İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 918 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 918 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-30-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun vermiş olduğu Danışma Kurulu grup önerisi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz aldım.
Grup önerisinin konusu, bildiğiniz gibi, İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemiye yaptığı saldırı olayı konusunda bir Meclis araştırma komisyonunun kurulmasını talep etmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak biz de bu önergenin lehinde oy vereceğiz çünkü gerçekten, bu konunun milletin gündeminden düşürülmemesi, Meclisin gündeminden düşürülmemesi, unutturulmaması gerektiği kanaatindeyiz.
Değerli milletvekilleri, konuşan arkadaşlarımız olayı sizlere hatırlattılar. 31 Mayıs 2010 tarihinde, pazartesi günü sabaha karşı İsrail uçakları, Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyreden Türk ve yabancı bandıralı gemilere ağır silahlarla saldırıda bulundu, 9 vatandaşımız hayatını kaybetti, 60 insan da yaralandı.
Aslında dün burada bir başka şeyi de öğrendik Sayın Endonezya Cumhurbaşkanının konuşmasında, ölen Türk vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısının 12 olduğunu söyledi. Buna iktidar partisi grubunun, Hükûmetin bir açıklık getirmesi lazım. Türkiye’den bilgi mi saklanıyor ya da Sayın Cumhurbaşkanı mı yanlış bilgilendirildi? Tutanaklara geçen bu rakam ya düzeltilmeli ya teyit edilmelidir.
Değerli milletvekilleri, olayı doğru tanımlamak lazım. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz ilk günden, Sayın Genel Başkanımız, bu konuda hemen bir basın açıklaması yaparak öncelikle İsrail’i bu insanlık dışı saldırıdan dolayı kınadık. Gerçekten olay, hiçbir şekilde kabul edilemez ve unutturulamaz bir insanlık suçu. Olay, çok doğrudan Türk milletine saldırıdır, Türkiye Cumhuriyeti devletine saldırıdır ve olayın sonunda bana göre bu Parlamento, Meclisimiz, tüm siyasi partiler ve milletimiz, tüm sivil toplum kuruluşları çok uzun zamandan bu yana hasret kaldığımız bir ortak duruş sergileyerek bu olaya karşı çıktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi de birlikte, bir gün sonra bu olayı kınayan -tüm grup başkan vekillerinin imzasıyla- bir kınama kararı da yayınladı.
Değerli milletvekilleri, olayın üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Şimdi burada, sizin huzurunuzda milletimizin hislerine tercüman olarak, onun adına soruyorum: Sayın iktidar partisi sözcüsü, yapılanları anlattı, “Kınadı, kınadı, o kınadı, bu kınadı” diye. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin hukukunu savunmak, korumak sorumlusu olan siyasi iktidarın bu olay karşısında yaptıklarını yeterli buluyor musunuz?
OKTAY VURAL (İzmir)Hayır.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Hukukumuz korundu mu?
OKTAY VURAL (İzmir)Hayır, korunmadı.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Sayın Başbakanın bu olaydan sonra ifadesi var: “Sonuçlarına katlanırlar.” diyor. Hangi sonuca katlandı İsrail, özür diledi mi?
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Kınandı ya Başkanım, yetmez mi, kınanmış işte!
METİN ERGUN (Muğla)İsrail kınandı mı?
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Sayın Başbakan Yardımcısı “Yetti artık, sabrımız taştı.” diyor. Ne yapıldı? Hükûmetin bir kararı var, diyor ki: “Ulusal ve uluslararası yargıya müracaat edilecek.” Edildi mi?
OKTAY VURAL (İzmir)Hayır.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)İsrail özür dilemek mecburiyetinde bırakıldı mı?
OKTAY VURAL (İzmir)Hayır.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Milletim adına soruyorum. Hükûmeti ve iktidar partisi grubunu milletime şikâyet ediyorum.
Değerli milletvekilleri, bu konuyu geçiştiremeyiz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli kırılma noktasındayız. Askerimizin başına çuval geçirilmesi karşısında gösterilen aymazlığı burada gösteremezsiniz. Burada, doğrudan, bir devlet, uluslararası hukuku da çiğneyerek Türkiye Cumhuriyeti devletine saldırmıştır ve Türk milletine saldırmıştır; 9 veya 12 insanımızın hayatına mal olmuştur. Bunu böyle nutukla nasıl geçiştirebiliriz? Bunu böyle iç politika malzemesi yaparak nasıl geçiştirebilirsiniz? Buna hakkınız var mı? Yapılanlardan tatmin olduğunuza, yeterli olduğuna inanıyor musunuz? Bunu milletimize anlatabilir misiniz?
Tekrar ediyorum: Bu ülkenin savunulmasından, bu devletin hukukunun korunmasından, insanımızın can güvenliğinden milletimiz adına sorumlu olan siyasi iktidar olarak, Hükûmet olarak Türkiye’ye karşı yapılmış bu saldırı karşısında bu yaptıklarınızı yeterli bulabilir misiniz?
OKTAY VURAL (İzmir)Sükût ikrardan gelir.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Değerli arkadaşlar, bakın ilk günden şunu söylemişim, ben konuşmuşum yine burada: “Bugün acımız var.” demişiz ayın 1’inde, olayın hemen aynı gününde. “Bu acının üzerinden Hükûmete yüklenmeyi çok gerekli görmüyoruz ama gerçekten cevabı verilmesi gereken sorular var, bu cevapları lütfen millete veriniz.” dedik. Ne yaptınız arkadaşlar? Bugün bir siyasi partimiz diyor ki: Bu olayla ilgili –Hükûmeti sorgulamıyoruz- milletimizin ve devletimizin hukukunu korumak adına bir araştırma komisyonu kuralım Meclis olarak ve bu konuyu süreklilik kazanacak şekilde sahiplenelim. Ümit ederim ki bunu bir gündem oyalaması olarak algılamazsınız ve bu komisyonun kurulmasına, sembolik de olsa bu komisyonun kurulmasına kendi şahsi vicdanlarınızın gereği oy verir ve böyle bir komisyon kurup dünyaya ilan ederiz, deriz ki: Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, millet olarak ve Parlamento olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak biz bu olayda bir emrivakiyi kabul etmeyiz.
Değerli arkadaşlar, her şeyden önce, temsil ettiğimiz milletin gücüne inanmamız lazım, bu devletin gücüne inanmamız lazım. Bu devlete, böyle, hiçbir hukuki dayanağı olmadan saldırabilmeye kimsenin cesareti olmamalı. Bu saldırılar da cevapsız kalmamalı ama bunu bu millet adına siyasi iktidar öncülüğünde yapmalıyız. Bunu geçiştiremezsiniz değerli arkadaşlar. Tekrar ediyorum: Olay vahim. Olay -cumhuriyet tarihinin en önemli- devletimize karşı bir devlet tarafından uluslararası hukuk çiğnenerek dünyanın gözü önünde yapılmış bir saldırıdır. Bundan daha önemli bir mesele var mı? Ama bir ay geçti, bu bir ay içerisinde, zannediyorum çok sayıda da soru önergesi verilmiş olmasına rağmen, Hükûmetten nutuktan başka bir şey duymuyoruz değerli arkadaşlar.
Uluslararası bir komisyon kurulması istendi, kurdurulabildi mi? Önemli sonuç bu. İsrail’in özür dilemesi istendi -bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Hükûmetin talepleri- sağlanabildi mi? Sağlanamıyorsa, gelin, Parlamento olarak bu meseleyi sahiplenelim, Hükûmetin de arkasında duralım ama milletimizin ve devletimizin hukukunun çiğnenmesine bu sıralarda oturarak göz yumamayız, buna hakkımız yok değerli arkadaşlar. Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu bu grup önerisi çok isabetli olmuştur.
OKTAY VURAL (İzmir)Bizim de var bir araştırma önergemiz.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Bizim de bir araştırma komisyonu kurulsun anlamında önergemiz var. Eğer bu duyarsızlığı gösterirseniz her gün Meclisin açılışında bu konuyu konuşmaya mecbur kalırız, her gün bu grup önerisini sürekli getiririz buraya ve iktidar partisi olarak ayıbınız olur. Gelin, birlikte, tenkit için söylemiyorum…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 30 Haziran 2010