç yok. Öyle bir amaç olmasa bile bu sistemin başlangıç noktası üreticiler, çiftçiler. Çiftçi üretecek ki diğer aradaki kademeler görev ifa edebilsinler. Sizler de kabul edersiniz ki çiftçinin her devirde çok sorunu olmuştur, çok derdi olmuştur. Çiftçinin derdi bitmez ama şu dönemde, gerçekten, görebildiğimiz kadarıyla -ben hafta sonu Trakya’daydım- Trakya’da bile çiftçi büyük sorunlarla boğuşuyor. Kendi ilimden örnek verecek olursam, köy yerlerine icra memurları gider oldu; üretim araçlarını haczediyor, seraları, traktörleri, tarlaları haczediyor. Böyle bir sorun… Borcunu ödeyemiyor çiftçi. Tarım krediye, bankalara sorun. Bir önceki seneye göre kredilerin geri dönüş oranlarında çok ciddi düşüşler var, dönmüyor, ödeyemiyor çiftçi.

Şimdi, bu tasarıda, üreticinin, çiftçinin sorunlarını çözecek veya onu destekleyecek yeni bir husus yok, yeni bir düzenleme yok. Artı, denildiği gibi “Çiftçinin değerlendiremediği yaş sebze ve meyvesinin yüzde 25’ini bu kanun tasarısıyla değerlendireceğiz.” sözü de çok havada kalıyor. Nasıl değerlendireceksiniz? Satamayışının sebeplerini ortadan kaldırmıyorsunuz. Dolayısıyla, bu tasarı, çiftçiye, üreticiye, çok zor şartlarda üretim yapan insanımıza bir şey getirmiyor, yeni bir şey getirmiyor.

İkinci bir husus: Çiftçinin olmazsa olmaz destekçisi hal esnafını, komisyoncuları bana göre çok zor duruma düşürecek bu tasarı. Çünkü çiftçiye karşılıksız destek veren ve ürününün pazarlanmasında sorumluluk yüklenen komisyoncular, sahip oldukları dükkânlarının devrini bir hak olarak görüyorlar, onu bir gelir, bir sermaye olarak değerlendiriyorlar, onun gücüyle çiftçiye destek veriyorlar. Şimdi, burada, Sayın Bakan “Koyduk, vereceğiz, yönetmelikle belirleyeceğiz.” diyor ama devir hakkını ortadan kaldırıyorsunuz. Tahsisi getirdiniz ama Komisyonda -ne hikmetse- kaldırdınız. Böylelikle çiftçinin destekçisi olan hal esnafını da zor duruma düşürmüş oluyorsunuz. Yeni bir belirsizlik, yeni bir imkânsızlık yaratıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 11 Mart 2010

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook