Karayolları genel müdürlüğünün teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ile istanbul milletvekili bayram meral ve 20 milletvekilinin; 5539 sayılı karayolları genel müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:499)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 123. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Haziran 2010 · 513 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 24 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ BAYRAM MERAL VE 20 MİLLETVEKİLİNİN; 5539 SAYILI KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:499)); konuşma 513 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Karayolları genel müdürlüğünün teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı ile istanbul milletvekili bayram meral ve 20 milletvekilinin; 5539 sayılı karayolları genel müdürlüğü kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:499)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-24-karayollari-genel-mudurlugunun-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanunun Altıncı Bölüm ve “Değiştirilen Hükümler” başlığıyla madde 33’te düzenlenen husus ormancılığı ilgilendirmektedir. Dolayısıyla bir orman yüksek mühendisi olarak bu konuda endişelerimi sizlerle paylaşmak üzere söz aldım.
Değerli milletvekilleri, geçende de bir kanun çıkardık madencilikle ilgili, bugün de Karayollarıyla ilgili bir kanun çıkarıyoruz. Her iki kanunda da ormanlarla ilgili çok önemli düzenlemeler yapılıyor. Burada da, bu 33’üncü maddenin işte zannediyorum dört beş tane fıkrasında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ilgili maddelerinde birtakım düzenlemeler yapılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu düzenlemeler doğrudur, yanlıştır, eğridir, bu anlamda söylemiyorum ama bir hassasiyeti dikkatlerinize sunmak istiyorum: Değerli milletvekilleri, 17 Haziran itibarıyla Dünya Çölleşme Günü’nü burada konuştuk. Dünyamızın, bu 21’inci yüzyılın en önemli sorunu bir tehdit, bir güvenlik tehdidi hâline gelen çölleşme, iklim değişiklikleri konusu olduğunu hep beraber, birlikte ifade ettik.
Karbondioksit salımının artması sonrasında iklimler değişti, değişen iklimler doğrultusunda bir yandan çölleşme yaşıyoruz bir yandan da çok hızlı şekilde sel felaketleri yaşıyoruz, ölümler oluyor, mahsul zayiatı oluyor, kuraklık oluyor ve sonuç itibarıyla artık bu konu insanlığın güvenliği açısından, geleceği açısından çok ciddi bir tehdit unsuru olarak ifade edilmeye başlandı, hatta iklim değişiklikleri konusu Birleşmiş Milletler zemininde çöken devletlerle birlikte anılıyor.
Günümüz dünyasında artık “çöken devletler” diye bir olgu yaşanmaktadır. Bazı devletlerin sosyal yapıları çöküyor, ekonomik yapıları çöküyor, yoğun yaşanan göçlerle devletler çöküyor. Tümünün sebebi olarak iklim değişikliklerinin çok etkili olduğu ifade ediliyor.
İklim değişikliklerinin konuşulduğu yerde orman çok temel bir faktördür. Bugün burada almamız gereken en önemli karar -Sayın Orman Genel Müdürümüz de burada- ormanların geliştirilmesidir, büyütülmesidir hatta bir tek ağacımızın kesilmemesi kararıdır. Çünkü geleceğimiz, o ormanların ilahî misyonunu yerine getirilmesiyle mümkündür. Bu karbondioksidi emen, yok sayan, onu absorbe eden yegâne varlık yeşildir, ormandır ve yeşilliktir.
Şimdi bakınız bir suçlama olarak söylemiyorum, bir yanlışlığı dikkatinize sunmak istiyorum, getirilen düzenlemeyle “Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenleme depoları tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları barınağı ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması ve yapılmasında…” Ne kaldı geride arkadaşlar? Sayın Orman Mühendisi Arkadaşım da burada. Ne kaldı? Yani bu ormanlar, devlet malı deniz, ormanlar da herkesin! Ormanlarımızı bu şekilde nasıl koruyacağız?
Değerli dostlar, evet, kamu hizmeti, kamu yararı gözetilerek ormanların insanlar yararına kullanılmasına itirazımız yok ama bu yaklaşımla ormanları koruyamazsınız. Ormanların gelecek nesiller için ortaya koyması, başarıyla yapması gereken fonksiyonunu yerine getiremezsiniz, kuraklık yaşarsınız; sel felaketiyle işte, çölleşen bir dünya ve bir güvenlik tehdidi olarak kuraklık ve sel felaketlerine düçar olursunuz. Bu kadar geniş amaçlar için -demin saydım, bunun dışında hayatta başka bir alan kalmamış- savunmasından tutunuz, spor, eğitim tesisleri dâhil hatta katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesisleri…
Değerli arkadaşlar, yani katı atıkla ilgili, çöple ilgili başka teknik ve sistemler geliştirmek dururken Türkiye’mizde maalesef belediyelerimiz en kolay şekilde bu katı atıkları ormanların çukurlarına, boş alanlarına depolayarak işi çözdüklerini zannediyorlar. Çevre duyarlılığı olan Çevre Komisyonu Başkanı Arkadaşımız da burada. Şimdi, bunu hukuk hâline getirmemiz bence doğru olmamıştır. Doğru olan husus, ormanların korunması, ormanların bu türlü amaçlar için kullanılmasına tedbir alınması gerekirdi…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 24 Haziran 2010